Cana yakınlığı, beyaz ve ipeksi kürkü, aslan yürüyüşü, uzun ve kabarık kuyruğu, farklı göz renkleriyle kentin en önemli değerleri arasında bulunan Van kedisinin popülasyonu, yürütülen koruma çalışmalarıyla arttı.

YYÜ Van Kedisi Araştırma ve Uygulama Merkezinde yıllardır yürütülen çalışmalar sayesinde saf ırk sayıları yükselen kediler, bu yıl ilk doğumlarını tamamladı.

Kedi Villası'ndaki odalarda özenle bakımları yapılan anne kedilerin dünyaya getirdiği 120 yavru kedi, sağırlık testi, aşı ve çip takma işleminden geçirildi.

Yavrulardan göz renkleri farklı olan 20'si damızlık için ayrıldı, göz renkleri aynı olan 100'ünün de neslin sürekliliğinin sağlanması ve korunması amacıyla sekiz yıl önce başlatılan "Her evde bir Van kedisi" projesi kapsamında sahiplendirilmesine karar verildi.

Kentin en önemli canlı kültür mirası olma özelliğini taşıyan kedileri evlerinde beslemek isteyenler, merkeze yaptıkları başvurunun olumlu sonuçlanmasıyla Van kedisi sahibi olabiliyor.

"Ziyaretçi sayısı giderek artıyor"

Merkez Müdürü Prof. Dr. Abdullah Kaya, yapılan bilimsel araştırmaların kedilerin popülasyonuna olumlu yansıdığını anlatan Kaya, "Bu sene üretimimiz gayet iyi. Yani kapasitemizi aşacak düzeyde bir üretim söz konusu. Dolayısıyla bu yıl her yönüyle çok memnunuz. Ziyaretçi sayısı açısından da çok iyi durumdayız. Salgının etkilerinin azalmasıyla insanlar rahatlıkla kedileri ziyaret edebiliyor. Ziyaretçi sayısı giderek artıyor. Bu rakam bayramda üst düzeye çıkacak. Önceki yıllarda hafta sonları 600-700 ziyaretçi oluyordu. Şimdi bu sayının üç katına çıktık." diye konuştu.

"100 kedimizi sahiplendireceğiz"

Bu yıl doğan kedilerden 100'ünü sahiplendirmeye başladıklarını anlatan Kaya, şunları kaydetti:

"Kedilerimiz üçüncü parti doğumlarını henüz gerçekleştirmedi. Şimdiden kapasitemizin üstüne çıktık. Dolayısıyla 100 kedimizi sahiplendireceğiz, yani aileleriyle buluşturacağız. Ücretli sahiplendirme bayram tatili süresince devam edecek. Sahiplendireceğimiz yavruların burada geçirmesi gereken bir süre var. Bu sürede annesinin yanında kum eğitimi alıyor. Süt emmeyi bırakması, katı gıdaya alışması gerekiyor. Annesinden tamamen bağımsızlaştıktan sonra toplu yaşama alıştırmadan sahiplendiriyoruz. Ondan sonra yeni ailesiyle tanıştırıyoruz. Sahiplendirmeden önce sağlık testlerini yapıyoruz. Doğan her hayvanın sağlık karnesini çıkarıyoruz, pedigri (soyağacı) ve takip sistemini oluşturduktan sonra sahibine veriyoruz. Gittiği yerde takip sistemi sayesinde takip etme imkanımız oluyor. Sokağa düşerse bize ait olduğu kesinlikle ortaya çıkıyor. İki gözü mavi ya da iki gözü kehribar olanları veriyoruz. Diğer hayvanları damızlık olarak ayırıyoruz. Onun için bir gözü mavi diğer gözü kehribar olanları sahiplendirmiyoruz."

Türkiye'nin anneleri TV5'e konuştu Türkiye'nin anneleri TV5'e konuştu

Kedilerin hediye olarak verilmemesi gerektiği konusunda uyarılarda bulunan Kaya, "Hayvandan hediye olmayacağına inanıyoruz. Bir insan ortak bir kararla evine hayvan almalı. Çünkü hayvan almak geçici bir heves değil. Evinize başka bir canlı alıyorsunuz. Dolayısıyla bunun süreklilik arz etmesi gerekiyor. Onun için sahiplendirme yaparken buna çok büyük özen gösteriyoruz." dedi.

Kedi Villası'nı ziyaret eden İranlı turist Şehnaz Murtehabi de "İlk kez buraya geliyorum. Van kedileri çok temiz ve çok güzeller. Gözleri renkli, tüyleri bembeyaz. Mama verdik, çok sevdik. Özellikle yavruları çok güzel." ifadelerini kullandı.