Anadolu Gençlik Derneği (AGD)'nin “Hiçbir ideoloji, masum insanların bile bile ölüme terk edilmesini meşru göremez” dediği açıklamasında, Suriye'deki sivillere yardım ulaştırmanın dinî, insani ve ahlaki bir sorumluluk olduğu kaydedildi.
AGD, "Tüm kimliklerin, inançların ve hakların güvence altına alındığı, tam bağımsız ve bütüncül bir Suriye için somut adımlar atılmalıdır. Bölgenin geleceğinin dış müdahalelerle değil, kendi iç dinamikleri ve adil temsille şekillenmesi gerektiği görülmelidir" dedi.
Anadolu Gençlik Derneği'nin Suriye'deki gelişmelere ilişkin yaptığı açıklama şu şekilde;
“Mü’minler; birbirlerini sevmekte, birbirlerine merhamet etmekte ve birbirlerini korumakta tek bir vücut gibidirler. Vücudun bir uzvu hasta olduğunda, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluk ve ateşle ona iştirak eder.”
(Buhârî, Edeb 27; Müslim, Birr 66)
Anadolu Gençlik Derneği (AGD) ve Milli Gençlik Vakfı (MGV) kurulduğu günden bu yana Müslümanların ve tüm mazlumların sesi ve savunucusu olmuştur. Filistin’den Çeçenistan’a, Moro’dan Doğu Türkistan’a; Irak’tan Somali’ye, Bangladeş’ten dünyanın dört bir yanındaki mazlum coğrafyalara kadar, zulme uğrayan insanların yanında yer almıştır. AGD ve MGV teşkilatları dün neredeyse bugün de aynı noktadadır.
Bu bağlamda;
Suriye’de, özellikle Kobani’de meydana gelen olaylar sırasında masum siviller çok zor şartlar altında kalmıştır. Çok sayıda insan temel ihtiyaçlara erişimde ciddi sıkıntılar yaşamış, büyük bir mağduriyetle karşı karşıya kalmıştır. Yıllardır Esad zulmü altında hayatlarını sürdürmek zorunda kalan Kürt kardeşlerimiz, bugün de güvenlik endişeleri, baskı ortamı ve ağır yaşam koşulları nedeniyle can ve mal güvenliği olmaksızın hayatta kalma mücadelesi vermektedir.
Huzur ve güvenliğin olmadığı bu ortamda; çocuklar soğukta donarak ölmekte, hastalar ilaca ulaşamamakta, aileler açlık ve yoklukla yüz yüze kalmaktadır.
Hiçbir ideoloji, hiçbir din ve hiçbir dünya görüşü; masum insanların bile bile ölüme terk edilmesini meşru göremez. Hiçbir vicdan, soğuktan donarak hayatını kaybeden çocuklara kayıtsız kalamaz. Buradaki mazlumlara el uzatmak; hem dinî, hem insani hem de ahlaki bir vazifedir.
Bilinmesini isteriz ki;
Anadolu Gençlik Derneği - Milli Gençlik Vakfı olarak, Suriye’de ve özellikle Rojava bölgesinde yaşanan gelişmeleri siyasi tartışmaların ötesinde; insani ve vicdani bir sorumluluk alanı olarak değerlendiriyoruz. SDG’ye yönelik operasyonlar sırasında bölgede yaşayan masumların mağduriyetlerinin görmezden gelinmemesi gerektiğinin altını çiziyoruz.
Önemle vurguluyoruz ki;
Bu mesele herhangi bir siyasi tarafgirliğin konusu değildir. Bu, açık ve net bir insanlık meselesidir.
Bu çerçevede çağrımız şu hususlardan oluşmaktadır;
· Bir an önce insani koridorlar açılmalı, insani yardım faaliyetleri başlatılarak sivillerin temel ihtiyaçları karşılanmalıdır
· Göçe zorlanan insanlara acil yardım ulaştırılmalı; binlerce yıldır bu topraklarda yaşayan halkların yerinden edilmemesi için gerekli adımlar atılmalıdır.
· Tüm kimliklerin, inançların ve hakların güvence altına alındığı, tam bağımsız ve bütüncül bir Suriyeiçin somut adımlar atılmalıdır. Bölgenin geleceğinin dış müdahalelerle değil, kendi iç dinamikleri ve adil temsille şekillenmesi gerektiği görülmelidir.
· İnsanlar herhangi bir baskı ya da dayatma olmaksızın, kendi kimlikleriyle temsil edilebilmelidir.
· Kardeşlik hukuku çerçevesinde Kobani / Ayn el Arab olayları sağduyu ile değerlendirilmelidir; bölge halkı kriminalize edilerek yok sayılmamalıdır.
· Çocukların, kadınların ve yaşlıların korunması sağlanmalı; çatışmalar durdurulmalı ve müzakere zeminleri güçlendirilmelidir.
Bu çağrımızı, insani bir sorumluluk bilinciyle kamuoyunun ve yetkililerin dikkatine sunuyoruz.
Türk, Kürt ve Arap halkları, yüzyıllardır aynı coğrafyanın kaderini paylaşmış; acıyı da sevinci de birlikte yaşamıştır. Bugün bu tarihî kardeşlik, bizlere sessiz kalmamayı, vicdanla konuşmayı ve barış için sorumluluk almayı emretmektedir.
Anadolu Gençlik Derneği olarak;
Adaletin, merhametin ve insan onurunun yanında durmaya devam edeceğimizi ve Siyonizm’i alt etmenin yolunun kardeşliğimizi pekiştirmekten geçtiğini ifade etmeyi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.



