Hayatı

Fatih döneminin tıp sahasındaki önemli isimlerinden biridir. Amasya’da doğan Sabuncuoğlu’nun dedesi Sultan Çelebi Mehmed’in hekimlerinden Hacı İlyas’tır. Amasya Dâruşşifâ’sında eğitimini gören Sabuncuoğlu, yıllarca aynı yerde cerrah olarak çalışmıştır.

Öğretisi

Sabuncuoğlu’nun çalışmalarından ilki, Zehravî’nin et-Tasrîf kitabının serbest Türkçe tercümesi olan Cerrahiyyetü’l-Hâniye’dir. Tercümede, aslında olduğu gibi, Cerrah aletlerinin resimleri muhafaza edilmiş, ayrıca Türkçe'sinde hastaların tedavideki durumlarını gösterir resimler konmuştur. Yeni araştırmalar Sabuncuoğlu’nun tercümeye eklemeler yaptığını göstermiştir. Bu ilavelerde Sabuncuoğlu’nun ortaya koyduğu bazı fikirlerin, Orta Asya menşeli Türk-Moğol etkisi ile birlikte Uzak Doğu tesirini de taşıdığı tespit edilmiştir.

Sabuncuoğlu’nun diğer bir eseri Zahîre-i Harezmşâhî’nin son kısmı olan Akrabadin’in, Farsça’dan Türkçe’ye tercümesidir. Üçüncü eseri ise kendi pratik tecrübelerine dayanarak hazırladığı Mücerrebnâme adlı eseridir. Türkçe kaleme alınan eser orjinal bir klinik tıp kitabıdır.

Öne Çıkan Eserleri

  • Cerrâhiyetü’l-Hâniyye: nşr. Ahmed Süheyl Ünver, İstanbul Üniversitesi Tıp Tarihi Enstitüsü, İstanbul 1939; haz. Vecihe Kılıçoğlu, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Ankara 1956; haz. İlter Uzel, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Türk Tarih Kurumu, Ankara 1992.

  • Mücerrebnâme: Ayasofya, nr. 3720; Şehid Ali Paşa, nr. 2097.

  • Şerhu’l-Fusûli’l-Îlâkiyye: Ragıp Paşa, nr. 948.

  • Tercüme-i Akrabadin-i Harezmşâhî: III. Ahmed, nr. 2124; Hüsrev Paşa, nr. 463.

Kaynak: İslam Düşünce Atlası
Dijital Yapım: MÜSİDER ve TV5 Televizyonu