Olabi, “Orta Doğu’da Durum” başlığı altında Suriye’deki gelişmeleri ele almak için toplanan BM Güvenlik Konseyi’nde konuştu.
Suriye hükümetinin bütün vatandaşlarına yönelik eşitlik ve kapsayıcılık yaklaşımına rağmen terör örgütü YPG/SDG’nin yapılan anlaşmaları ve ateşkesi ihlal etmeye devam ettiğini belirten Olabi, bu ihlaller nedeniyle dün Suriye ordusunda birçok askerin şehit olduğunu ve yaralandığını söyledi.
Olabi, terör örgütü YPG/SDG’nin ayrıca DEAŞ tutukluları konusunu suistimal etmesini eleştirerek, “Suriye, SDG'nin DEAŞ tutukluları meselesini siyasi baskı ve pazarlık aracı olarak kullanma girişimlerini şiddetle kınıyor.” ifadesini kullandı.
Suriye’nin, terör örgütü DEAŞ üyelerinin kaçması veya yasa dışı olarak serbest bırakılması durumundan ve bu sorumsuz davranışların sonuçlarından tamamen YPG/SDG'yi sorumlu tuttuğunu vurgulayan Olabi, “Suriye hükümeti, vatandaşları korumanın ve terörizmin geri dönüşünü önlemenin en önemli ulusal öncelik olduğunu yeniden teyit ediyor.” dedi.
Olabi, Suriye hükümetinin, uluslararası standartlara uygun olarak ABD ve BM ile koordinasyon içinde herhangi bir güvenlik ihlalini önlemek için şu anda kontrolü altında bulunan gözaltı tesislerini hızla ve sorumlu bir şekilde güvence altına aldığını kaydetti.
Terör örgütü YPG/SDG, DEAŞ mensubu teröristlerin çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan ailelerinin tutulduğu Hol Kampı'nı kendi haline bırakarak, Suriye ordusuna devretmeden bölgeden ayrılmıştı.
Suriye güvenlik güçleri, dün Hol Kampı'nın kontrolünü sağlamıştı.
Suriye hükümetinden bir yetkili, terör örgütü YPG/SDG’nin DEAŞ dosyasını daha fazla kaos ve terör yaratmak için kullanma ihtimalinden endişe duyduklarını bildirmişti.
- Hol Kampı
ABD'nin 2003'te Irak'ı işgaliyle başlayan çatışmalardan kaçanlar için kurulan Hol Kampı, Suriye'nin doğusundaki Haseke ilinde yer alıyor.
YPG/SDG, bu kampta terör örgütü DEAŞ ile çatışmalardan kaçan sivillerin yanı sıra, teslim olan bazı DEAŞ'lıları ve ailelerini tutuyordu.
Terör örgütü YPG/SDG, uzun yıllar bu kampı, yabancı devletler tarafından muhatap alınmak için bir tür diplomasi aracı olarak kullanmıştı.
Bir zamanlar 50-60 bin kişinin sıkıştırıldığı kampın nüfusunun şimdilerde 20 binin altına düştüğü belirtiliyor.

