Türk siyasetinde son dönemin en dikkat çeken başlıklarından biri milletvekili transferleri oldu.
2023 seçimlerinden bu yana İYİ Parti, Gelecek Partisi, Yeniden Refah Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) ve Cumhuriyet Halk Partisinden (CHP) seçilen bazı isimler AK Parti saflarına katıldı.
Ancak bu tabloda Saadet Partisi dikkat çekici bir istisna oluşturdu.
14 Mayıs 2023 seçimlerine Saadet Partisi, 10 milletvekilini TBMM’ye taşıdı. Ankara’dan Mesut Doğan, Antalya’dan Şerafettin Kılıç, Bursa’dan Mehmet Atmaca, Hatay’dan Necmettin Çalışkan, İstanbul’dan Birol Aydın, Mustafa Kaya ve Bülent Kaya, Kocaeli’den Hasan Bitmez, Samsun’dan Mehmet Karaman ve Kayseri’den Mahmut Arıkan milletvekili seçildi.
Bu isimlerin içerisinden verilen tek kayıp 12 Aralık 2023’de TBMM Genel Kurulu'nda 2024'ün bütçe görüşmeleri sırasında iktidarın Gazze'de soykırım sürerken işgalci İsrail ile devam eden ticaretine ilişkin konuşma yaptıktan sonra fenalaşan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Saadet Partisi Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez oldu.
Saadet Partisi Genel Başkanı siyasette yaşanan milletvekili transferlerine ilişkin açıklama yaptı.
Arıkan, ODA TV’den Oğuz Ok’a açıklamalarda bulundu.
Arıkan, Saadet Partisi’nin milletvekilleri açısından bir “kariyer basamağı” olmadığını belirterek şunları söyledi:
“Saadet Partisi bir konjonktür partisi, bir ikbal kapısı değil; yarım asrı aşan bir dava hareketidir. Bizim milletvekillerimiz parlamentoya bir ‘kariyer basamağı’ olarak bakmazlar. Milletimize verilen söz, taşınan vebal ve bir sorumluluk bilinci söz konusudur.”
“Saadet’in içinden ancak Azrail adam alabildi” sözünü de değerlendiren Arıkan, hayatını kaybeden Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez’i hatırlattı:
“Bu tespitteki hakikat şudur: Biliyorsunuz, rahmetli milletvekilimiz Hasan Bitmez son nefesini verirken dahi kürsüde inandığı hakikati ifade ediyordu. Nitekim sonrasında yaşanan gelişmeler, ortaya çıkan gerçekler, son nefesinde söylediği tespitlerin ne kadar isabetli olduğunu ortaya koydu.”
Arıkan’a göre Saadet Partisi milletvekillerini bir arada tutan temel unsur, siyasi gelecek hesabından çok ortak bir siyasal gelenek.
“Bizim arkadaşlarımızı, vekillerimizi bir arada tutan şey siyasi hesaplar değil; ilkesel bir duruş, ahlaki bir bağ ve Milli Görüş sözüdür” diyen Arıkan, milletvekili transferlerinin siyaset kurumuna verdiği zarara da dikkat çekti.
Arıkan, “Yaşanan transfer hareketlilikleri toplum nezdinde siyaset kurumuna olan güveni ortadan kaldırıyor. Fikrin ve ideolojinin yerini kişisel ikbal kaygılarının aldığına ilişkin kanaati yaygınlaştırıyor. Maalesef bu transferler nedeniyle siyaset kurumu yıpranıyor. Siyasete ve siyasetçilere güven belki de tarihte hiç olmadığı kadar azalmış durumda” ifadelerini kullandı.
Saadet kadrolarının siyasi konjonktüre göre hareket etmeyeceğini savunan Arıkan, “Saadet Partisi kadroları, şahsi ikbalini iktidarın veya konjonktürün sunduğu imkânlarla takas etmeyecek kadar köklü bir siyasi birikime ve sorumluluk duygusuna sahiptir” dedi.
Arıkan’a, Saadet Partili milletvekillerine bugüne kadar AK Parti'den doğrudan ya da dolaylı transfer teklifi gelip gelmediği de soruldu.
Arıkan belirli bir milletvekiline yapılmış somut bir teklifi açıklamadı ancak iktidar cephesinden çeşitli kanallarla mesajlar iletildiğini söyledi:
“Bugün Türkiye siyasetinde iktidar bloğunun Meclis aritmetiğini korumak ve muhalefeti zayıflatmak için her türlü imkânı seferber ettiği bir sır değil. İktidar cephesinden doğrudan veya dolaylı yollarla, aracı isimler yahut siyasi temaslar üzerinden mesajların iletilmesi siyasetin maalesef rutin bir parçası hâline getirildi.”
Arıkan, iktidarın yalnızca milletvekili değil, belediye başkanı transferleri üzerinden de siyasi güç görüntüsü vermeye çalıştığını savundu:
“İktidar gerek belediye gerekse vekil transferleriyle kendisini güçlü ve hâlâ cazibe merkezi olarak göstermeye çalışıyor. Bu durum aslında iktidarı güçlendirmiyor ama siyaset kurumunu gerçekten zayıflatıyor, yıpratıyor. Oysa önemli olan vekil sayısını artırmak değil, milletin gönlündeki yerinizi sağlamlaştırmaktır.”