Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, dün akşam TV5'te yayınlanan #TV5SponsorlukKampanyası Özel Yayın'a konuk oldu.
Arıkan, TV5'e sahip çıkacaklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
TV5'te çalışan arkadaşların TV5'i kendi evleri gibi görmeleri çok kıymetli. 1969 yılında rahmetli Erbakan Hocamız Milli Görüş Hareketi'ni başlattığında birçok kulvarda Milli Görüş'ü büyütmeye ve geniş kitlelere duyurmaya çalışmıştı. İlk önce yazılı basın olan Milli Gazete ile süreci başlatmıştı daha sonra teknoloji gelişip çok kanallı döneme geçildiğinde Milli Görüş'ün bir televizyon kanalı olmasını istemişti. Yaklaşık çeyrek asır önce TV5 Televizyonu yayına başladı,Türkiye'nin, dünyanın dört bir tarafına Milli Görüş'ün mesajlarını iletme imkanını sağladı. Kurulduğu günden bu tarafa hakkın, hakikatin, adaletin sesini tüm dünyada yükseltmeye çalıştı. Çok kıymetli çalışmalar yaptı. Milli Görüş'ün tarihine baktığımızda mücadelenin ortak noktası Siyonizm. Siyonizm sürekli taktik değiştiriyor. Hedef aynı olmak kaydıyla araçlarını sürekli değiştirdiğini görüyoruz. Son yıllarda yeni bir tehlike ortayaçıktı. Bu da dijital siyonizm, dijital tehlike, bununla mücadele etmenin en güzel yolu da dijital kanalda TV5'imizi büyütmek, TV5'imizi daha fazla izlenir hale getirebilmek, bu açıdan sizin çalışmalarınız çok kıymetli buluyorum. Sabahın erken saatlerinden gecenin geç saatlerine kadar hakkın sesini yükseltmeye çalışıyorsunuz. Türkiye'nin dört bir tarafında sorun yaşayan, sıkıntı yaşayan insanlarımızın hem sorunlarını gündeme getiriyorsunuz hem de Saadet Partimizin çözüm önerilerini geniş kitlelerle paylaşmasına imkan sağlıyorsunuz, bundan dolayı çok çok teşekkür ediyorum.
TV5 ekranı sadece Milli Görüşçülerin ekranı değil 86 milyon insanımızın ekranı, bugün televizyonu açtığınızda "İnsanlarımız kendisini görüp görebiliyor mu?" sorusunun cevabını birkaç kanalda gördüğünü söyleyebiliriz. İnsanlarımızın gerçekten sorunlarının konuşulduğu bir ekran, bir televizyon kanalı var mı? İnsanlarımızın geçim sıkıntıları, borçları, ailevi problemleri, çocuklarının gelecek kaygısı ekranlarda yer bulabiliyor mu? Emeklilerimiz, kıymetli büyüklerimiz sorunlarını ekranlarda görebiliyorlar mı? Açlık sınırının altında maaş alıp hayatta kalma mücadelesi veren asgari ücretlerimiz ekranlarda seslerini duyurabiliyorlar mı? Çiftçilerimiz ürettikleri ürünlerin karşılığını alıp alamadıkları alakalı seslerini ekranlara duyurabiliyorlar mı? Birçok esnafımızın kap kepen kapattığını görüyoruz, bunlar seslerini ekranlarda duyurabiliyorlar mı? Gençlerimiz gelecekle alakalı kaygılarını ekranlarda söyleme imkanlarını bulabiliyorlar mı? Bu soruları sorduğumda şu cevap gelebilir "Ya birçok kanal var, birçok ekran var" denilebilir ama o ekranlarda millet yok, ekranlarda milletin sesi yok, TV5 bu boşluğu dolduruyor, TV5 bu eksikliği geniş manada gideriyor. TV5'in kurulduğundan bu tarafa en büyük hedefi milletimizin ekranı olmak, milletimizin sözü olmak. Holdinglerin ekranı olmak kolay, toldinglerin talimatıyla televizyonculuk yapmak kolay ama hakkın sesi olup hak merkezi yayın yapabilmek TV5'in yapabildiği bir yayıncılık. Güçlülerin sesi olmak güçlülerden destek alarak ayakta kalabilmek olay olanı, zor olan haklıların sesi olabilmek, hakla beraber yol yürüyebilmek, TV5 bunu başarmış bir kanal. Nereden geldiği belli olmayan parası olanların sözcüsü olmak kolay ama sözü olan herkesin sesi olabilmek TV5'in harcı. Ben bundan dolayı da TV5'imize çok çok teşekkür ediyorum. Netice itibariyle emeklilerimizin, asgari ücretlerimizin, çiftçilerimizin, esnaflarımızın, işsiz insanlarımızın, gençlerimizin, ezilen sesi duyulamayan insanlarımızın sesi TV5 Televizyonu. Dünyanın dört bir tarafında nerede bir mazlum varsa, nerede zulüm altında zor durumda kalan bir mağdur varsa hepsinin sesini ekranlara getiriyorsunuz, bu ekranı onlara açıyorsunuz, bu emeklerinizi ben çok kıymetli, çok güzel buluyorum.
TV5'imize sahip çıkıyoruz ve bundan sonra da sahip çıkmaya devam edeceğiz. Toplum ekranlarda kendisini göremiyorsa topluma düşen kendi ekranlarına yani TV5'e sponsor olarak sahip çıkması. İnsanlarımız kendi seslerine sponsor oluyorlar, kendi seslerinin duyulması için sponsorluk yapıyorlar. Zor şartlarda hizmet veriyorsunuz bugünkü şartlarda herhangi bir yere yaslanmadan yayıncılık yapabilmenin, televizyonculuk yapabilmenin çok ciddi zorlukları var, maliyetleri var. Sabahın erken saatlerinden geceye kadar yayın düzenini aralıksız bir şekilde götürüyorsunuz. Haliyle bu yayınların devam edebilmesi için, insanlarımızın sesinin duyulabilmesi için bu işin ekonomik bir karşılığın olması gerekiyor. TV5, milletimizin sesini duyurabilmek için çok önemli bir imkan, bu imkana sahip çıkmamız gerekiyor. Herkese TV5'e sponsor olması için davette bulunuyorum. Sadece Saadet Partileri, değil 86 milyon insanımızı TV5'e sahip çıkmaya davet ediyorum.


