TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, 2 Haziran Pazar günü Küçükçekmece'de çöken bina ile ilgili yazılı açıklama yaptı. Çöken binanın, belediyenin arşivinde "bodrum, zemin ve 2 normal kat" şeklinde kaydı olduğuna işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

Bolu'da 22 işçi gıda zehirlenmesi şüphesiyle tedavi altına alındı Bolu'da 22 işçi gıda zehirlenmesi şüphesiyle tedavi altına alındı

"Ancak Belediye Başkanının da ifadesi ile sonradan üzerine 2 kat ilave edilen bina, kendi ağırlığını taşıyamayarak olduğu yere çökmüştür. Bina, 1999 yılı öncesi projelendirilmiş ve Bakırköy Belediyesi döneminde işlem görmüştür. Binanın oturduğu zemin; Bakırköy Formasyonunun (killi kireçtaşı) yüzeylediği, altında Güngören Formasyonunun (kil) devam ettiği, jeofizik ölçümler sonucu 30 metrede ortalama kayma dalga hızının 250 m/sn olduğu ve 2018 yılında yayınlanan Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği’ne göre ZD-ZF sınıfı zeminleri ifade ettiği söylenebilir. Bu zemin sınıfı, orta sıkı kum, çakıl ve katı kil tabakalarını temsil etmektedir."

"Yerel yönetimlerde kontrol mekanizması kurulamadı"

Binaya ait zemin etüt raporunun olup olmadığı hakkında yetkili kurum ve kişiler tarafından bilgi verilmediği vurgulanan açıklamada, şöyle devam edildi:

"Projesinde zemin etüdü olsa dahi zeminin taşıma gücü ile yapının yükünün kıyaslandığı ve önerilerin getirildiği bir durumda, yapıya getirilen ilave kaçak kat ve buna bağlı yükler nedeniyle yine depremsiz durumda böyle bir olay yaşamak muhtemeldir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinesinde bulunan İstanbul Hasar Tespit ve Enkaz Kaldırma Çalışma Grubu olay gerçekleştikten sonra saha incelemelerinde bulunmuş ve yan parseldeki binanın da riskli olduğu gerekçesiyle yıkımı yapılmış, sonrasında iki binanın enkaz kaldırma işlemleri tamamlanmıştır.

Deprem dahi olmadan binalarımızın olduğu yere çökmesi ülkemiz için bir utanç vesikasıdır. Yapı Denetim sistemi hiçbir zaman işlevini görememiş, yerel yönetimlerde kontrol mekanizması kurulamamıştır. Bir binanın depremde ayakta kalabilmesi için binada kullanılan malzemelerin, taşıyıcı sistemlerin düzeninin ve binanın üzerine oturduğu zeminin özelliklerinin bilinmesi depremzemin-yapı etkileşiminin ortaya konulması ve inşaat faaliyetleri süresince denetlenmesi gerekmektedir. Ülkemizde zemin etütlerinin denetimini sağlayacak Jeofizik Mühendisleri istihdam sorunu yaşarken göz göre göre depremlerde ve depremsiz durumda binalarımızın yıkılması bizlerin içini acıtmaktadır.

İstanbul’da 39 İlçe bulunmakta ve 39 İlçe belediyesinin büyük kısmında zemin etütlerinde yapılan jeofizik çalışmaları denetleyecek jeofizik mühendisi bulunmamaktadır. Yapı denetim şirketleri jeofizik mühendislerini bünyesinde bulundurmamakta ve bu nedenle bir denetim boşluğu oluşmaktadır. Bu kadar denetimsizlik üst üste gelince bu tür yıkımlar kaçınılmazdır. Yeni yapılan yapılarda olduğu gibi mevcut bulunan her yapıya kimlik verilmeli, tüm projeleri ve proje müelliflerine ait bilgiler burada yer almalıdır."

"İncelenen 29 bin 700 binadan 318'inin deprem olmasına gerek olmadan durduğu yerde çökebileceğini belirtmiştir"

Açıklamada, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) önceki dönem Genel Sekreter Yardımcısı Buğra Gökce’nin 6 Şubat depremleri sonrası basına, "İBB’nin Temmuz 2019 tarihinden 2022 yılı sonuna kadar 107 bin binaya inceleme için gittiğini, bunların sadece 29 bin 700’üne girilip inceleme yapılabildiğini, incelenen binalardan 318 binanın ise deprem olmasına gerek olmadan durduğu yerde çökebileceğini belirttiği" yer aldı.