Saadet Partisi kurucu lideri ve Milli Görüş hareketinin merhum lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın, AK Parti iktidarının ilk dönemindeki icraatlarını ve IMF tabanlı ekonomi politikalarını değerlendirdiği tarihi konuşması sosyal medyada yeniden gündem oldu.
Videoda merhum lider Erbakan, borçlanma, işsizlik, yüksek faiz ve IMF emirleriyle yürütülen ekonomik adımların ülkeyi sürükleyeceği tehlikelere dikkat çekiyor.
"İpin ucunu IMF’ye veren çare bulamaz"
İktidarın ekonomi yönetimini ve 500 günlük icraat dönemini sert sözlerle eleştiren Erbakan, sanayi ve üretim odaklı bir model yerine IMF programlarının uygulanmasının Türkiye’ye üretim imkânı bırakmadığını vurguluyor. Yüksek girdi maliyetleri, vergi yükleri ve enerji fiyatlarına değinen Milli Görüş lideri, konuşmasında şu ifadeleri kaydetmişti:
"Neden çare bulamaz? Çünkü ipin ucunu IMF'ye vermiş. İşsizliğin önlenmesi için yatırım lazım, üretim lazım. E üretim yapmanın imkânı yok Türkiye'de. Adam ham maddelerin değerini öyle arttırmış ki elektrik Kanada'nın 5 misli. İndiremezsin, çünkü elektriğin fiyatını IMF tayin eder. İşçinin kendisine para veremiyorsun ama işçinin maliyeti en yüksek ülke Türkiye. Bu artan maliyetlerle dünya rekabeti yapamıyorsun."
"Bu nasıl bir beyin operasyonudur?"
AK Parti kadrolarına geçmişte verdikleri mücadeleleri ve Milli Görüş öğretilerini hatırlatan Erbakan, yaşanan hafıza kaybına dikkat çekerek tepkisini şu sözlerle sürdürmüştü:
"Biz 20 sene bu arkadaşlarımıza, bu kardeşlerimize bu dersleri vere vere vere geçirmedik mi? Yahu sen şahitsin. Milyon kere bunları kendilerine anlatmadık mı? Bu nasıl bir beyin operasyonudur ki 20 sene dinlediği şeyin hepsini unutuyor, hala bunlardan fayda gelecek zannediyor."
Merhum lider Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın konuşmasının tamamı şu şekilde;
"En büyük felakete bu dönemde gidiyoruz. Önce vatandaşımızın bu gerçeği görmesi lazım.
Bak kardeşim, şu gördüğün münhaniler var ya; bu borçlanma, bu işsizlik, bu faize giden paralar, bu açlık... Bunlar her gün artıyor, artıyor, artıyor, artıyor.
İşte rakamlar, işte gerçekler. İşte 500 gün... Hiçbir çare bulamayacaklar, tıpkı öbürleri gibi. Bunların da apaçık bir şeyi ortaya çıkmıştır.
Ne bekliyorsun şimdi? Ne bekliyorsun? Bak bunun sonu nereye gider ben sana söyleyeyim. Şimdi bu açlık, bu işsizlik arttığı zaman, Allah vermesin, Brezilya'yı, Arjantin'i gördün. Bir tane vitrin kalmaz. Allah muhafaza buyursun. O günü mü bekliyorsun?
Öyle bir gün olacak olursa bunun mesulü bu oyu veren insan olarak sen olursun. Bu oyda ne kadar vebal var bir bilsen.
Allah kimseye işsizlik vermesin. İşsizlik ne büyük bir felakettir. Çoluğunun çocuğunun ekmeğini götüremiyor. Allah kimseyi bu duruma düşürmesin. O ızdırabı bir tasavvur ediniz.
Şimdi sen o oyunla bunun vebalini üzerine alıyorsun; bu AK Parti'ye oy vermekle. Neden? E 500 gündür görmüyor musun ya? İşte bu işsizler artıyor, hiçbir tanesine çare bulamıyor. 'Özelleştirdim' diyor, çıkartıyor. 'IMF emrediyor' diyor; çıkartıyor, çıkartıyor, çıkartıyor, çıkartıyor...
Neden çare bulamaz? Çünkü ipin ucunu IMF'ye vermiş. İşsizliğin önlenmesi için yatırım lazım, üretim lazım. E üretim yapmanın imkânı yok Türkiye'de. Adam ham maddelerin değerini öyle arttırmış ki elektrik Kanada'nın 5 misli. İndiremezsin, çünkü elektriğin fiyatını IMF tayin eder. Doğal gaz... Onlar tayin eder fiyatı, sana zam yaptırır. İşçinin kendisine para veremiyorsun ama işçinin maliyeti en yüksek ülke Türkiye. Niye? Çünkü bir sürü vergiler, bir sürü yan ödemeler yüzünden asıl işçine para veremiyorsun, maliyetlerin artıyor. Bu artan maliyetlerle dünya rekabeti yapamıyorsun.
Şimdi bunu IMF planlı olarak yapıyor. 'İşte yapama, satama, aç kal, yumuşa, kolay yutayım.'
Yahu bir insan bunu görmezse neyi görecek Allah aşkına? Biz 20 sene bu arkadaşlarımıza, bu kardeşlerimize bu dersleri vere vere vere geçirmedik mi? Yahu sen şahitsin. Milyon kere bunları kendilerine anlatmadık mı?
Bu nasıl bir beyin operasyonudur ki 20 sene dinlediği şeyin hepsini unutuyor, hâlâ bunlardan fayda gelecekmiş zannediyor. Saf, zavallı bir şekilde çıkıyor, televizyonlarda konuşuyor; 'Şöyle olacakmış, böyle olacakmış, iyiye gidiyormuş'. Bir kısım medya da bunlara destek veriyor."


