Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı, 06-13 Temmuz 2026 tarihlerini kapsayan "Sosyal Gündem Analiz Raporu"nu yayımladı.

Raporun bulgularına ve partisinin çözüm önerilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal İşler Başkanı Av. Sinan Tekin, ekonomik büyümenin ancak toplumun tüm kesimlerinin refahını artırdığı ölçüde anlamlı olduğunu vurguladı. Av. Tekin, açıklamalarında şu ifadelere yer verdi:

"Üretilen zenginliğin adil paylaşılmadığı, emeğin karşılığını bulmadığı ve milyonlarca insanın geçim sıkıntısıyla mücadele ettiği bir düzende gerçek kalkınmadan söz etmek mümkün değildir. Bugün ülkemizin en önemli sorunlarından biri, gelir dağılımındaki adaletsizliğin her geçen gün daha da derinleşmesidir. Yüksek enflasyon, hayat pahalılığı ve alım gücündeki gerileme en ağır yükü dar ve sabit gelirli vatandaşlarımızın omuzlarına yüklemektedir."

Yayımlanan raporda, Türkiye'deki gelir eşitsizliği ve yoksulluk sorununa ilişkin öne çıkan tespitler şu başlıklar altında derlendi:

Sermayenin Yükselişi, Emeğin Çöküşü

Özellikle finans, büyük ölçekli ticaret, sermaye yoğun sektörler ve yüksek rant üreten alanlarda elde edilen gelirler hızlı biçimde artarken, ücretli çalışanlar, emekliler, küçük esnaf ve tarım kesimi aynı oranda gelir artışı sağlayamamaktadır. Ücret gelirleri enflasyon karşısında gerilerken, faiz, kira ve sermaye gelirlerinin daha hızlı artması gelir eşitsizliğini derinleştirmektedir. Böylece ekonomik büyümeden elde edilen kazançların önemli bir kısmı belirli gelir gruplarında yoğunlaşmaktadır.

Coğrafyanın Kaderi: Derinleşen Bölgesel Uçurum

İstanbul, Marmara, Ege ve Batı Anadolu bölgeleri yüksek gelir düzeyine sahip bölgeler olarak öne çıkarken, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde gelir seviyeleri daha düşük kalmaktadır. Sanayi yatırımlarının, finans merkezlerinin, yüksek katma değerli üretimin ve nitelikli istihdamın büyük ölçüde batı bölgelerinde yoğunlaşması bu farklılığın temel nedenleri arasında yer almaktadır. Buna karşılık birçok doğu ilinde işsizlik oranlarının yüksek olması, genç nüfusun göç etmesi ve yatırım eksikliği bölgesel gelir farklarını artırmaktadır.

Mevsim etkilerinden arındırılmış özel kapsamlı TÜFE haziranda aylık yüzde 1,75 arttı
Mevsim etkilerinden arındırılmış özel kapsamlı TÜFE haziranda aylık yüzde 1,75 arttı
İçeriği Görüntüle

Kredi Kartlarına Sıkışan Hayatlar ve Büyüyen Yoksulluk

Ücret artışları çoğu zaman karşılaşılan maliyet artışlarını karşılayamadığından, çalışan kesimlerin satın alma gücü gerilemiştir. Bu durumun bir sonucu olarak birçok hane günlük ihtiyaçlarını kredi kartı veya tüketici kredileriyle karşılamak zorunda kalmakta, bu tablo ekonomik kırılganlığı daha da artırmaktadır. Ayrıca çocuk yoksulluğunun yüksek olması eğitimde fırsat eşitsizliğini artırmakta, gelecek nesiller açısından da yeni sosyal sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Kalıcı Çözüm: Adil Düzen ve Üretime Dayalı Ekonomi

Türkiye'nin ihtiyacı, günü kurtaran geçici tedbirler değil; üretimi artıran, istihdamı güçlendiren, vergide adaleti sağlayan, bölgesel kalkınmayı destekleyen ve sosyal devlet anlayışını güçlendiren kalıcı politikalardır. Faiz, rant ve spekülasyon yerine yatırımın, sanayinin, tarımın ve emeğin desteklendiği bir ekonomik model, gelir adaletinin sağlanmasının temel şartıdır. Saadet Partisi, Milli Görüş'ün "Adil Düzen" vizyonuyla; üreten, paylaşan ve adaleti esas alan bir ekonomik anlayışın ülkeyi daha güçlü yarınlara taşıyacağına inanmaktadır.