TV5 – Tahran

Bir yandan ABD’nin arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında doğrudan müzakereler yürütülürken, diğer yandan Güney Lübnan’a yönelik saldırılar devam ediyor. Saldırılar nedeniyle müzakerelerde zaman zaman ertelemeler yaşansa da Beyrut yönetiminin, ABD’nin baskısıyla görüşmelerin sürdürülmesinden yana olduğu belirtiliyor.

Hizbullah ise söz konusu müzakerelere karşı çıkıyor. Örgüt, görüşmelerin Lübnan içerisinde ayrışma ve fitne oluşturmayı hedeflediğini savunuyor.

Lübnan’daki son gelişmeleri değerlendiren Tahran merkezli Nur Stratejik Araştırma Merkezi Başkanı Ahmed Zarean, ABD ve İsrail’in temel hedefinin Hizbullah ve direniş güçlerinin etkisiz hale getirilmesi olduğunu öne sürdü.

Zarean, İsrail’in Güney Lübnan’a yönelik askeri saldırılarını sürdürürken, ABD’nin ise diplomatik baskı yoluyla Hizbullah’ı etkisiz hale getirmeye çalıştığını belirterek şöyle konuştu:

“İsrail, Güney Lübnan’a yoğun saldırılar düzenliyor. ABD ise işgal rejimi İsrail ile Lübnan hükümeti arasında doğrudan müzakereler yoluyla, yani diplomatik baskılarla Hizbullah’ı etkisiz hale getirmek istiyor. Hem askeri hem de diplomatik çabalar istedikleri sonucu vermedi. Hizbullah silah bırakmamakta direniyor. Diplomatik görüşmelere ve teslimiyetçi müzakerelere karşı çıkıyor.”

Whatsapp Image 2026 09 22 At 13.56.15

Hizbullah’ın Gazze savaşıyla birlikte açtığı cephe

Zarean, Hizbullah’ın 7 Ekim saldırılarının ardından Gazze’ye destek amacıyla İsrail’e karşı yürüttüğü operasyonlara da değindi.

Hizbullah’ın, Aksa Tufanı operasyonunun ertesi gününden itibaren Gazze’ye destek vermek ve İsrail’in Filistinliler üzerindeki askeri baskısını azaltmak amacıyla “destek savaşı” veya “isnad savaşı” olarak adlandırılan sürece dahil olduğunu hatırlatan Zarean, açılan yeni cephenin İsrail’i askeri gücünü bölmek zorunda bıraktığını savundu.

Zarean, bu durumun İsrail’in kuzeyindeki güvenlik koşullarını ciddi biçimde etkilediğini ve bölgede yaşayan 100 binden fazla İsraillinin yerlerinden ayrılmasına yol açtığını ifade etti.

Savaşın 66 günü ve ateşkes süreci

Hizbullah komutanlarının suikastlarla öldürülmesi, çağrı cihazlarının patlatılması ve Seyyid Hasan Nasrallah, Seyyid Haşim Safiyuddin ile diğer komutanlara yönelik saldırıların ardından savaşın daha şiddetli bir aşamaya girdiğini belirten Zarean, savaşın 66 gün sürdüğünü ve Lübnan’ın güneyinin bir bölümünün İsrail’in kontrolüne geçtiğini söyledi.

Zarean, daha sonra dış arabuluculuk sonucunda, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararı temelinde ateşkes sağlandığını hatırlattı.

İsrail’in ateşkes sonrasında çok sayıda ihlalde bulunduğunu öne süren Zarean, bu ihlallerin sayısının 10 bini aştığını savundu.

Whatsapp Image 2026 09 22 At 13.56.15 (2)

Tahran’dan ateşkes çağrısı

Tahran’ın, Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde savaşın durdurulmasını gündeme getirdiğini belirten Zarean, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun bu yaklaşımı kabul etmediğini ileri sürdü.

Zarean ayrıca, İsrail’in Beyrut’un güneyindeki Dahiye bölgesine yönelik saldırısını İran açısından “kırmızı çizgi” olarak nitelendirdi. İran’ın bunun ardından İsrail’e yönelik “Nasr” füze operasyonunu gerçekleştirdiğini ve bunun caydırıcılık oluşturduğunu savunan Zarean, İsrail’in bu operasyonun ardından Dahiye’ye yönelik saldırı düzenlemediğini iddia etti.

İsrail’in Güney Lübnan’daki hedefleri

Zarean’a göre İsrail’in Güney Lübnan’daki temel hedefleri; Hizbullah’ın askeri kapasitesini zayıflatmak, operasyonel gücünü etkisiz hale getirmek ve Güney Lübnan’da yaşayan insanların bölgeden ayrılmasını sağlamak.

İsrail’in Güney Lübnan’daki stratejik noktalardan biri olan Ali Tahir Tepesi çevresindeki operasyonlarına da değinen Zarean, İsrail medyasının bölgenin ele geçirilmesinin önemini olduğundan fazla öne çıkardığını savundu.

Bölgeden ulaşan bilgilere göre Ali Tahir Tepesi’nin Hizbullah’ın ana silah depolama merkezlerinden biri olmadığını belirten Zarean, bölgenin daha çok güç konuşlandırılması ve savunma faaliyetleri amacıyla kullanıldığını ifade etti.

Whatsapp Image 2026 09 22 At 13.56.15 (1)-1

“Tünellerin imhası propaganda ve psikolojik savaş”

Zarean, Güney Lübnan’daki tünellerin imha edilmesi ve patlatılmasını ise stratejik bir kazanımdan ziyade propaganda ve psikolojik savaş faaliyeti olarak değerlendirdi.

İsrail’in bu operasyonlarla kendi kamuoyuna sunabileceği bir başarı görüntüsü oluşturmaya çalıştığını öne süren Zarean, tünellerin imha edilmesinin sahadaki genel denge açısından belirleyici bir sonuç doğurmadığını savundu.

Zarean’a göre Hizbullah, İsrail’in Ali Tahir çevresindeki mevcut hatların ötesine ilerlemesi halinde sert karşılık vereceğini açıkladı.

Mısır, Süveyş Kanalı'nın "güvenli" olduğunu ve seyrüsefer trafiğinin düzenli seyrettiğini bildirdi
Mısır, Süveyş Kanalı'nın "güvenli" olduğunu ve seyrüsefer trafiğinin düzenli seyrettiğini bildirdi
İçeriği Görüntüle

Zarean, olası bir tam kapsamlı savaş durumunda ise Hizbullah’ın kendisini savunma ve İsrail’e karşı saldırılar gerçekleştirme kapasitesine sahip olduğunu savunarak değerlendirmesini tamamladı.

Kaynak: TV5 İran Temsilcisi Mehmet Ali Akbulut