Sergiye Morityus Başbakan Yardımcısı Mohammad Anwar Husnoo, eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Abdool Raouf Bundhun, Türkiye'nin Madagaskar nezdinde Antananarivo Büyükelçisi olarak görev yapan ve aynı zamanda Morityus'a akretide temsilcisi İshak Ebrar Çubukçu, Morityus'un Türkiye Fahri Konsolosu ve Türkiye'nin Dostları Derneği Kurucu Onursal Başkanı Ahmet Kemal Öncü, Mısır'ın Port Louis Büyükelçisi Abir Alam Eldin, Türk Hava Yolları (THY) Morityus Müdürü Ahmet Tursun, akademisyenler ve STK temsilcileri katıldı.

Geçmişten bugüne 1911-12 Türk-İtalyan Trablusgarp Savaşı, 1912-13 Balkan Harbi, 1919 Kurtuluş Savaşı ve 1939 Erzincan depremi gibi zor zamanlarda yardım kampanyaları düzenleyerek Osmanlı'ya yardım gönderen Morityuslu ailelerin torunları da programa katılanlar arasındaydı.

"Sergide zaman çizgisinde geriye giderek, tam 111 yıl öncesine döneceğiz"

Programın açılışında konuşma yapan Türkiye'nin Dostları Derneği Başkanı Abdool Saboor Mahomed Saleh, serginin Ahmet Kemal Öncü ve eşi Gülbahar Öncü'nün desteğiyle düzenlendiğini söyledi.

Saboor, "Bu sergide, Öncü ailesinin kişisel çabaları sayesinde, bugün zaman çizgisinde geriye giderek, tam 111 yıl öncesine döneceğiz ve 1913'te Osmanlı Türkiyesi ile çok güçlü bağları olan Morityusluların hikayesini öğrenme fırsatı bulacağız. Bugün burada bulunan sizlerin birçoğu, Türkiye'nin özgürlük ve bağımsızlık mücadelesine katılmak için mallarını, mülklerini satan ve paralarını feda eden bu yiğit kadın ve erkeklerin torunlarısınız." dedi.

Türkiye'nin Dostları Derneğinin 2017'de kurulduğunu hatırlatan Saboor, şöyle devam etti:

"Amacımız, iki ülke arasında var olan dostluk bağlarını mümkün olduğunca çok alanda teşvik etmek ve güçlendirmektir. Bugünkü sergi, saati geri saracak ve bizi 100 yıldan daha öncesine götürecek. Bu, ortak tarihimizde çok ihtiyaç duyulan önemli bir etkinlik. Çünkü geleceği sağlam temeller üzerine inşa edebilmemiz için görkemli geçmişimizi öğrenmemiz gerekiyor. Ve biz geleceğin parlak olduğuna inanıyoruz. Geçmişin fedakarlık hikayeleri hiç şüphesiz gelecekte önümüzü açacak imkanların oluşmasına katkıda bulunacaktır. Derneğimiz, bölgedeki kültürel, eğitimsel ve endüstriyel gelişim için bir lokomotif görevi görmek amacıyla Türk yetkililerle işbirliği yapmak için ön planda olmayı amaçlamaktadır. Atalarımızın sadakat ve sevgileriyle pekiştirdikleri güven; ilerleme ve karşılıklı fayda yolunda yan yana yürümemiz için gerekli teminatı sağlayacaktır."

"Geçmişin bu hatıraları, ikili ilişkilerimizin inşası için güçlü bir temel teşkil edecektir"

Programda konuşan Morityus Başbakan Yardımcısı Husnoo, "Hint Okyanusu'nun Efendileri" sergisinin açılış törenine katılmaktan büyük onur ve memnuniyet duyduğunu söyledi.

Husnoo "Ahmet Kemal Öncü ve eşi Gülbahar Hanım'ı bu övgüye değer girişimlerinden dolayı takdir ediyorum. Ahmet Kemal'i uzun yıllardır tanıyorum. Morityus hakkında bir belgesel hazırlamak üzere bir Türk televizyonu ekibini getirmek onun kişisel girişimiydi." diye konuştu.

Yaklaşık yüz yıl önce Osmanlı İmparatorluğu ile Morityus halkı arasındaki ilişkileri araştırmak; Türk arşivlerinden belge ve fotoğrafları çıkarmak için birkaç yıl harcandığına işaret eden Husnoo, "Geçmişin bu hatıraları, ikili ilişkilerimizin inşası için güçlü bir temel teşkil edecektir." şeklinde konuştu.

Ahmet Kemal Öncü'nün Morityus-Osmanlı bağlantılarının altını çizmek için bir kitap yazdığını ve onursal başkanlığını yürüttüğü Türkiye'nin Dostları Derneğinin kurulmasına vesile olduğunu hatırlatan Husnoo, Öncü'nün Morityuslu ve Türk iş insanlarının birbirleriyle bağlantı kurmalarına ayrıca Türk üniversitelerine kayıtlı Morityuslu öğrencilere yardım ettiğine değindi. Husnoo, "Yaptığı tüm bu iyi işlerden dolayı Morityus hükümeti, benim tavsiyem üzerine Ahmet Kemal'i Morityus'un Ankara Fahri Konsolosu olarak atamayı kabul etmiştir. Adaylık dosyası Türk makamlarına iletildi ve cevap bekliyoruz." ifadelerini kullandı.

"Türkiye, 20'den fazla Dünya Mirası alanını yönetme konusunda geniş bir deneyime sahiptir"

Kişisel olarak tarihe ilgi duyduğunu belirten Husnoo, "Şahsımın teklifiyle Morityus hükümeti bu camiyi Ulusal Miras mekanı olarak ilan etmiştir. Türkiye, 20'den fazla Dünya Mirası alanını yönetme konusunda geniş bir deneyime sahiptir. Port Louis El-Aksa Camii Ulusal Miras Alanının gelecekteki iyileştirilmesi konusunda bilinçli bir karar alabilmemiz için Türkiye'nin deneyimlerini bizimle paylaşmasını kesinlikle isteriz." dedi.

Husnoo, Fransız sömürgeciliğinin başlangıcından bu yana Müslümanların Morityus'a gelişi ve yerleşimi anısına bir anıt yapılmasının kendisi için bir başka önemli konu olduğuna değinerek, "Başbakan teklifimi kabul etti ve Port Louis Belediyesi Plaine Verte Bahçesi'nde bu anıt için bir yer ayırdı. Şimdi beklediğim şey bu anıtın bir modeli. Mimar, mühendis ve tarihçilerden oluşan bir gruptan teklifler bekliyorum." diye konuştu.

Morityus ve Türkiye'nin, her iki ülkenin de birbirlerinden binlerce ürünü gümrüksüz olarak ihraç ve ithal etmesine olanak tanıyan bir Serbest Ticaret Anlaşması ile bağlı olduğunu söyleyen Husnoo, "Bu anlaşmanın Morityus'a Türk yatırımının önünü açacağını umuyorum. Aynı şekilde Türk Hava Yolları da turistlerin Morityus'a taşınmasında önemli katkılar sağlamaktadır. Ülkelerimiz kültür turizmini teşvik edecek büyük potansiyellere sahiptir." şeklinde konuştu.

Husnoo, Morityus ve Türkiye'nin, Filistinlilerin meşru haklarını ve bağımsız bir Filistin Devleti'ne sahip olma hakkını desteklediğine işaret ederek, "Her iki ülke de Güney Afrika'nın Gazze'de soykırım suçu işlediği gerekçesiyle Uluslararası Adalet Divanında İsrail aleyhine açtığı davayı desteklemektedir." ifadelerini kullandı.

"Türk halkı, atalarının Türkiye için yaptıklarından dolayı Morityus'taki kardeşlerine her zaman minnettar kalacaktır"

Öncü de 7 yıl boyunca Türkiye-Morityus ilişkilerine dair araştırmalar yaparak ve iki ülkenin devlet arşivlerini tarayarak önemli bilgi ve belgelere ulaştığını söyleyerek, "Bu sergi vesilesiyle geçmişte savaşlar ve depremler yaşayan Türk halkının ihtiyaç duyduğu zamanlarda, mal ve mülkünden feda ederek Osmanlı'ya bağışta bulunan Morityuslu kahramanları saygıyla anıyoruz. Türk halkı, atalarının Türkiye için yaptıklarından dolayı Morityus'taki kardeşlerine her zaman minnettar kalacaktır." dedi.

Türkiye'de bir gazetede yer alan "Morityus'taki Müslümanlar dünyadan yardım bekliyor" başlıklı haber üzerine adaya gitme karar verdiğini belirten Öncü, seyahat öncesi adada güvenlik sorunu ya da karışıklık olabileceğine dair bazı endişelere kapıldıklarını ancak haberde iddia edilenlerin aksine mutlu ve huzurlu yaşayan, ülke ekonomisi ve siyasetinde çok etkili, kültür seviyesi yüksek bir Müslüman toplulukla karşılaştığını anlattı.

Morityus'un Hint Okyanusu'nun ortasında, dünyanın Türkiye'ye en uzak noktalarından biri olduğunu belirten Öncü, Morityus'u ve halkını tanıdıkça adaya ilgisinin daha da arttığını aktardı.

Öncü, Morityus Müslümanlarının Hindistan'dan İngilizler tarafından getirilip adaya yerleştirildiğini, ada halkının Osmanlı ile bağlarının 1800'lerin başına kadar uzandığını, Osmanlı'nın ada ile ilişkileri sürdürmek için buraya konsolos gönderdiğini dile getirdi.

Morityus Müslümanlarının 1850'de ikinci bir cami açmaya karar vermeleri üzerine Osmanlı ile bağlantıya geçme sürecini başlattığını ifade eden Öncü, şunları kaydetti:

"Ada halkı, büyük cami yapmaya karar vermiş. Bu taleplerini İngiliz valiye iletmişler. Vali, 'Kafanıza göre cami açamazsınız, sizin halifenizden bize bir yazı getirmeniz lazım.' demiş. Yani İstanbul'dan izin almaları gerekiyor. Dernektekiler, bir dilekçe hazırlamış ve devrin halifesi Abdülmecid'e göndermiş. Abdülmecid, caminin açılmasına izin vermiş aynı zamanda oradan birini de camiye tayin etmiş. Bundan sonra adada hutbeler, Abdülmecid ve Abdülhamid Han adına okunmaya başlanmış. Bayramlarda, kandillerde (göndere) hep Türk bayrağı çekmişler."

Öncü, Morityuslu Müslümanların Türk-İtalyan Trablusgarp Savaşı'nda yaptıkları yardımlara ilişkin belgelerin sergide de yer aldığını belirterek, şunları söyledi:

"Osmanlı İmparatorluğu ile Morityus arasındaki ilişkilere dair önemli belgeleri Türk arşivlerinden çıkarmak, başkent Port Louis'te halkımızın yardımına koşan ailelerin torunları üzerinden iz sürerek bilgi ve belgelere ulaşmak eşim, ben ve ekibimin yedi yılını aldı. Birazdan bu sergide bu değerli belge ve fotoğrafların bir kısmını görme fırsatınız olacak. Bunlar artık ortak tarihimiz için önemli bir değer teşkil ediyor. Eminim araştırmacılar ve tarihçiler daha ileri analitik çalışmalar yapmak için bu bilgi ve belgeler üzerinden önemli ipuçlarına ulaşacaktır."

Morityus'u ikinci evi gibi gördüğünü dile getiren Öncü, "Bu sergi, Port Louis'teki Türkiye'nin Dostları Derneği ile planladığımız bir dizi kültürel faaliyetin sadece bir başlangıcı. Yakın gelecekte geleneksel Mehtar müzik grubunu, sufi geleneğin izini süren dervişleri, sinema sanatçılarını ve futbol yıldızlarını da getirmeyi planlıyoruz." dedi.

"Bu sergi, fotoğraflar ve tarihi belgelerle tasvir edilen dostluğumuzun gerçek bir yansımasıdır"

Programda konuşan Türkiye'nin Madagaskar Büyükelçisi İshak Ebrar Çubukçu, "Morityus ile diplomatik ilişkilerimiz 1976 yılında, yani 48 yıl önce kurulmuş olsa da kültürel ilişkilerimiz 19. yüzyıla kadar uzanıyor. Nitekim bu sergi, fotoğraflar ve tarihi belgelerle tasvir edilen dostluğumuzun gerçek bir yansımasıdır." ifadelerini kullandı.

Çubukçu, "Morityus ile ilişkilerimizin pek çok alanda mükemmel olduğunu itiraf etmeliyim. Nisan 2010'da Antananarivo'da açılan ve aynı zamanda Morityus ve Komorlar'a da akredite olan büyükelçiliğimiz ikili ilişkilerimizin gelişmesine katkıda bulunmaktadır." diye konuştu.

Özellikle ticari ilişkilerin, Serbest Ticaret Anlaşması, Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması ve Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması sayesinde daha da geliştiğine işaret eden Çubukçu, Balıkçılık Alanında İşbirliği Anlaşması, Turizm Alanında İşbirliği Anlaşması ve Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması'nın da yakın gelecekte imzalanmasının planlandığını belirtti.

Dünya mirası Nemrut Dağı'na ziyaretçi akını Dünya mirası Nemrut Dağı'na ziyaretçi akını

Çubukçu, iki ülke arasındaki ticaret hacminin hızlı ve istikrarlı bir şekilde arttığını vurgulayarak, "Bu rakam 2023 yılında 89 milyon ABD dolarına ulaşmıştır. Karşılıklı olarak çalışabileceğimiz, işbirliği yapabileceğimiz ve öğrenebileceğimiz birçok farklı alan olduğuna inanıyoruz." şeklinde konuştu.

"THY'nin Morityus ve Madagaskar uçuşları kültürel ilişkilere de büyük katkı sağladı"

THY'nin Morityus ve Madagaskar uçuşlarının kültürel ilişkilere de büyük katkı sağladığına değinen Çubukçu, "Kovid-19 salgını nedeniyle Mart 2020 ile Temmuz 2021 arasında ara verilmiş olsa da Türk Hava Yolları sadece Türkiye ile değil, dünyanın geri kalan 269 destinasyonu ile de Morityus semalarına açılan bağlantıyı daha yüksek frekanslarla devam ettirmeyi başardı. Bugün itibarıyla haftada 7 frekans olarak icra edilen İstanbul-Port Louis direkt uçuşlarının 11 frekansa ulaşması bekleniyor. Artan frekans sayısı, Türk Hava Yolları'nın turizm ve iş dünyası üzerindeki olumlu etkisinin haklı bir yansımasıdır." dedi.

Çubukçu, Türkiye'nin Dostları Derneği üyeleri olarak, iki ülke ilişkilerine gerçek anlamda katkıda bulunan Saboor'a, Öncü ile eşine ve Bhuglah'a tüm çabaları için teşekkür ederek, şunları kaydetti:

"Sayın Bhuglah'ın bu bölgedeki Müslüman varlığına ve özellikle de Osmanlı etkisine ışık tutan ilham verici çalışmaları ve araştırmaları Türk araştırmacılara büyük fayda sağlamaktadır. Son kitabının 'Muslim Presence in Rodrigues (Rodrigues'te Müslüman Varlığı)' da bir referans kitabı olacağından eminim. 'Hint Okyanusu'nun Efendileri' fotoğraf sergisi vesilesiyle bugün bizleri kabul eden Türkiye'nin Dostları'nın tüm üyelerine, etkinliğin sponsorluğunu üstlenen Türk Hava Yolları'na, varlıklarıyla bizleri onurlandıran tüm hükümet üyelerine ve diplomatik erkana teşekkür ediyorum."