TEPAV Merkez Direktörü, Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, ANKA Haber Ajansı'na, Merkez Bankası’nın 2025 yılı bilançosunda açıkladığı zararı değerlendirdi. Yılmaz, 2023 yılında zararın Kur Korumalı Mevduat‘tan (KKM) kaynaklandığını anımsatarak, "2024 yılı zararında KKM’nin ağırlığı yüzde 91 seviyesinde gerçekleşmiştir. 2025 yılında ise zarar esas olarak Merkez Bankası’nın para politikası araçlarından kaynaklı kurumsal zarar şeklinde karşımıza çıkmıştır" diye konuştu.
"KKM olmasaydı Merkez Bankası, 2023 ve 2024 yıllarında zarar etmemiş olacaktı" diyen Yılmaz, "Aslında uluslararası kurallara göre Hazine‘nin üstlenmesi gereken tutar, bütçe giderlerinin düşük gösterilmesi kaygısıyla da Merkez Bankası‘na aktarılmıştır" dedi.
Ödenen faizler zarara neden oldu
Yılmaz, 2025 yılında ortaya çıkan zararın, Merkez Bankası‘nın ödediği faizlerden kaynaklandığına dikkatİ çekerek, "Sıcak parayla artan fazla likiditeyi çekmek için açık piyasa işlemleri sonucu ödenen faizler, bankalara zorunlu karşılıklar için ödenen faizler ve hazine TL hesaplarına ödenen faizler bu zararın temel kalemlerini oluşturuyor. Dolayısıyla yüksek enflasyon, aşırı yüksek faizler Merkez Bankası’nın para politikası araçlarını kullanması üzerinden de bir zarar oluşmasına yol açmıştır" ifadelerini kullandı.
Hazine’ye kuruş aktaramayacak
Yılmaz, Merkez Bankası'nın 2023 yılından itibaren zarar etmesi nedeniyle Hazine‘ye kâr payı aktaramadığını hatırlatarak, şunları söyledi:
"2015-2023 arasında bütçe gelirlerinin ortalama yüzde 2’si seviyesinde olan bu kâr paylarının (bazı yıllar artarak yüzde 8,9’a kadar çıkmıştır) bütçeye aktarılamaması bütçe gelirlerini azaltıyor, finansal piyasalara da kaynak aktarılması anlamına geliyor.
Merkez Bankası'nın para politikası araçları üzerinden bu seviyede zarar etmesinden kaynaklı olmak üzere Hazine‘ye aktaracağı kâr payı bulunmaması, vergi mükellefinin bu işten kamu yararı kaybına yol açıyor diyebiliriz."





