Sıfır Atık Hareketi kapsamında başlatılan ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Türkiye Çevre Ajansı'ndan (TÜÇA) yapılan açıklamaya göre, Türkiye'de 2025 itibarıyla kademeli olarak devreye alınan Depozitosu Olan Ambalajlar uygulaması, üretimden geri dönüşüme kadar sürecin dijital takibini sağlayan entegre bir model olarak öne çıkıyor.

Sistemle atıkların doğaya karışmasının önlenmesi, ambalajların ekonomiye kazandırılması ve doğal kaynak kullanımının azaltılması hedefleniyor.

1 Temmuz itibarıyla Türkiye genelinde hayata geçecek Depozitosu Olan Ambalajlar uygulaması öncesinde, ambalajlı içecek satan veya servis eden tüm işletmeler dbys.gov.tr üzerinden Depozito Bilgi Yönetim Sistemi'ne (DBYS) kayıt olarak operatörlerini seçecek.

Temmuz ayından itibaren "DOA" logolu içecek satışı yapan market, bakkal, büfe, otel, restoran ve kafeler depozito iade noktasına dönüşecek. İşletmeler operatörlerle yaptıkları anlaşmalar çerçevesinde teşvik bedeli elde ederken, iade için yeniden gelen müşteriler sayesinde artan müşteri trafiği ile ek gelir ve rekabet avantajı sağlayacak. Ayrıca, alışveriş merkezi, havalimanı ve hastane gibi işletmeler de iade noktası olarak kullanılabilecek.

"Cumhur İttifakı'nda Öcalan çatlağı" iddiası
"Cumhur İttifakı'nda Öcalan çatlağı" iddiası
İçeriği Görüntüle

Ekonomiye yılda 30 milyar lira katkı sağlayacak

Sistemin işleyişi, satış noktaları üzerinden kurulacak iade altyapısıyla yürütülecek. İşletmeler ilk olarak DBYS'ye kayıt yaptırarak yetkili operatörlerden birini seçecek. Büyük mağazalar ile zincir mağazalar statüsündeki satış noktalarında Depozito İade Makinesi (DİM) kurulumu zorunlu olurken, diğer işletmelere ambalaj kaydı için el terminalleri, depolama için şeffaf poşetler ve barkodlu klipsler seçtikleri operatörler tarafından ücretsiz verilecek. HOREKA (otel, restoran ve kafe) işletmeleri ise kendi bünyelerinde tüketilen içecek ambalajlarını biriktirerek seçtikleri operatöre teslim edecek.

İşletmelerde toplanan ambalajlar operatörler tarafından düzenli olarak teslim alınacak, sayma ve doğrulama merkezlerine götürülecek ve ardından geri dönüşüm tesislerinde işlenerek yeniden ham maddeye dönüştürülecek.

Sistem kapsamında tüketiciler, ambalaj iade bedellerini "DOA" logolu ambalajları iade noktalarına veya depozito iade makinelerine teslim ederek alabilecek. DOA mobil uygulaması üzerinden kullanıcı hesaplarına aktarılan ambalaj iade bedelleri banka hesabına transfer edilebilecek, ATM'den çekilebilecek veya alışverişlerde kullanılabilecek.

Öte yandan, piyasadaki plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajlarının depozito kapsamına alınarak kontrollü ve sürdürülebilir şekilde ekonomiye geri kazandırılmasını hedefleyen sistemin ülke genelinde yaygınlaşmasıyla ekonomiye yıllık 30 milyar lira doğrudan katkı sağlanması öngörülüyor.

Yeni bir tüketim davranışı şekilleniyor

TÜÇA Başkanı Nurullah Öztürk, sistemin, "at-kurtul" alışkanlığının aksine, zaman içinde iade ve geri kazanım odaklı yeni bir tüketim davranışının yerleşmesini desteklediğini belirtti.

Türkiye'de her yıl yaklaşık 25 milyar ambalajın geri dönüşüm zincirine dahil edilmesiyle, sokaklar, sahiller ve ormanlar gibi geniş alanlarda çevre kirliliğinin azalmasının beklendiğini dile getiren Öztürk, "Depozitosu Olan Ambalajlar ile Türkiye genelinde güçlü bir geri dönüşüm seferberliği başlatıyoruz. Ambalajlı içecek satışı yapan işletmelerimiz, bu sistemin sahadaki en önemli paydaşlarından olacak. Market, bakkal, büfe, otel, restoran ve kafelerimizin Depozito Bilgi Yönetim Sistemi’ne kayıtlarını tamamlayarak sisteme dahil olmaları, ambalajların doğru şekilde toplanıp geri dönüşüme kazandırılması açısından kritik rol oynuyor. Tüm işletmelerimizi, çevresel hedeflerimize ulaşmamız ve döngüsel ekonomiyi güçlendirmemiz açısından büyük önem taşıyan bu dönüşümün bir parçası olmaya davet ediyoruz." dedi.

Depozito yönetim sistemleri, çevre bilincinin güçlenmesiyle dünya genelinde hızla yaygınlaşmaya devam ederken, 20'den fazla ülkede uygulanan ve 350 milyonu aşkın nüfusu kapsayan sistemlerin, 2026 itibarıyla 70 ülke veya eyalette yaklaşık 750 milyon kişiye ulaşması bekleniyor. Türkiye de bu dönüşümde güçlü bir adım atarak, hayata geçirdiği uçtan uca dijital altyapısı ile uluslararası ölçekte örnek teşkil eden bir model ortaya koymayı hedefliyor.