Yeditepe Mescid Birliği Öğrenci Hareketi teşkilatı, Gazze'de yaşanan zulmü Üniversite'den haykırdı.

Basın açıklamasının metni şöyle;

Başta Sayın Rektörümüz olmak üzere çok kıymetli öğrenci kardeşlerimiz ve değerli basın mensuplarımız;

Seçil Erzan 5. kez hakim karşısında: Duruşmaya giden cezaevi aracı kaza yaptı Seçil Erzan 5. kez hakim karşısında: Duruşmaya giden cezaevi aracı kaza yaptı

Sözlerimize başlamadan önce Allah’a hamd ediyoruz. Hamd ediyoruz çünkü o Allah ki, bir asırdır zillet ve acziyet içinde olan İslam aleminin kaybettiği şerefini ve onurunu bir avuç mücahidin eliyle tekrar ayağa kaldırdı. Ve “nice az topluluk, çok topluluğa galip gelmiştir” ayetinin tefsirini kanlarıyla tekrar yazdı. Bu vesileyle burdan, mücahid Hamas’a selam olsun diyorum.

I M G 0625

213. gününde dünyanın gözü önündeki soykırıma tepkimizi göstermek için bizler de Yeditepe Mescid Birliği Öğrenci Hareketi olarak bu basın açıklamasını düzenlemekteyiz. Bu bir savaş değil soykırım, çünkü savaşın da bir ahlakı vardır. Savaşta hastaneler vurulmaz! Savaşta okullar vurulmaz! Savaşta çocuklar vurulmaz! Savaşta kadınlar vurulmaz! Savaşta doktorlar vurulmaz! “Savaşta her şey mübahtır” anlayışı zalim bir aklın eseridir !

Filistin’de 7 aydır bebeklerin ve çocukların göğü titreten feryadı, katledilen binlerce masum çocuğun mazlumiyeti; arştan arza kadar israil gibi yeryüzü şeytanlarının fermanı olarak indi. Ve dünyanın dört bir tarafında yeryüzünün vicdanlı insanları, bataklığa düşmüş insanlığın onurunu ayağa kaldırmak adına “küresel intifada” adı altında bir direniş ateşi tutuşturdular. Bu direniş ateşi, elden ele tüm ülkelerin ve milletlerin ufkunu aydınlatmaktadır.

Başta ABD ve Fransa olmak üzere, Batı dünyasının birçok yerinde Harvard’dan Yale’a California’dan Texas’a kadar en saygın kabul edilen üniversitelerde vicdanını yitirmemiş olan öğrenciler ve akademisyenler, ayağa kalkarak bu kıyam ateşine destek vermiş ve küresel intifada davasının bir parçası olmayı tercih etmiştir. Küresel İntifada ateşi, sinesinde yürek taşıyan herkesi etkisi altına almıştır. Tüm zorbalıklara ve baskılara rağmen ise onurlu gençlerin ve akademisyenlerin kıyamları engellenememektedir. Onbinlerce öğrenci ve akademisyenin sözde özgürlükler diyarı Amerika ve Avrupa ülkelerinde tutuklanması ise sonucu değiştirmemiştir.

Buradan zulme sessiz kalmayan bu onurlu akademisyenleri ve öğrencileri selam olsun diyoruz !

I M G 0627

Onlar, yaptıkları eylemleriyle Katil Netanyahu’yu, bu katilleri finanse eden Emperyalist ABD’yi ve soykırım destekçisi ikiyüzlü Avrupa Devletlerini rahatsız etmeyi başardılar. Böylelikle onlara karşı yaptırımlar uygulayan üniversite yönetimlerine rağmen akademinin ayaklar altına alınan özgürlüğünü, izzetini ve saygınlığını korumak için büyük bir gayret içerisinde bulunmaktadırlar.

Bizler de Yeditepe Üniversitesi öğrencileri olarak, yakın tarihimizin en örgütlü kötülüğü olan Siyonizmle mücadele sathının daha da genişlemesi için elimizden ne geliyorsa açık yüreklilikle yapmamız gerektiği inancıyla burada 3 gündür Kampüs İntifadası Çadır Nöbeti tutmaktayız.

Bu vesileyle, dünyadaki tüm üniversitelerde başlayan Küresel Filistin Direnişi eylemlerine bizim de kampüs içinde destek olmamıza “politik olduğu”(!) gerekçesiyle müsade etmeyerek bu basın açıklamasını üniversitenin dışında yapmaya bizi mecbur bırakan Yeditepe Üniversitemizin Yönetimini, akademik özgürlüğü engellememeye ve zalimlerin zulmünü suratlarına net şekilde haykırmaya davet ediyoruz. Biz bugün burada toplanmadan evvel günlerdir üniversitemizin ulaşabildiğimiz tüm yetkilileriyle görüştük. Yürüyüş yapmak, filistin çadır nöbeti eylemi yapmak gibi son derece demokratik, insancıl ve hukuka uygun taleplerimizi ilettik ancak hiç bir sonuç alamadığımız gibi malesef politize olmak kaygısıyla çeşitli engellemelere muhatap kaldık.

Şimdi, zulme karşı ortaya fiili bir duruş koymamak ile zulmü desteklemek arasında hiç bir fark olmadığını her daim hatırımızda tutarak bazı taleplerde bulunacağız:

Çok kıymetli Rektörümüz sn. Canan Aykut Bingöl Hocam ve Üniversitemizin sahibi saygıdeğer Bedrettin Dalan Başkanım; bizler üniversitemizin öğrencileri olarak sizleri saygıya layık kimseler olarak biliyoruz. Çünkü sizler, biz gençlerin önüne bilimle ve adaletle ışık tutuyor, akademik başarılarınızla da örnek oluyorsunuz. Bizler sizleri bilimsel çalışmalarınızda örnek aldığımız gibi insanlık vahşeti karşısında göstereceğiniz üstün basiretinizle de örnek almak istiyoruz. Bu sebeplerle; lütfen katil israil’e destek veren ticari şirketlerin ürünlerini artık kampüsümüzün kantinlerine sokmayınız. İsraile destek veren tüm şirketlerle akademik ve ticari tüm ilişkilerinizi/ anlaşmalarınızı sonlandırınız. Her ne sebeple olursa olsun katillere destek olanlarla akademik ilişkileri sürdürerek bu zulme ortak olmayınız, öldürülen çocukların vebaline girmeyiniz. Ve son olarak; dünyanın önde gelen üniversiteleri, bu tarihi dönüm noktasında soykırım karşıtı eylemleri engellediği için yarın utançla anılacak iken sizler de bizim Filistin’e destek faaliyetlerimize kampüs içinde izin vererek ABD’deki üniversitelere her alanda olduğu gibi akademik özgürlük konusunda da güzel bir ders veriniz. Bu taleplerimizle birlikte bu karanlık dünyada sizlerin önümüzü aydınlatan bir fener olmanızı,

karanlığı zifirileştiren bir perde olmamanızı temenni eder ve bulunduğunuz konumların sorumluluklarını yerine getireceğinizi ümit ederek sizler için Allah’tan kolaylıklar dileriz.

Cümlelerimi tamamlarken 3 gündür burada Filistin için Çadır Nöbeti eylemleri yürüten Yeditepe Mescid Birliği teşkilatımızda görevli olan dava arkadaşlarıma ve özellikle cefakarlıklarıyla insanlığa umut olan hanımlar komisyonumuza teşekkür ediyorum.

Basın açıklamamız burada nihate ermiştir. Dinleyen öğrenci arkadaşlarımıza çok teşekkür ederiz.