İran ile ABD arasında müzakereler devam ederken ve iki ülke çözüm bulmaya çalışırken, Tahran’a düşen bombalar yeni bir savaşı beraberinde getirdi. ABD ve İsrail’in uzun zamandır beklenen İran operasyonu 28 Şubat’ta başladı. Hem de son derece güçlü hamlelerle.

ABD ve İran doğrudan en kritik isimleri hedef almış ve böylece ülke yönetiminin felç olacağını düşünmüştü. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. İran çok hızlı bir şekilde yeniden koordine oldu ve aynı anda 9 ülkeyi vurmaya başladı.

ABD, İran'a saldırıların 4 gününde yaklaşık 2 milyar dolarlık askeri ekipman kaybetti
ABD, İran'a saldırıların 4 gününde yaklaşık 2 milyar dolarlık askeri ekipman kaybetti
İçeriği Görüntüle

Savaşın üçüncü gününden itibaren özellikle Batı medyasında İran’ın askeri taktiklerine dair bir “mozaik savunma modeli” tartışması başladı. Özetle, silahlı kuvvetler yapılanmasının ulusal merkezi koordinasyonun sevk ve idaresinden bağımsız olarak, önceden tarif edilmiş yerel parçaların kendi inisiyatifleriyle askeri hamleler yapabildiği bir yaklaşım, kastedilen.

Adına “mozaik” deniyor, zira, parçalar yan yana bir resim sunsa da, parçalardan birini çıkardığınızda cam kırılmıyor, mozaik duruyor.

Bu tarif, ister istemez, bir “kontrolsüzlük” durumunu da ima ediyor: Stratejik hedefler ve önceliklerde oynamalara gitme, kullanılan güç ve ölçeğe dair ayar yapma, düşmanla ve üçüncü taraflarla müzakere ve ateşkes yürütme gibi işlevleri yürütmesi gereken “merkezi iradenin” yokluğunda, karşınızda, sizin hamlelerinizin verdiği mesajlar ve yarattığı sonuçlardan etkilenmeyen, “kafasına göre” işleyen, dolayısıyla “masaya oturamayacağınız” bir güç olduğunu kabullenmeniz gerekiyor.

Durum gerçekten bu mu?

Anlaşılan o ki, Tahran’da ve sahadaki durum böyle olmamasına rağmen, Tahran yönetimi bu “mozaik” görüntüsü ve beraberinde getirdiği algının yayılmasını istiyor.

Tarifin kısmen doğru olduğu ortada: İran silahlı kuvvetleri ve bağlı güçler, önceden hazırlandığı anlaşılan savunma stratejisinde çizilen çerçeve kapsamında belirli konularda Tahran’ı beklemeksizin adım atma yetkisine sahip ve bunu kullanıyorlar.

Ancak çatışmaların giderek şiddetlenmesine rağmen, tablonun bütününe bakıldığında, ortada bir kontrolsüzlükten ziyade, çok kontrollü bir tırmandırma taktiği izlendiği görülüyor.

Kaynak: ajanslar