Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, TRT Haber'de gündeme yönelik açıklamalarda bulundu.
Ortadoğu'daki gelişmeler ve Hürmüz krizinin ekonomiye etkilerini anlatan Şimşek, küresel anlamda büyük bir şok yaşandığını söyledi. Petrol fiyatlarındaki artışın enflasyonu etkilediğini de belirtti.
Enerji tedariğinde Türkiye'nin bir sorunu olmadığını belirten Şimşek, "Çünkü Cumhurbaşkanımızın liderliğinde son 20-25 yılda Türkiye enerji tedariği çeşitlendirildi. Yani petrol, doğalgaz, özellikle birçok alanda yapılan yatırımlarla ciddi bir çeşitlendirmeye gidildi. Dolayısıyla bizim Hürmüz Boğazı’na olan bağımlılığımız çok düşük derecede. O bizi etkilemiyor. Yani en önemli konu enerji arz güvenliği ve tedarik anlamında şu anda Türkiye’de bir sorun yok. Jet yakıtında sorun yok, doğalgazda sorun yok, petrolde sorun yok" dedi.
“Şokun önemli kısmını vatandaşlarımıza yansıtmadık”
Bakan Şimşek, şokun vatandaşa yansımaması için Eşel Mobil Sistemi'ni devreye soktuklarını anlattı.
Bakan Şimşek, "Eşel mobil olmasaydı bugün mazot 89,4 lira olurdu burada. Yani yaklaşık 90 lira olacaktı. Halbuki şu anda eşel mobil sayesinde fiyat 72,7 lira, yani 73 lira diyelim. Benzer şekilde benzinde de benzin fiyatı yani eşel mobil olmasaydı yaklaşık 79 lira olacaktı, şu anda 64,6, 65 lira diyelim. Dolayısıyla dikkat ederseniz yani şokun önemli bir kısmını biz vatandaşlarımıza, Türkiye'de faaliyet gösteren şirketlerimize, sanayicimize, yani esnafımıza yansıtmadık. Bu tabii önemli bir fedakarlık içeriyor" diye konuştu.
“Şokun küresel ekonomiye etkisi, Türkiye’yi de etkileyecek”
Bu şokun küresel ekonomiye etkisinin ciddi boyutta olacağını belirten Şimşek, “Petrol fiyatlarındaki artış dış dengede ilave açığa sebep olacak. Enflasyonist etkisi var. Ayrı bir gezegende değiliz. Dünyada arz sorunu var ve Türkiye'yi de etkileyecek” dedi.
Bakan Şimşek, savaşın ekonomiye etkisini, “Orta Vadeli Program'ın hedefleri bu son gelişmelerden etkilenecek. Şavaşın getirdiği ciddi etkiler var. Dezenflasyon sürecini ne pahasına olursa olsun korumak istiyoruz. Hayat pahalılığı ile mücadelede tereddüt yok. Enflasyonda yıl sonunu yüzde 20'nin altında görüyorduk. piyasa bunu yüzde 27'ye çekmiş durumda” şeklinde anlattı.
Orta Vadeli Programda yer alan temel ekonomik göstergelerin etkileneceğini söyledi.
"İlk 2 ayda maliyeti 90 milyar lira"
Eşel mobil uygulamasının bütçeye ciddi maliyeti olduğunu belirten Şimşek, ilk 2 ayda gelir kaybının yaklaşık 90 milyar lira olduğunu açıkladı.
Şimşek, benzer tablonun yıl boyunca devam etmesi halinde maliyetin yaklaşık 600 milyar liraya ulaşabileceğini belirterek, bunun 13-14 milyar dolarlık bir büyüklüğe denk geldiğini ifade etti.
"Yurt dışından sermaye gelişini teşvik edeceğiz"
Şimşek, yurt dışından Türkiye'ye sermaye girişini teşvik edecek yeni bir statü üzerinde çalıştıklarını da açıkladı.
Dünyada varlıklı kişilerin vergi avantajlarına göre ikametlerini farklı ülkelere taşıyabildiğini belirten Şimşek, Türkiye’nin bu hareketlilikten pay alabileceğini söyledi.
Şimşek, yurt dışından elde edilen gelirlerin Türkiye’ye getirilmesi halinde 20 yıl boyunca vergilendirilmeyeceğini belirterek, "Türkiye’de çalışıp Türkiye’de bir şey kazanırsa vergilendireceğiz ama yurt dışından kazandığını Türkiye’ye getirdiğinde vergilendirilmeyecek" dedi.
"Varlık barışı af niteliğinde olmayacak"
Varlık barışı düzenlemesine de değinen Şimşek, bu kez yalnızca beyanın yeterli olmayacağını, kaynağın ekonomiye katkı sağlaması için sistemde belli süre tutulmasının isteneceğini söyledi.
Şimşek, yüzde 5’lik vergi öngörüldüğünü, Cumhurbaşkanı’nın bu oranı sıfıra indirme veya 10’a çıkarma yetkisine sahip olacağını belirtti.
Vergi borçlarının yapılandırılmasına ilişkin de konuşan Şimşek, taksit sayısının 36 aydan 72 aya kadar çıkarılmasına yönelik yetki istediklerini ifade etti.
Şimşek, özellikle esnaf ve KOBİ’ler için teminat şartlarında esneklik planlandığını belirterek, "Hiçbir şekilde af niteliğinde olmayacak" dedi.




