Karadeniz'in kıyısında büyüyen tehlike: Tsunami alarmı

Doğu Karadeniz, yıllardır süregelen yanlış uygulamalar ve doğal yapının tahribi nedeniyle büyük bir su baskını riskiyle karşı karşıya. KARAR'a açıklamalarda bulunan KÜREM-DER Genel Başkanı Faruk Çebi, bölgenin "tsunami" etkisi yaratabilecek bir felakete sürüklendiğini belirterek acil önlem çağrısında bulundu.

Doğu Karadeniz Bölgesi, doğal yapısından dolayı büyük bir felaket riski taşıyor. KARAR'a konuşan Küresel Isınmayla Mücadele Derneği (KÜREM-DER) Genel Başkanı Faruk Çebi, bölgede yıllardır süregelen yanlış uygulamaların ve ekosistemin tahrip edilmesinin, tsunamiyi andıran yıkıcı su baskınlarına zemin hazırladığını belirtti.

Doğu Karadeniz Bölgesi, coğrafi yapısı nedeniyle diğer bölgelerden farklı özellikler taşımaktadır. Çebi, bölgenin derin ve dik vadilerden oluştuğunu ve yerleşim yerlerinin genellikle dağınık ve geniş alanlara yayıldığını vurguladı. Bu durum, doğal çevrenin aşırı tahrip edilmesine neden olan yol yapım çalışmalarını beraberinde getirmiştir. Yol inşaatları sırasında hafriyatın doğal bitki örtüsünü yok ettiğini ve dere yataklarının doldurularak suyun akış mecrasının daraltıldığını ifade eden Çebi, bu yanlış uygulamaların felaket riskini artırdığını söyledi.

Gizli tanık soruşturmasında ilk duruşma: “Ayhan Bora Kaplan örgütü bize operasyon yapıyor” Gizli tanık soruşturmasında ilk duruşma: “Ayhan Bora Kaplan örgütü bize operasyon yapıyor”

'TSUNAMİ' GİBİ YIKICI SU BASKINLARI

Çebi, bölgede yıllardır süregelen yanlış uygulamalardan dolayı, özellikle ana vadilerin denizle birleştiği noktalardaki dere yatağının her iki yanına kurulmuş olan yerleşim yerlerinde, tsunamiyi andıran yıkıcı su baskınlarının yaşanma riskinin çok yüksek olduğunu belirtti. Karadeniz Otoyolu’nun, yüzeysel suların dere yatakları ve menfezler dışında denize akışını tamamen engellediğini belirten Çebi, havzada oluşabilecek büyük bir felaketten dolayı dere yatağından taşan ve menfezleri tıkayan yüzeysel suların denize ulaşamamasının daha büyük bir felaketin habercisi olduğunu ifade etti.

DOĞAL YAPININ TAHRİP EDİLMESİ

Doğu Karadeniz Bölgesi’nin “edafik”, “klimatik” ve “topoğrafik” yapısıyla diğer bölgelerden farklı olduğunu belirten Çebi, havzanın doğal yapısının tahrip edilmesinin heyelanlar ve su baskınlarına zemin hazırladığını söyledi. Ulaşım ve ormancılık politikalarının, bölgenin coğrafi yapısına göre olması gereken ormanlık alan oranını çok düşük seviyelere indirdiğini ifade eden Çebi, bu politikaların felaketlerin yaşanmasına davetiye çıkardığını belirtti. Son yıllarda normal potansiyelin üzerindeki HES projelerinin de olumsuzlukları daha da artırdığını vurguladı.

GEREKEN ÖNLEMLER ALINMALI

Faruk Çebi, bölgenin karşı karşıya kaldığı bu felaket riskinin herkes tarafından çok iyi bilinmesi ve gerekli önlemlerin hızla alınması gerektiğini söyledi. Doğu Karadeniz’in doğal yapısının korunması ve ekosistemin tahrip edilmesinin önüne geçilmesi için acilen harekete geçilmesi gerektiğini belirten Çebi, bölgedeki yerleşim yerlerinin güvenliğinin sağlanmasının önemine dikkat çekti.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ VE UYARILAR

Çebi, bölgenin felaket riskinden korunması için şu önerilerde bulundu:

Doğal bitki örtüsünün korunması ve ağaçlandırma çalışmalarının artırılması

Yol yapım çalışmalarında doğal çevrenin tahrip edilmemesi

Dere yataklarının doldurulmasının önlenmesi ve suyun akış mecrasının korunması

HES projelerinin bölgeye uygun şekilde planlanması

Karadeniz Otoyolu’nun yüzeysel suların denize akışını engellemeyecek şekilde düzenlenmesi

Faruk Çebi, Doğu Karadeniz Bölgesi’nin karşı karşıya olduğu bu felaket riskinin ciddiye alınması ve gereken önlemlerin hızla alınması gerektiğini vurguladı. Çebi, ekosistemin korunması ve bölgenin doğal yapısının tahrip edilmesinin önüne geçilmesinin hayati önem taşıdığını belirtti.