Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud'un kapsayıcı yaklaşımı, Eş-Şebab'la mücadeledeki kararlılığı ve hukukun üstünlüğüne inancı Somalililer için umut dolu bir geleceğe kapı aralıyor.

Somali için Somalili çözümler

Somali'yi kan gölüne çeviren ve ülkeyi yerle bir eden iç savaş başladığında birçoklarının aksine Mahmud, Somali'de kalmayı ve sivil toplum faaliyetleriyle Somali toplumuna faydalı olmayı tercih etti. İç savaşın en şiddetli yıllarında Somalililerin yıkılmış devletlerini yeniden ayağı kaldırmasında eğitimin önemine vurgu yapan Mahmud, ülkede eğitim sisteminin gelişmesi için çaba harcadı. Sivil toplum deneyimi ve başarısı sayesinde 2012'de gerçekleşen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Somali'nin 8. Cumhurbaşkanı seçildi. Somali'de ulusal uzlaşıyı sağlayacağına, yolsuzlukla mücadele tedbirleri ile sosyo-ekonomik ve güvenlik sektörü reformlarını ilerleteceğine dair vaatleri bu dönemde Somali toplumunun gönlünü kazanmasını sağladı. Mahmud, 2012-2017 yıllarında Cumhurbaşkanı olarak önemli projelere imza attı ve deneyim kazandı.

Hasan Şeyh Mahmud, 2017 yılında ise rakibi Muhammed Famajo'ya koltuğunu kaptırdı. Fakat bu süreçte ne Somali sevdasından ne de Somali'de yaşayıp siyaset yapmaktan vazgeçti. Muhalefette olduğu bu beş yıl onun için adeta "yeniden muhakeme" zamanıydı. Somali için Somalili çözümler arama arzusuyla Barış ve Kalkınma İçin Birlik Partisi'ni bu dönemde kurdu. Kişisel kariyeri, Somali siyasetinde kazandığı deneyim, farklı tarafları aynı paydada Somali için birleştirme isteği ve barışa olan inancı Mahmud'u 2022'de tekrar muhalefetten zirveye taşıdı.

Cumhurbaşkanı Mahmud yeni dönemde ülkenin en önemli sorunu Eş-Şebab terör örgütünü bitirmeyi, devletin yeniden inşasını hızlandırmayı, kalıcı anayasayı hazırlamayı ve ülke ekonomisini ayakları yere basar hale getirmeyi hedefliyor. Bunların yanı sıra hukukun üstünlüğünün korunduğu ve halkın hak ve özgürlüklerine saygı gösterildiği bir sistem kurmak için çaba harcayacağını her fırsatta dile getiriyor.

Kapsayıcı ve düzen kurucu bir lider

Somali'nin bir bütün olarak ayağa kalkmasının yolu iç savaş sürecinde paramparça olan devlet ve toplumun yeniden inşasından geçiyor. Bu nedenle toplumu bir arada tutacak kapsayıcı bir siyaset anlayışı ve güçlü bir irade gerekiyor. Somali seçimleri de Cumhurbaşkanı Mahmud'un toplumun farklı kesimlerini bir araya getirebilme kapasitesini gösterdi. Tam da bu nedenle Somali gibi bölünmüş bir toplum için Mahmud'un kapsayıcı yaklaşımı ehemmiyet arz ediyor.

Bunların yanı sıra devlet kurumlarının yeniden inşası ve bir bütün olarak hareket etme kapasitesine erişmesi elzem. Mahmud, 2012-2017 yıllarında Somali devletini ayağa kaldırmak için önemli çabalar harcadı. Onun devlet inşası sürecindeki deneyimi, iktidarı sürecinde çıkardığı dersler ve uluslararası toplum ile iş birlikleri geliştirme arzusu, Somali devletinin yeniden ayağa kaldırılması hususunda umut verici.

Mahmud'un bu iki özelliği bir arada taşıması siyasal, ekonomik ve askeri anlamda Somali devletini yeniden ayağa kaldıracaktır. Bu da bölgede terörün sonunu getirecek, güç boşluğunu dolduracaktır. Terörün son bulduğu, toplumun devlet şemsiyesi altında birleştiği ve ekonomik olarak kalkınmış bir Somali, bölge için de barış ve güvenliğin anahtarı olma potansiyeline sahiptir.

Irak'ta mühimmat deposunda patlama: Ölü ve yaralılar var Irak'ta mühimmat deposunda patlama: Ölü ve yaralılar var

Türkiye-Somali ilişkilerinin geleceği

Hasan Şeyh Mahmud'un Cumhurbaşkanı seçilmesi Türkiye-Somali ilişkilerinin yeni bir sürece taşınması için de tarihi bir fırsat. 2011'de o dönem başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ziyaretiyle yeni bir ivme yakalayan Türkiye-Somali ilişkileri 2012'de Mahmud'un Cumhurbaşkanlığı döneminde derinlik kazandı. Bu yıllarda Ankara'da diplomat olarak görev yaptığım için yürekten söyleyebilirim ki Recep Tayyip Erdoğan ve Hasan Şeyh Mahmud arasındaki yakın ilişkiler doğrudan Türk-Somali ilişkilerine yansıdı. Türkiye ve Somali arasındaki en önemli projeler bu dönemde hayata geçirildi. Türkiye'nin desteğinin Somali halkının kalbine ve zihnine dokunduğuna inanan Mahmud, her fırsatta Türk halkının ve devletinin destekçisiydi. Bu nedenle de Türkiye'deki seçilmiş hükümeti devirmeye çalışan kanlı FETÖ darbesini kınayan ilk lider oldu.

Mahmud döneminde Somali'nin dünyaya açılan en önemli iki kapısı Aden Adde Uluslararası Havalimanı ve Mogadişu Limanı Türk firmaları tarafından işletilmeye başlandı. Eylül 2017'de Savunma Bakanı Hulusi Akar tarafından açılan Türkiye'nin en büyük denizaşırı askeri tesisi konumundaki TURKSOM'un inşası da bu dönemde başladı. TURKSOM bugün Somali ordusunun bel kemiğini oluşturan şanlı Somali askerlerini yetiştirerek Somali’nin geleceğine katkı sunuyor. Somali'nin en büyük hastanesi Erdoğan Hastanesi'nin Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından yenilenmesi ve 2015 yılında açılması da Mahmud'a nasip oldu. İkili ticaret hacmi 2010'da sadece 6 milyon dolar iken 2018 yılı itibarıyla 187 milyon dolara ulaştı. Somali devletinin geleceği binlerce öğrenci de bu dönemde eğitim için Türkiye'ye gelmeye başladı. Türkiye bu dönemde başta Dışişleri Bakanlığı, TİKA, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), Maarif Vakfı, Yunus Emre Enstitüsü (YEE), Diyanet Vakfı olmak üzere birçok devlet kurumu ile Somali devletinin yeniden ayağa kalkmasına destek oldu. Karşılıklı kazan-kazan ilişkisi ve kardeşlik üzerine kurulu bu ilişkiler Türk ve Somali halkları arasında artan sempatiyi geliştirdi.

Mahmud'un ilk döneminde gelişen ve süreklilik kazanan ilişkilerin ikinci döneminde daha fazla derinleşeceği muhakkak. Türkiye, Somali'de oynadığı yapıcı rol ile hem Somali halkının hem de Somali siyasi ve ekonomik elitlerinin gönlünü kazanmıştır. Kardeşlik üzerine kurulan bu ilişkilerin artık siyasi, ekonomik ve askeri boyutlarda stratejik partnerlik seviyesine yükseltilmesi iki tarafın da çıkarınadır.

Türkiye güçlü devlet kapasitesi, askeri gücü ve geçmişte teröre karşı verdiği mücadele ile Somali için örnek bir ülke konumunda. Bu nedenle Somali halkı, Türk milletinden Eş-Şebab'a karşı mücadele ve devlet inşası hususlarında geçmişte olduğu gibi bundan sonra da destek bekliyor. Zira terörün bitmesi Türk-Somali ilişkilerinin başta ekonomik olmak üzere farklı boyutlarda ileriye taşınmasının yolunu açacaktır. Gelişen ekonomik ilişkiler ayrıca hem Somali devletinin kalkınmasında hem de terörün bitmesinde önemli rol oynayacaktır. Bu nedenle Somali halkı Türk milletinden ticaret, tarım, hayvancılık, balıkçılık, madencilik ve enerji gibi birçok konuda yatırım bekliyor.

Somali ve dostları için yeni bir umut

Hasan Şeyh Mahmud gibi deneyimli bir siyasetçinin Somali'de tabuları yıkarak yeniden Cumhurbaşkanı olması hem Somali hem de Somali'nin dostları için umut verici. Mahmud'un kapsayıcı yaklaşımı, Eş-Şebab'a karşı mücadeledeki kararlılığı ve hukukun üstünlüğüne inancı Somalililer için umut dolu bir geleceğe kapı aralıyor. Kronik sorunların aşılması ve terörün bölgede sona ermesi durumunda Somali, bölgenin demokrasi merkezlerinden birisi olabilir. Bu kapsamda yeni Cumhurbaşkanı Mahmud, başta Türkiye olmak üzere bütün dost ve müttefik devletlerden hem Somali'de hem de Doğu Afrika'da güvenliğin tesisi ve kalkınma için destek bekliyor. Eskiden olduğu gibi yeni dönemde de "kazan-kazan" prensibiyle kurulacak ilişkiler bütün tarafların çıkarına olacaktır.