İran ile İsrail ve ABD arasında tırmanan çatışmalarda üçüncü gün geride kalırken, emekli Tümamiral ve yazar Cem Gürdeniz dikkat çeken bir analiz kaleme aldı. Gürdeniz, ABD ve İsrail’in harekâta başlarken temel varsayımının İran’ın kısa sürede çökeceği yönünde olduğunu ancak bu hesabın tutmadığını belirtti.

“Şehadet algısı kenetlenmeyi artırdı”

Gürdeniz analizinde üst düzey İranlı isimlerin hedef alınmasıyla Tahran’ın diplomasi masasına zayıf şekilde dönmesi beklendiğini ancak bu durumun ters etki oluşturduğunu kaydetti. Şii siyasal kültüründe “şehadet” kavramının toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini ifade etti.

İran’ın önceden planlanmış komuta devamlılığı mekanizmasını devreye soktuğunu belirten Gürdeniz, kaybedilen isimlerin yerine hızla atamalar yapıldığını ve devlet işleyişinin kesintiye uğramadığını vurguladı.

Piyasalar beklendiği gibi açılmadı

Harekâtın küresel piyasalar kapalıyken başlatılmasının, pazartesi günü enerji ve finans piyasalarında ABD-İsrail lehine bir tablo oluşturma amacı taşıdığını belirten Gürdeniz, 2 Mart sabahı Asya ve Batı piyasalarının sert düşüşle açılmasının bu planı bozduğunu kaydetti.

Körfez’de savunma mimarisi tartışması

İlk 48 saatte Körfez’deki ABD üslerine yönelik çok sayıda saldırı düzenlendiğini aktaran Gürdeniz, bölgedeki hava savunma ve komuta kontrol sistemlerinde koordinasyon sorunları yaşandığını belirtti. Körfez ülkelerinin ABD güvenlik şemsiyesine ilişkin güveninin sarsıldığını belirten Gürdeniz, yaşanan gelişmelerin bölgesel savunma mimarisindeki parçalı yapıyı ortaya çıkardığını belirtti.

Enerji cephesi en kırılgan alan

Hürmüz Boğazı’nda fiili bir “operasyonel dur-kalk” sürecinin başladığını öne süren Gürdeniz, tanker sigorta primlerinin yükseldiğini ve petrol akışında ciddi belirsizlik oluştuğunu belirtti. Körfez ülkelerinin enerji altyapısının hedef alınmasının küresel ekonomik sonuçlar doğurabileceğini ifade eden Gürdeniz, enerji cephesinin savaşın en hassas boyutu haline geldiğini kaydetti.

“Savaş uzarsa Washington’da siyasi maliyet artar”

ABD iç siyasetine de değinen Gürdeniz, kısa ve sınırlı bir operasyon beklentisinin uzayan bir yıpratma savaşına dönüşmesi halinde Washington’da siyasi sonuçlar doğabileceğini belirtti. Karar merciinin ABD Başkanı olduğunu ifade eden Gürdeniz, çatışmaların durdurulmasının siyasi iradeye bağlı olduğunu dile getirdi.

“Belirleyici olan İran halkının direnme kapasitesi”

Rusya: Trump çılgın politikasını sürdürürse 3. Dünya Savaşı başlayacak
Rusya: Trump çılgın politikasını sürdürürse 3. Dünya Savaşı başlayacak
İçeriği Görüntüle

Gürdeniz, üçüncü gün itibarıyla İran rejiminin çözülmediğini, halkın ayaklanmak yerine kenetlendiğini ve karşılık verme kapasitesinin sürdüğünü savundu. Operasyonun askeri boyutun ötesine geçerek psikolojik savaş, enerji güvenliği ve büyük güç rekabeti bağlamında sistemik bir kırılmaya dönüştüğünü ifade etti.

Analizin sonunda Gürdeniz, savaşın seyrinde en belirleyici unsurun İran halkının direnme kapasitesi olacağını vurguladı.