İstanbul Beşiktaş'taki Yıldız Şale yerleşkesinde faaliyet gösteren Milli Saraylar Halı Restorasyon ve Konservasyon Atölyesi'nde, Topkapı Sarayı'na ait 6 seccadenin konservasyon çalışmaları tamamlandı.
Milli Saraylar Başkanlığı Halı Restorasyon Atölyesi halı onarım ustası Sadi Öztürk, atölyede yürütülen çalışmalar ve tarihi seccadelerin konservasyon süreçlerine ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Öztürk, 8 kişilik ekiple Milli Saraylar bünyesindeki saray, kasır ve köşklerde bulunan el dokuması tarihi halıların restorasyon ve konservasyon çalışmalarını yaptıklarını belirterek, "Milli Saraylar bünyesindeki Topkapı Sarayı, Beylerbeyi Sarayı, Yıldız Sarayı, Dolmabahçe Sarayı, kasır ve köşklerdeki tarihi eser el dokuması halıların restorasyon çalışmalarını yapıyoruz." dedi.
Atölyede şu anda Topkapı Sarayı'na ait 6 seccadenin bulunduğunu aktaran Öztürk, bunlardan üçünün 16. yüzyılda Safevi topraklarında dokunduğunu ve saraya hediye edildiğini söyledi.
- "Rönesans döneminde birçok ressam bunu eserlerinde kullanmış"
Safevi dönemine ait seccadelerin üzerindeki yazı programına dikkati çeken Öztürk, eserlerde Kur'an-ı Kerim'den çeşitli ayetlerin yanı sıra dini ifadelerin bulunduğunu belirterek, "Bu eserlerin üzerinde Bakara suresinden, Nur suresinden, Fetih suresinden ayetler var. Ali ismi çıkıyor. Bu ismi daha fazla kullanmışlar. Şii şehadeti var bir eserimizin üzerinde. Bunu yazmışlar. Kelime-i Tevhid var. Bu şekilde eserlerin kenarında ayet ve çeşitli isimler de yazılmış. 16. yüzyılda dokunmuş." diye konuştu.
Sadi Öztürk, söz konusu eserlerin işçilik, dokuma ve renkleri bakımından yüksek nitelikte olduğunu vurgulayarak, hassas yapılarına rağmen bugüne ulaşmalarının önemine işaret etti.
Seccadeler arasında 16. yüzyılda Bergama'da dokunan bir örneğin de bulunduğunu dile getiren Öztürk, "Bu eser, alt kısımda anahtar delikli seccade olarak geçiyor. Hatta Rönesans döneminde birçok ressam bunu eserlerinde kullanmış, sergilemiş." ifadelerini kullandı.
- Seccadeler sergilenmeye hazırlanıyor
Öztürk, atölyedeki 6 Topkapı Sarayı seccadesinin konservasyon işlemlerinin tamamlandığına dikkati çekerek, eserlerin sergilenmek üzere özel panolara sabitlendiğini kaydetti.
İki ipek halının eserler arasında yer aldığını sözlerine ekleyen Öztürk, "Bu iki ipek halı da Yıldız Sarayı'nda sergilenecek. Bu 6 eserimiz ve Yıldız Sarayı'ndaki diğer iki eserimizin konservasyon süreçleri tamamlandı. 6 eserimiz Topkapı Sarayı için panolara dikildi." dedi.
Eserlerin sergileme sürecinin müzecilik çalışmaları doğrultusunda yürütüleceğini aktaran Öztürk, seccadelerin ait oldukları yerlere gönderilerek uygun görülen alanlarda sergileneceğini ifade etti.
- "Mevcut eser muhafaza ediliyor, korunuyor"
Tarihi dokumaların atölyeye ulaştığında öncelikle tespit çalışmasından geçirildiğini anlatan Öztürk, eserin durumuna göre konservasyon veya restorasyon yöntemlerinden birinin uygulandığını belirtti.
Öztürk, "Tabii bize eserler geldiği zaman, biz eserlerin tespit çalışmasını yapıyoruz. Hangi esere nasıl müdahale edeceğimize bakıyoruz. Kimi eserlere konservasyon yapıyoruz. Bu eserlerin mukavemeti, dayanıklılığı daha az olduğu için konservasyon yapıyoruz. Bunlara kesinlikle bir tamamlama işlemi olmuyor. Mevcut olan eser muhafaza ediliyor, korunuyor." diye konuştu.
Restorasyon uygulanacak eserlerde eksik bölümlerin eserin özgün yapısına uygun şekilde tamamlandığının altını çizen Öztürk, şöyle devam etti:
"Bu eserlerde yine eksik olan kısımların kendi ipleri aynı kendi dokusuna ait bir şekilde tespit ediliyor. Kendi renkleri kazanda kaynatılarak boyanıyor. Atkısı, çözgüsü, ilmeklere desenle aynı dokuda, rengi rengine uygun atılıyor, orijinal yapısına getiriliyor. Restorasyon süreçleri de tamamlandıktan sonra bu eserler ait oldukları saraya gönderilip, ait oldukları odada sergilenecek."
- Restorasyon süreçleri daha uzun sürüyor
Atölyede seccadelerin yanı sıra Dolmabahçe, Beylerbeyi ve Yıldız saraylarına ait tarihi halılar üzerinde de çalışma yürütüldüğünü söyleyen Öztürk, bazı eserlerin büyük boyutları nedeniyle restorasyon süreçlerinin daha uzun sürdüğünü aktardı.
Sadi Öztürk, restorasyon çalışmalarında halıların eksik baş, kenar ve orta bölümlerinin atkı, çözgü ve ilmekler kullanılarak tamamlandığını ifade etti.
Restorasyon çalışmalarının konservasyona göre daha uzun sürdüğünü belirten Öztürk, "Restorasyon süreçleri konservasyon sürecine göre daha uzun sürüyor. Restorasyon sürecinde, tabii eserlerin ebatları ölçüleri de büyük olduğu için bu bir, bir buçuk yılı bulabiliyor." dedi.
Öztürk, atölyedeki çalışmaların tarihi dokumaların özgün yapısının korunmasına odaklandığını belirterek, "Bu şekilde sekiz arkadaşımızla burada bir şekilde çalışıp bu eserleri tamamlamaya kendi özgün yapısına dokusuna ait olduğu yere göndermek için elimizden geleni çabayı veriyoruz." ifadelerini kullandı.
- Tarihi halılar da restore ediliyor
Atölyede seccadelerin yanı sıra farklı saraylara ait tarihi halıların restorasyon çalışmaları da yürütülüyor.
Çalışmalar kapsamında Dolmabahçe Sarayı'na ait Gördes halısı ve şal desenli halının yanı sıra Beylerbeyi ve Yıldız saraylarına ait eserler üzerinde işlem yapılması planlanıyor.
Restorasyonda öncelikle eserlerin mevcut durumu belirleniyor, ardından özgün dokusuna uygun iplik ve renkler hazırlanıyor. Eksik atkı ve çözgüler tamamlanırken, gerekli bölümlerde ilmekler atılarak dokumanın özgün yapısına uygun hale getirilmesi sağlanıyor.
Milli Saraylar Halı Restorasyon ve Konservasyon Atölyesi, 2007'de Hereke İpekli Dokuma ve Halı Fabrikası'nda kuruldu. 2011'de Yıldız Şale Köşkü yerleşkesine taşınan atölyede, saray koleksiyonlarına ait tarihi dokumaların korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla çalışmalar sürdürülüyor.