Mahmut Arıkan’ın konuşmasında öne çıkanlar şöyle;
“YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE'NİN HAYATA GEÇİRMESİNE İMZA ATACAK BİRLİKTELİKLERİ İNŞA ETMEK İSTİYORUZ”

“Bizim şu an görüştüğümüz hususlar mevcut oylarımızı muhafaza etmek veya mevcut oylarımızı bir miktar artırmak değil, Türkiye'de sıkışan siyaseti açacak. Yeniden büyük Türkiye'nin hayata geçirmesine imza atacak birliktelikleri inşa etmek istiyoruz. Elbette bu birlikteliğimize yeni katılacak partiler, yeni isimler mutlaka olacaktır ama çok yeni gelişme, çok geri planda yeni başlanan bir süreç. Sayın Babacan da diğer siyasiler de önümüzdeki dönemde beraber yürümek istediğimiz liderler olacaklar, siyasi partileri olacaklar. Altını çizerek söylüyorum. Buradaki hedef sıkışan siyaseti açmak, kararsız diye tarif edilen seçmene bir adres olmak, yeniden büyük Türkiye'nin inşasını temin etmek olacak.”
“86 MİLYON İNSANIMIZIN KAZANIMINI SAĞLAYACAK BİR DÜZENİ İNŞA ETMEMİZ LAZIM”
“Buradaki amaç sadece bir Yeniden Refah Partisi'nin, Saadet Partisi'nin kazanımı değil, 86 milyon insanımızın kazanımını sağlayacak bir düzeni inşa etmemiz lazım. Bugünkü düzen sürdürülebilir bir düzen değil. 2017’den sonra hep beraber duyduk. ‘Ver yetkiyi, gör etkiyi’ cümlesiyle başlayan hikâye bugün bütün verilerle, bütün istatistik rakamlarla geriye doğru gittiğini görüyoruz. İktidarın aklıselim insanlar oturduğumuzda onların da bu gidişatla bu düzenle alakalı net şikayetleri olduğunu görüyoruz. Bu Türkiye'deki siyasetin sıkışmışlığı ama toplumda da şöyle bir servis ediliyor topluma. ‘Yapacak bir şey yok.’ ‘Mecbur bu düzenle idare edilmek zorundayız.’ ‘Mecbur AK Parti'lerle devam etmek zorundayız algısının verildiğini görüyoruz.”

“ASLA ÇARESİZ ASLA ALTERNATİFSİZ DEĞİLSİNİZ”
“Bu toplantıdaki mesajlardan biri de seksen altı milyon insanımıza söylüyorum. Asla çaresiz değilsiniz. Asla alternatifsiz değilsiniz. Çok güzel kadrolar var. Her iki partinin de etrafında çok güzel projeler var. Bizim elli yedi yıllık bir geçmişimiz var. Hangi dönemde iktidar olduysak ülkenin yüzünü güldürmüşüz. Bir gecede Kıbrıs Barış Harekatı'nı yapmışız. Birkaç yılda baştan sona Türkiye'yi ağır sanayi hamlemizle fabrikalara donatmışız. Türkiye Cumhuriyeti tarihin ilk ve son denk bütçesini yapabilmiş bir hareketin mensuplarıyız biz. Haliyle yirmi dört yıl boyunca bir kez dahi denk bütçe yapamayan iktidarın bu ülkeye verecek bir şeyi kalmamıştır. Sayın Cumhurbaşkanı deyimiyle metal yorgunluğundan bahsediyordu. O metal bugün çok daha yoruldu. Bütçe rakamlarına bakıyoruz. Diğer isteklere baktığımızda tıkanmış bir siyaset var, tıkanmış bir sistem var. Biz bu tıkanmışlığı beraber yol yürüyeceğimiz arkadaşla açma iddiasındayız ve topluma bir kere daha buradan size bazıları mesaj vermek istiyorum Asla çaresiz değilsiniz. Burada güzel kadrolar, güzel düşünen insanlar, milli görüş müktesebatını sözde değil özde benimsemiş kadrolarla Türkiye'yi çok daha iyilere getireceğiz.”



