MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Cumhurbaşkanımız uygun gördüğü ve Türkiye Büyük Millet Meclisi anayasal iradesini bu yönde ortaya koyduğu takdirde, Cumhur İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayının yeniden Sayın Recep Tayyip Erdoğan olması arzumuz ve talebimizdir." dedi.

Bahçeli, 28. Dönem 5. Yasama Yılı'nın ilk MHP TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, yeni yasama yılının başarılarla dolu olması temennisinde bulundu.

İlk TBMM Başkanı, Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, Gazi Meclis'te görev yapan ve ebediyete intikal eden milletvekillerini rahmetle yad eden Bahçeli, Gazi Meclis'in, milletin talep ve menfaatlerinin, inanç ve değerlerinin, tarihi hafızasının ve gelecek beklentilerinin temsil mekanizmasıyla vücut bulduğu, Türkiye'deki farklı seslerin uyumu ile devlet orkestrasına dönüştüğü, ortak aklın ve milli iradenin tecelligahı, Türk devletinin kalpgahı olduğunu söyledi.

İstiklal Harbi'nin ana karargahının da Türkiye Büyük Millet Meclisi olduğunu hatırlatan Bahçeli, "15 Temmuz hain kalkışmasında yazılan demokrasi destanının merkezi de Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir." diye konuştu.

Türk milletinin milli mücadelesini Meclis çatısında vererek dünya siyasi tarihinde nadir ve müstesna bir yere sahip olduğunu vurgulayan Bahçeli, "Bu sebeptendir ki Türk milleti için Meclis, olağan dönemler kadar olağanüstü dönemleri sevk ve idare etme kabiliyeti, barışta olduğu kadar savaşa da hazır olabilme kapasitesi, vatanına, toprağına, istiklal ve egemenliğine göz dikenlere karşı mücadele iradesidir." ifadesini kullandı.

- Yağmur stratejisi

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye'nin güvenliğini demokrasiyle, kalkınmasını hukukla, toplumsal barışını adaletle ve bölgesel etkinliğini güçlü bir devlet kapasitesiyle birlikte ilerletmek durumunda olduğunu belirtti. İçinde bulunulan dönemde, siyasi patinajlarla, ideolojik saplantılarla ve gündem kaymalarıyla enerji ve zaman kaybına yer olmadığını dile getiren Bahçeli, bunu başarabildikleri ölçüde Türkiye'nin, kendi geleceğini daha sağlam bir zemine oturtmakla kalmayacağını, çevresindeki krizlerin çözümünde ve bölgesel düzenin yeniden şekillenmesinde daha etkin ve yapıcı bir aktör olarak öne çıkacağını kaydetti.

Partisinin, küresel ölçekte krizlerin ve güç savaşlarının yaşandığı kritik dönemde, Türkiye'nin yapısal sorunlarını aşarak kalıcı bir refah düzeni kurması amacıyla Yağmur Stratejisi'ni geliştirdiğini anlatan Bahçeli, yağmurun, bütün inanç sistemlerinde, geleneksel ve kültürel öğretilerde arınmayı, temizlenmeyi, tazelenme ve yenilenmeyi, bolluğu ve bereketi temsil ederek, Rahman'a atfen rahmetle sembolleştiğini anımsattı.

MHP olarak, tarihin kutlu çağrısı, coğrafyanın mesuliyeti, siyaset kurumunun yeniden inşası, toplumsal yaşamın ihyası ve devlet kapasitesinin arttırılması için Yağmur Stratejisi'ni hayata geçirmeyi Türk siyasetindeki mümtaz konumlarının bir gereği olarak gördüklerini aktaran Bahçeli, Yağmur Stratejisi'nin yasama, yürütme ve yargıdan oluşan 3 temel erkin ahenk içinde çalışmasına ve istikrarın sürdürülmesini esas alan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kurumsallığına dayandığını vurguladı.

Bahçeli, devleti oluşturan bu anayasal erklerin kuvvetler ayrılığı esasında, bağımsız ve uyum içerisinde milli kaynak, imkan ve kabiliyetlerin seferber edilerek, bereketin ve bolluğun, milletin üzerine yağmasını öngördüğünü söyledi.

- "Erdoğan'ın bir kez daha aday olması ve üçüncü defa Cumhurbaşkanı seçilmesiyle mümkün olacak"

Bahçeli’den “temiz siyaset” çağrısı
Bahçeli’den “temiz siyaset” çağrısı
İçeriği Görüntüle

Güvenlikte, ekonomide ve demokraside tahribata yol açılmaması için etkili bir denge ve denetim sisteminin uygulanması gerektiğini ifade eden Bahçeli, bu çerçevede yasamada güçlü bir Milliyetçi Hareket Partisi kurumsallığının tesis edilmesi gerektiğinine dikkati çekti.

Devlet Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yağmur Stratejisi'nin temel ilkesi, istikrarın korunmasıdır. Yağmur Stratejisi'nin başarısı ise Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kazanımlarına ve sağladığı istikrara sahip çıkılmasına, Cumhur İttifakı'nda vücut bulan, Türkiye'yi milli hedefler istikametinde ileriye taşıma kararlılığının aynı inanç ve iradeyle devam etmesine, ülkemizin arkasına aldığı rüzgarla, yeni atılımlar için fırsat ve imkanları değerlendirmesine bağlıdır. Bununla beraber, Türkiye'nin yakaladığı yükseliş ivmesinin kesintiye uğramaması, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın bir kez daha aday olması ve üçüncü defa Cumhurbaşkanı seçilmesiyle mümkün olacaktır. Zira üçüncü dönem, ülkemizde, bölgemizde ve dünyada birçok önemli gelişmeye gebedir ve öncelikli olarak bu zorlu süreci yönetecek dirayet ve tecrübeye ihtiyaç vardır. O tecrübe ise Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve Cumhur İttifakı kurumsallığında Sayın Erdoğan'dadır.

Dünyanın içinde bulunduğu kaotik süreçte, bölgemizde cereyan eden belirsizliklerle dolu ortamda, 'Terörsüz Türkiye' ve terörsüz bölge yolunda tarihi adımların atıldığı bir dönemde, Türkiye'nin istikamet değiştirmeye ve hedeflerinden vazgeçmeye değil, sistemsel ve kurumsal olarak bütünüyle mevcut imkanlarını ve kaynaklarını sürdürmeye ihtiyacı vardır. Sayın Cumhurbaşkanımızın, bugüne kadar üstlendiği sorumluluk, ortaya koyduğu liderlik ve Türkiye'ye kazandırdığı stratejik kapasite dikkate alındığında kendisinin bir dönem daha Cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesi Türkiye'nin ve bölgemizin hayrına olacaktır. Bu nedenle, Cumhurbaşkanımız uygun gördüğü ve Türkiye Büyük Millet Meclisi anayasal iradesini bu yönde ortaya koyduğu takdirde, Cumhur İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayının yeniden Sayın Recep Tayyip Erdoğan olması arzumuz ve talebimizdir. Bunu mümkün kılacak hukuki, siyasi ve toplumsal zemin fazlasıyla vardır."

- "Seçimlerin yine 2028 yılı içinde yapılması istikrar ve öngörülebilirliği zedelemeyecek"

MHP lideri Bahçeli, Anayasa'nın 116. maddesini hatırlatarak, "116. maddede yer alan Cumhurbaşkanı'nın ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir." hükmünün, Meclisin nitelikli çoğunlukla alacağı seçimlerin yenilenmesi kararıyla üçüncü dönem cumhurbaşkanlığı adaylığını mümkün kıldığını belirtti.

Bu hükümler doğrultusunda partisinin görüşlerini açıklayan Bahçeli, şu görüşleri paylaştı:

"Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın bir daha aday olabilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisinde uygun zamanda ve azami mutabakatla seçimlerin yenilenmesi kararı alınmalıdır. Meclisin alacağı karar çerçevesinde yenilenecek seçimlerin yine 2028 yılı içinde yapılması istikrar ve öngörülebilirliği zedelemeyecek, sistem, ruhuna uygun işletilmiş olacaktır. Bu yönde bir iradenin tezahürüyle gereksiz tartışmalar bitecek, belirsizlikler ortadan kalkacak, ekonomik güven artacak, ülkemiz, attığı tarihi adımlarda doludizgin yoluna devam edebilecektir. Türkiye hasımlarının beklediği ve umduğu istikrarsızlık yaşanmamış, belirsizlik, kaos ve kargaşaya yatırım yapanların hesabı boşa çıkmış olacaktır. Burada şunun da altını çizmek gerekir ki bizim meselemiz şahısların siyasi kariyeri değil, devletin devamlılığı, siyasetin istikrarı ve en nihayetinde lider ülke Türkiye'nin inşa ve ihyasıdır. "

- "Türkiye'nin şahlanışına tanıklık edecek önümüzdeki 5 yıllık dönemin siyasi formülü..."

MHP'nin 2028'i bir seçim tarihi olarak görmenin ötesinde, Türkiye için büyük reformların hayata geçirileceği bir dönemin miladı olarak değerlendirdiğini vurgulayan Bahçeli, bu çerçevede, hedef saptırmaya yönelik girişimlerin son bulması gerektiğine işaret etti.

Bahçeli, "Adaylık netleşmeli, acımasız rekabet şartlarında dünya gerçekleriyle yüzleşilmelidir. Cumhurbaşkanı ile birlikte kuşkusuz ki Meclis'teki milletvekili çoğunluğu da Cumhur İttifakı'nda olmalı, denge ve denetleme mekanizmasının daha sağlıklı işleyebilmesi için Milliyetçi Hareket Partisi yasamada temsil gücünü mutlaka artırmalıdır. Çünkü MHP güçlü ise Türkiye güvende olacaktır. MHP güçlü ise milli birliğimiz ve kardeşliğimiz pekişecek, milletimiz huzur bulacaktır." dedi.

Bu sebeple yasamaya ilişkin hedeflerinin net olduğunu söyleyen Bahçeli, şöyle devam etti:

"Birincisi temsil gücüdür. Bu çerçevede oy oranımızı artırmak, milletvekili sayımızı çoğaltmak, Türkiye'nin birinci partisi olmaktır. İkincisi kurumsal güçtür. Yasama organının kurumsal yapısı içinde, yönetim organlarında daha fazla görev almak, daha etkin hale gelmektir. Üçüncüsü ise siyasal güçtür. Bu şekilde yasama faaliyetlerinde ve politika belirlemede daha etkin ve belirleyici olmak, partimizin stratejik hedeflerini, ekonomik ve sosyal politika önceliklerini hayata geçirmektir. Bu çerçevede, Türkiye'nin şahlanışına tanıklık edecek önümüzdeki 5 yıllık dönemin siyasi formülünü şu şekilde ifade ediyorum: Yürütmede Erdoğan, yasamada MHP, Türkiye'de Cumhur İttifakı, dünyada Türk asrı. Bu formül, yürütmenin güçlü olduğu kadar yasamanın da güçlü, denetleyici, üretken ve belirleyici olması gerektiğine ilişkin stratejimizin ve küresel güç olma azmimizin ifadesidir."

Türkiye'nin ihtiyacının, dünyanın belirsizliğe sürüklendiği bir dönemde istikrar, uluslararası sistemin kuralsızlaştığı, çatışmaların ve risklerin arttığı bir dönemde kudret, milli birlik olduğunun altını çizen Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu nedenle 2028'e giderken meseleyi yalnızca 'Kim Cumhurbaşkanı olacak ya da iktidara hangi parti gelecek?' sorusuna indirgemeyi doğru bulmuyoruz. Bize göre asıl sorulması gereken soru, 'Türkiye, dünyanın yeniden şekillendiği bu tarihi döneme hangi siyasi liderlik ve hangi devlet tecrübesiyle girecektir?' şeklinde olmalıdır. Milliyetçi Hareket Partisi, Yağmur Stratejisi ile yasama, yürütme ve yargıda temerküz edecek güçlü devlet kurumsallığında, bolluk ve bereketin, huzur ve refahın, kardeşlik ve dayanışmanın, milli birlik ve bütünleşmenin milletimizin üzerine yağacağı bir rahmet iklimi öngörmektedir."