Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Sivas’ta iş insanları, sivil toplum kuruluşları ve basın mensupları ile bir araya geldi.
“YIKMAKTAN DEĞİL, ONARMAKTAN BAHSEDİYORUZ”
Partisinin temel yaklaşımını “onarıcı siyaset ve onarıcı devlet” anlayışı olarak tanımlayan Arıkan, siyaset kurumuna yönelik sarsılan güveni onarmak istediklerini belirtti. Arıkan, “Biz onarmaktan bahsediyoruz; yıkmaktan, dökmekten bahsetmiyoruz. Dilimizi olumlu manada inşa ederek toplumun siyasete olan azalmış güvenini de yukarılara çıkartmaya gayret gösteriyoruz” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE'DE SİYASET KÂR ANLAYIŞI HALİNE GELDİ”
Neden "onarıcı siyaset" kavramını tercih ettiklerini açıklayan Arıkan, Türk siyasetindeki mevcut duruma yönelik sert eleştirilerde bulundu. Siyasetin ticari bir alana dönüştüğünü savunan Arıkan, şu ifadeleri kaydetti:
"Türkiye'de siyaset kâr anlayışı hâline geldi. Bazı simsarlar var; A partisine gidiyor, orada bir şey görmüyor B partisine gidiyor. Orada onu görmüyor C partisine giriyor. Bu anlayışı Türkiye'de ortadan kaldırabilecek bir anlayışı inşa etmek istiyoruz."
Ahlaklı bir siyaset zemini oluşturmak için gayret göstereceklerini vurgulayan Saadet Partisi lideri, iktidara geldiklerinde söylem değiştirmeyeceklerinin garantisini vererek, “Bana da çok söyleniyor: ‘Ya Başkan, güzel güzel anlatıyorsun muhalefetteyken, iktidara gelince bunların hepsini unutuyorlar’ diyor. İlkeler sadece iktidara gelene kadar anlatılacak şeyler değildir. İlkeler anlatmaktan ziyade iktidara geldiğinde uygulanması gereken hadiselerdir. Biz Saadet Partisi olarak bunu inşa edeceğiz inşallah” dedi.
“ELEŞTİRENİ HAİNLİKLE, TERÖR ÖRGÜTÜ MENSUBU OLMAKLA İTHAM ETMEYECEĞİZ”
Olası bir iktidar değişiminde liyakat ve sadakat kavramlarına yaklaşımlarını detaylandıran Arıkan, devlet ile millet arasındaki kamusal güvenin zedelendiğine dikkat çekti. Arıkan, eleştiri kültürünün önemine değinerek şunları söyledi: “İktidarımızda sadakatin kişilere değil, değerlere olmasını inşa edeceğiz. Kişilere sadakat olmaz; değerlere, ilkelere sadakat olur. Bunu temin edeceğiz. Eleştiriyi biz başımızda beraber dik kabul edeceğiz. Her eleştirinin bizim için zenginlik olduğunu kabul edeceğiz. Her eleştireni hain olmakla, herhangi bir terör örgütüne mensup olmakla itham etmeyeceğiz. Kamusal güveni tekrar inşa edeceğiz. Bizim en kıymetli şeyimiz devletle millet arasındaki güvendir ve son dönemde bu güvenin zedelendiğini görüyoruz.”
“%50+1'İN DEĞİL, 86 MİLYONUN HUZURU”
Toplumsal kutuplaşmayı ortadan kaldırma hedeflerini de dile getiren Arıkan, sadece iktidara gelmelerini sağlayan kesimin değil, tüm ülkenin mutluluğu için çalışacaklarını belirtti. “Sadece iktidarımıza vesile olan %50+1'in değil; %100, 86 milyon insanımıza bu huzuru, mutluluğu inşa etmeye çalışacağız” diyen Arıkan, dış politikaya ve bölgesel gelişmelere dair de şu değerlendirmelerde bulundu: “Yetmeyecek; bölgemizde de çok büyük oyunlar oynanıyor, bölgemizde de çok büyük tehlikeler var. Türkiye sadece Türkiye'den ibaret değil. Komşularla beraber bir kardeşlik hukuku içerisinde, bir düşman ülkeler gibi değil dost ve kardeş ülkeler anlayışıyla kardeşlik hukukunu inşa ederek bölgemizin de kalkınmasını temin edeceğiz.”
“SAYIŞTAY RAPORLARINI SÜMEN ALTI ETMEYECEĞİZ”
Kamu denetim organlarının bağımsızlığına ve şeffaflığa da özel bir parantez açan Genel Başkan Arıkan, denetime sonuna kadar açık bir yönetim sergileyeceklerini ifade ederek, “Denetlemeye açık olacağız. Sayıştay raporlarını sümen altı etmeyeceğiz. Eğer bir Sayıştay yetkilisi bizim aleyhimize rapor yazıyorsa onu ülkenin en ücra yerine sürgün etmekle değil...” sözleriyle hesap verebilirlik ilkesinin altını çizdi.




