Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell Fontelles, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın Azerbaycan'ın Şuşa kentinde yapılan Türk Devletler Teşkilatı Toplantısı'na katılmasına tepki gösterdi. 

Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell Fontelles'in, sosyal medya hesabından yaptığı "Macaristan Başbakanı Viktor Orban'ın Türk Devletleri Örgütü'nün, uluslararası alanda tanınmayan, sözde "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti" adlı Kıbrıslı Türk ayrılıkçı varlığını Türk Devletleri Örgütü'nde gözlemci olarak meşrulaştırma girişimlerini reddediyor. Örgüt üyelerinin onayı beklenirken alınan bu karar üzücüdür ve Örgüt'ün bazı üyelerinin toprak bütünlüğü ilkesine ve BM Şartı'na güçlü destek ifade etmiş olması gerçeğiyle çelişmektedir. AB, BM Güvenlik Konseyi'nin ilgili kararları uyarınca uluslararası hukukun bir öznesi olarak yalnızca Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanıdığını, en üst siyasi düzey de dahil olmak üzere defalarca açıkça dile getirmiştir." açıklamasını alıntılayarak şunları yazdı: 

Macaristan Başbakanı Orban

Türk Devletleri Teşkilatı zirvesinde kendisini temsil etme yetkisini #EUCO 'den almamıştır.

AB, Kıbrıs Türk ayrılıkçı varlığını meşrulaştırma girişimlerini reddediyor ve yalnızca Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanıyor.

Saadet-Gelecek Grubu önerdi, Cumhur İttifakı reddetti: Netanyahu'yu ayakta alkışlayan ABD ile ilişkiler devam edecek Saadet-Gelecek Grubu önerdi, Cumhur İttifakı reddetti: Netanyahu'yu ayakta alkışlayan ABD ile ilişkiler devam edecek

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell Fontelles'in paylaşımını alıntılayarak tepki gösterdi. 

Kaya açıklamasında şunları dile getirdi:

Sn. Ersin Tatar, halkın iradesiyle seçilmiş bir cumhurbaşkanıdır ve Türk Devletler Teşkilatı Zirvesi’ne üye ülkelerin daveti ile katılmıştır. 

Sn.Josep Borrell tek taraflı tutumuz on yıllardır Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkının iradesini yok sayıyor. Artık Kıbrıs Türklerinin iradesine saygı göstermelisiniz. Adada barış ve sükunetin temeli iki devletli çözümdür. Bir halkın kazanılmış bağımsızlığını ve egemenlik hakkını tanımamak çağdaş dünya ideali ile örtüşmüyor.