Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, özlük haklarının iyileştirilmesi talebiyle Ankara Güvenpark’ta eylem yapan er şehit yakınları ve gazileri ziyaret etti. Hak arayışlarının 13. gününde eylemcilerle bir araya gelen Arıkan, yaşanan mağduriyetin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki (TBMM) tüm siyasetçiler için büyük bir ayıp olduğunu belirterek, iktidarın kaynak ve paylaşım politikalarını eleştirdi. Taleplerin lütuf değil hak olduğuna dikkat çeken Saadet Partisi Genel Başkanı, “Saadet Partisi olarak milletvekili arkadaşlarımızla Meclis kapanmadan sizin taleplerinizin yerine getirilmesi için olağanüstü bir gayret göstereceğiz” dedi.

Mahmut Arıkan’ın konuşmasında öne çıkan başlıklar şu şekilde;
ŞEHİT AİLELERİ VE GAZİLERİN HAK MÜCADELESİ VERDİĞİ DÜZEN BOZUK DÜZENDİR”
“Er gazilerimizi, er şehit yakınlarımızı hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. 13. gününe girmiş olan mücadelenizde yanınızda olduğumuzu belirtmek için, Meclisteki sesiniz olabilmek için sizlerin yanınıza geldik. Sizler de bu ziyaretlerimizi kabul buyurdunuz, ben sizlere çok teşekkür ediyorum. Çok acı bir şey; Türkiye'nin her yerinde hak arama mücadelesi veren insanlar var ama toplumu en derinden etkileyen mücadele de bu parktaki yapılan mücadeledir. Memleket için, insanlar için hemen yanı başımızdaki Türkiye Büyük Millet Meclisindeki yasama faaliyetlerinin yürüyebilmesi için, yürütme faaliyetlerinin yürüyebilmesi için, 86 milyon insanımızın rahat bir şekilde başını yastığa koyabilmeleri için gözünü kırpmadan fedakârlık yapmış, can vermiş, uzuvlarını feda etmiş insanlarımızın günlerdir şu yağmurun altında hak arama mücadelesi verme zorunda bırakan zihniyet çürümüş bir zihniyettir. Bu düzen bozuk bir düzendir. Bu düzenden de sağlıklı bir sonuç çıkma ihtimalini ben bugün için mümkün görmüyorum maalesef. Hakikaten içim parçalanıyor. Siz niye bugün buradasınız? Niye ailenizle beraber değilsiniz? Niye memleketlerinizde değilsiniz? Türkiye'nin birçok ilinden gelen arkadaşlarımızın burada olduğunu, hak arama mücadelesinde olduğunu görüyorum. 81 ilden gelen insanların olduğunu kardeşimiz söylüyor. Ailelerimizle günlerdir görüşemeyen insanlar olduğu ifade ediliyor. Çok zor şeyler değil bunlar. “Memlekette kaynak problemi yok” cümlesi... Bu cümlenin arkasına sığınılması tembellikten ve gerçeklikten kaçmaktan başka bir şey değildir.”

“BİR AVUÇ AZINLIK SINIRSIZ İMKANLARDAN FAYDALANIRKEN 6.000 GAZİMİZ HAK ARAMA MÜCADELESİ VERİYOR”
“Gazilerimiz çok bir şey istemiyorlar. Sadece verdikleri mücadeleden, verdikleri candan dolayı kısmen de olsa haklarının iade edilmesini istiyorlar. Ve biz bunu Saadet Partisi olarak hep söylüyoruz. 6.000 kişi... 60.000 kişi olsun, 600.000 kişi olsun. Bu ülkenin yer altındaki zenginlikleri, yer üstündeki zenginlikleri emin olun 86 milyonun insanca yaşaması için fazlasıyla yeterlidir. Bugün Türkiye'deki problem adil paylaşım problemidir. Bugün Türkiye'deki problem bir avuç azınlığın sınırsız imkanlardan faydalanırken 6.000 gazimizin hak arama mücadelesi için şu parkta günlerdir bekleme yapma mücadelesidir. Biz bunu kabul edemeyiz. Sizin buraya gelmeniz Türkiye Büyük Millet Meclisindeki 600 milletvekili için ayıp olarak yeter. 13 gündür burada mücadele vermeniz Ankara'daki bütün siyasetçiler parti ayırt etmeksizin söylüyorum en büyük ayıp iktidar vekillerinin, iktidar yetkililerinin ayıbıdır ama tüm vekillerin, tüm siyasetçilerin ayıp olarak hanesine yazılacak bir mücadele şeklidir.”
“ŞEHİT VE GAZİLERİMİZİN RÜTBELERİNİ YÜKSELTECEĞİZ”
“86 milyon insana eşit bir şekilde hak paylaşımı yapılmalıdır ama ilk sıraya da şehitlerimiz, şehit yakınlarımız ve gazilerimiz koyulmalıdır. Biz iktidara geldiğimizde, Allah nasip ederse ilk seçimlerden sonra yapacağımız ilk uygulamalardan biri, şehit olan askerlerimizin şehit olmadan bir gün önce rütbesinin yükseltilmesidir. Gazi olan insanlarımızın gazi olmadan bir gün önce rütbesinin yükseltilmesini temin etmemiz gerekiyor. Biraz önce güzel bir ifade kullanıldı; dünyanın hiçbir yerinde gaziler meydanlara, parklara çıkıp da hak arama mücadelesi yapmamıştır. Sadece Türkiye'de vardır.”

“MECLİS KAPANMADAN TALEPLERİN YERİNE GETİRİLMESİ İÇİN GAYRET GÖSTERECEĞİZ”
“Bu kadar terörle mücadele edilen, bu kadar bedel ödeyen bir toplumun ve bu mücadelede en ön safta mücadele eden insanların bu parklarda bu şekilde hak arama arayışına girmelerini biz kabul edemeyiz. Bu mücadelede sonuna kadar yanınızda olacağız Saadet Partisi olarak. Gerek Türkiye Büyük Millet Meclisinde gerekse dışarıda elimizden gelen ne gerekiyorsa yapacağız ama şunu da üzülerek söylüyorum: Bu hak arayışınıza iktidar duyarsız kalacak. Önümüzdeki hafta muhtemelen Türkiye Büyük Millet Meclisi kapatılacak. Biz Saadet Partisi olarak milletvekili arkadaşlarımızla Meclis kapanmadan sizin taleplerinizin yerine getirilmesi için olağanüstü bir gayret göstereceğiz ama duvara konuşacağız. Karşımızdaki sanki böyle hareketsiz, duyarsız bir kitle varmış gibi bu cümleler karşımızdaki insanlar tarafından duymazdan gelinecek. Bu bardağın boş tarafı. Ama dolu tarafı da şu: Türkiye çaresiz değil, Türkiye'deki gazilerimiz çaresiz değil, Türkiye'deki şehit yakınlarımız çaresiz değil, sahipsiz değiller. Bizler siyaset sahnesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, diğer organlarda elimizden geleni yaptığımızda bunun yeterli olmadığını bugün gördük. Siyaset durum değerlendirmesi yapma işi değildir, siyaset çözüm üretme ve sonuç alma işidir. Sonuç alabilmek için bizler kardeşleriniz olarak, arkadaşlarınız olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinde ve diğer sahnelerde de elimizden geleni değil, gerekeni yapma noktasında takatimizin sonuna kadar mücadelemizi vereceğiz. Statülerinizin geliştirilmesiyle alakalı, yasal düzenlemeler yapılmasıyla alakalı bütün mücadelemizi vereceğimizi ifade ediyorum. Bu haklı mücadelenizden dolayı sizleri tebrik ediyorum. Cenab-ı Allah en kısa zamanda netice almayı nasip etsin. Rabbim buyuruyor; en büyük mertebeyi şehitlik olarak veriyor ama biz bu gazilerimize, bu şehitlerimize gereken değeri, hak ettiği değeri vermekten imtina ediyoruz. Bu, Türkiye Cumhuriyeti'ne yakışan bir durum değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne yakışan bir durum değil. Bu hatanın giderilmesi için, bu eksikliğin giderilmesi için hükümete, iktidara bir kez daha çağrıda bulunuyoruz. Bir hafta var Meclisin kapanmasına, büyük ihtimal... Belki çok olağanüstü şeyler olursa bir hafta daha çalışacaklar. 6.000 arkadaşımızın taleplerini en azından torba yasaları böyle aralara maddeleri sıkıştırmayı çok iyi biliyorsunuz. Zenginlerin menfaatleri olunca o aralara maddeleri sıkıştırıyorsunuz. Bir kez olsun hak talebinde bulunan insanların taleplerini o torba yasa dediğiniz şeylerin içerisine sıkıştırın, bu 6.000 insanın mağduriyetini giderin çağrısını bir kez daha sizler vasıtasıyla iletmiş oluyoruz.”




