Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre İsrail ordusu, kontrolü altında tuttuğu Gazze kentinin doğusundaki çeşitli bölgeleri topçu atışlarıyla vurdu.

Güneydeki Refah kentinin kuzey kesimlerine de top atışları düzenleyen İsrail ordusu, Han Yunus kentinin doğusundaki bölgelerde askeri araçlardan rastgele ateş açtı.

Saldırılar sonucu oluşan can kaybı ya da yaralanmalara dair henüz bilgi verilmedi.

Ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail ordusu, anlaşmayı ihlal ederek 477 Filistinliyi öldürdü, 1301 kişiyi yaraladı.

İşgalci İsrail'in Gazze Şeridi'ne Ekim 2023'te başlattığı ve ateşkese rağmen aralıklarla sürdürdüğü saldırılarda 71 bin 562 Filistinli hayatını kaybetti, 171 bin 379 kişi yaralandı.

İsrail ordusu, Gazze'de ateşkes uyarınca çekildiği bölgelerde 2 Filistinliyi yaraladı

İsrail, 10 Ekim 2025'te sağlanan ateşkese rağmen Gazze'deki saldırılarını sürdürüyor.

Sağlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinde İsrail ordusuna ait "quadcopter" tipi insansız hava aracından açılan ateşte Filistinli Mazuz Ebu Hadayid yaralandı.

Gazze kentinin Şucaiyye Mahallesi'nde de 25 yaşındaki Enes Hafız Cundiyye, İsrail askerlerince ayağından vuruldu. Her iki Filistinlinin de orta derecede yaralı olduğu bildirildi.

Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgeleri sabah saatlerinden bu yana aralıklı olarak İsrail topçularının hedefi olurken, saldırılarda can kaybı ya da yaralanmalara dair net bir bilgi paylaşılmadı.

İsrail ordusu 4 gün süren saldırıların ardından El Halil kentinin güneyinden çekildi

Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre, 4 gün süren abluka, sokağa çıkma yasağı ve kapanmanın ardından Filistinliler sokaklara çıkarak sevinç gösterileri yaptı.

İsrail'in Kanal 12 televizyonu ise ordunun El Halil kentindeki "askeri operasyonu" sonlandırdığını, sonuç olarak 350 evde arama gerçekleştirildiğini, 14 kişinin de gözaltına alındığını kaydetti.

Katil İsrail ordusu, bölgeye baskınları sırasında birçok ana cadde ve sokağı trafiğe kapatmış, onlarca eve girerek zorla arama yapmıştı.

Saha sorgulamaları da yapan İsrail askerleri çok sayıda kişiyi gözaltına almış, birçok araç da İsrail ordusunun bölgedeki baskınları sırasında tahrip edilmişti.

Filistin Eğitim Bakanlığı İsrail ordusunun baskınları sırasında uyguladığı sokağa çıkma yasağı nedeniyle 29 okulda eğitime ara vermişti.

UNRWA, İsrail'in tesislerini yıkmasını "uluslararası hukuka meydan okuma" olarak niteledi

Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Kıdemli İletişim Yöneticisi Jonathan Fowler, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi'nin haftalık basın toplantısına çevrim içi katılarak değerlendirmelerde bulundu.

İsrail'in işgal altındaki Kudüs'teki UNRWA tesislerini yıkmasının uluslararası hukuka karşı açık ve kasıtlı meydan okumanın yeni bir seviyesi olduğunu belirten Fowler, UNRWA Genel Komiseri Philippe Lazzarini'nin de olayı bu şekilde yorumladığını hatırlattı.

Fowler, "(İsrail'in yıktığı UNRWA tesisi) Bu, BM'nin ayrıcalıkları ve dokunulmazlıkları kapsamında olan bir yer. İsrail yetkililerinin bu yerleşkeye baskın düzenleyip yıkması dehşet vericidir. Bu bir rezalettir ve potansiyel olarak küresel ölçekte çok daha geniş etkileri olabilir. Çünkü BM yerleşkesine baskın düzenlemek, onu yıkmak, kamulaştırmak gibi uluslararası hukuk ihlalleri kesinlikle emsalsizdir." değerlendirmesinde bulundu.

Uluslararası Adalet Divanının (UAD) Ekim 2025'te verdiği kararla İsrail'in UNRWA operasyonlarını engellemek veya önlemek yerine kolaylaştırmakla yükümlü olduğunu hatırlatan Fowler, bu hafta gördüklerinin buna tamamen aykırı olduğunu söyledi.

Fowler, İsrailli yetkililerin tesisin bulunduğu arazinin kendilerine ait olduğunu iddia ettiğini söyleyerek, "Bu iddiaların tamamen reddedilmesi gerekiyor. Bu iddiaların aksine İsrail hükümeti, arazinin sahibi değildir ve UAD ile BM Genel Kurulu, Kudüs'ün işgalinin yasa dışı olduğunu defalarca vurguladı. Bu nedenle İsrail'in arazi üzerinde egemenlik hakkı yoktur." diye konuştu.

Hakan Fidan: Suriye’nin bütünlüğü bizim için önemli
Hakan Fidan: Suriye’nin bütünlüğü bizim için önemli
İçeriği Görüntüle

İsrail yetkililerinin yıkım sırasında olay yerinde bulunduğunu, çekim yaptığını ve bunu sosyal medyada paylaştığını belirten Fowler, yıkımın kutlanması ve "UNRWA personelinin yok edilmesi gerektiği" gibi açıklamaların son derece endişe verici olduğunu dile getirdi.

Fowler, "Bu, daha fazla eylemin yolunu açıyor. Bir sonraki adımın, Kudüs'teki meslek eğitim merkezimizin ele geçirilmesi olabileceğinden çok korkuyoruz. Bu, yüzlerce öğrencinin eğitim hakkından mahrum kalmasına neden olur." dedi.

Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi Başkanı Ali Şaas, Gazze Şeridi'nin Mısır sınırında yer alan Refah Sınır Kapısı'nın gelecek hafta açılacağını duyurmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fowler, şunları kaydetti:

"Tüm geçiş noktalarının açık olması, mümkün olan her yolla geniş ölçekte yardım akışının sağlanması çok önemli. Refah Sınır Kapısı ile ilgili durum, diğer geçiş noktalarında olduğu gibi inanılmaz derecede sorunlu oldu. Geçiş noktalarının düzenli olarak geniş ölçekte çalışmasına izin vermemek politika tercihleriydi. Gazze Şeridi'ne ihtiyaç duyulduğu şekilde yardım ulaşabilmesi için geçiş noktalarının tamamen açık olması gerekiyor."

Fowler, İsrail saldırılarında gazetecilerin öldürülmesine tepki göstererek, Gazze Şeridi'nin gazeteciler ve insani yardım çalışanları için "dünyanın en tehlikeli yeri" olduğunu vurguladı.

İsrail'in UNRWA'nın Kudüs'teki merkezini yıkması

İsrail güçleri, dün sabah saatlerinde 30 Ocak 2025'te faaliyetleri yasaklanan UNRWA'nın işgal altındaki Kudüs'te bulunan genel merkezine baskın düzenleyerek yerleşkeye el koymuş ve içerideki tesisleri yıkmıştı.

İsrail güçleri, ayrıca yıkımın yapıldığı yerleşkedeki ana binaya İsrail bayrakları asmıştı.

Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve bazı aşırı sağcı milletvekilleri, UNRWA'nın merkezindeki yapıları yıkma ve boşaltma faaliyetlerine destek vermek için bölgeye gelmişti.

İsrail Dışişleri Bakanlığı ise arazinin İsrail'e ait olduğunu savunarak yerleşkeye el koyduklarını açıklamış, UNRWA'nın Hamas ile ilişkisi olduğu suçlamalarını yinelemişti.

BM'ye göre, Refah Sınır Kapısı'nın yeniden açılması, insani yardım çalışmalarını genişletecek

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (UNOCHA) Sözcüsü Jens Laerke, AA muhabirinin, "Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi Başkanı Ali Şaas, Gazze Şeridi'nin Mısır sınırında yer alan Refah Sınır Kapısı'nın gelecek hafta açılacağını Davos'ta duyurdu. BM olarak bu bilgiyi teyit ediyor musunuz? BM'nin gelecek hafta buradan daha fazla yardım geçirmek için hazırlığı var mı?" sorusunu yazılı yanıtladı.

"Kargo ve insan hareketini sağlamak için Refah Sınır Kapısı'nın yakında yeniden açılmasını umuyoruz." ifadesini kullanan Laerke, ayrılmayı ve geri dönmeyi seçenlerin bunu gönüllü ve güvenli şekilde yapabilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Laerke, "Refah Sınır Kapısı üzerinden kargo hareketinin yeniden başlatılması, Gazze'ye giren insani yardım malzemelerinin hacmini artıracak ve bu da insani yardım çalışmalarının kapsamını genişletecektir." değerlendirmesinde bulundu.

Şaas, İsviçre'nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'na (WEF) gönderdiği video mesajında, "İlk adım olarak Refah Sınır Kapısı'nın gelecek hafta iki yönlü geçişlere açılacağını duyurmaktan mutluyum." ifadesini kullanmıştı.

Kaynak: Anadolu Ajansı