Muharrem Ayının Önemi Nedir?

Kelime anlamı itibariyle haram kılınan, yasaklanan, kutsal olan, saygı duyulan anlamlarına gelen Muharrem ayı savaşmanın haram kabul edildiği dört aydan biridir. Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep dört haram aydır. Muharrem ise Hicri takvim sıralamasına göre bunların birincisidir. Oruç ibadeti ve aşure ikramlarıyla kıymetlenen, haram aylardan biri ve hicri yıl başlangıcı olması hasebiyle Muharrem ayı İslamiyet’te oldukça önemlidir.

Peygamber Efendimiz (S.A.V) hadis-i şerifinde “Şüphesiz ki, zaman döndü, dolaştı Allah’ın gökleri ve yerleri yarattığı gündeki şekline geldi. Sene on iki aydır, bunlardan dördü haramdır ki üçü peş peşedir, bunlar da Zilkade, Zilhicce, Recep ve Muharremdir.” buyurmuştur. Hz. Ömer’in halifeliği devrinde 638 yılında Resul-i Ekrem’in Mekke’den Medine’ye hicretinin resmi takvim başlangıcı olarak kabul edilmesiyle muharrem hicri yılın ilk ayı olarak belirlenmiştir.

Arap hükümdarları yeni yılın ilk gününe saygı gösterir ve tebrikleri kabul etmek üzere törenler düzenlerlerdi. Osmanlılar döneminde de muharrem ayında devlet erkânı padişahın huzuruna çıkarak yeni yılı tebrik eder ve padişahtan “muharremiyye” denilen hediyeleri alırlardı.

Muharrem 'Allah’ın Ayı' Neden Denilir?

Muharrem ayı, hadislerde “Şehrullah el-Muharrem” yani “Allah’ın ayı Muharrem” olarak anılmıştır. Hz. Peygamberimiz (S.A.V), "Ramazan’dan sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur" buyurmuştur.

Bu ifade, Muharrem’in Allah Teâlâ (c.c) katındaki değerini ve faziletini vurgulayan özel bir nispetlendirmedir. İslam âlimleri, bu unvanın Muharrem ayının ibadet, tevbe ve salih amellerle değerlendirilmesi gereken mübarek zamanlardan biri olduğuna işaret ettiğini belirtir.

Muharrem Ayında Neler Yapılmalıdır?

Muharrem ayı Hicri takvimde sene başı olması nedeniyle bir Müslüman’a geçtiği yılın muhasebesini yaptırır. Şuurlu bir Müslüman, geride bıraktığı yılda ne yaptığını, vaktini nerede harcadığını, sorumluluklarını ne kadar yerine getirdiğini sorgular. Her şeyden önce tövbe ve istiğfar etmelidir. Zilhicce ayının son gününü oruçlu geçirip sene sonu duasını yaparak yeni hicri seneye umutlarla, dualarla ve oruçla girmelidir. Nitekim yeni senenin ilk gününü oruçlu ve şükür içinde geçirmek bereketli olacaktır.

Ayrıca mübarek gün ve gecelerde kaza namazları olanların öncelikle kaza namazları uygundur. Kur’an-ı Kerim okumak ve anlamak, dini eserlerden istifade etmek, zikir ve salavatla meşgul olmakta unutulmamalıdır. Muharrem ayı duası ilk gece kılınan namazların ardından edildiği gibi ay içinde de zikir ve ibadetlerin ardından dua edilebilir.

Muharrem Ayı İle İlgili Hadis-i Şerifler

Hürmet edilen manasına gelen Muharrem ayı. İslam takviminin ilk ayı olduğu gibi önemli hadiselerle birlikte hadis-i şeriflerde zikredilmiştir. Hadislerin büyük oranı oruç tutulmasının sevabı ile ilgilidir. Muharrem ayı ile ilgili hadisler aşağıdaki gibi sıralanabilir.

Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle buyurmuştur: “Ramazan’dan sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem’de tutulan oruçtur. Farz namazlardan sonra en faziletli namaz da gece namazıdır.” (Müslim, Sıyâm, 202-203 [1163]).

Hz. Peygamberimiz (S.A.V) "Muharrem ayı Allah’ın ayı" diye nitelendirilmiştir (Müslim, Sıyâm, 202-203 [1163]).

Allah Resulü (S.A.V) diğer bir Hadis-i Şerif'te şöyle buyurmuştur: “Âşûrâ günü orucunun önceki yılın günahlarına keffâret olacağını zannederim.” (Müslim, Sıyâm, 196-197 [1162]) buyurmuştur.

Teşrik tekbiri nedir, nasıl getirilir, ne zaman başlar?
Teşrik tekbiri nedir, nasıl getirilir, ne zaman başlar?
İçeriği Görüntüle

Muharrem Ayında Yapılacak Zikir ve Tesbihler
Muharrem Ayı, İslam takvimine göre Hicri yılın ilk ayıdır ve dini açıdan büyük bir öneme sahiptir. Muharrem ayında zikir yapmak, Allah'ı (c.c.) anmak ve O'na olan sevgi ve bağlılığı ifade etmek, Allah Resulüne salat ve selamda bulunmak (S.A.V) güzel bir ibadet şeklidir. Zikir, kişinin Allah ile olan bağını güçlendiren, ruhunu arındıran ve huzur veren manevi bir uygulamadır.

Muharrem ayında yapılabilecek bazı zikirler şunlardır:

Kelime-i Tevhid: "Lâ ilâhe illallah, Muhammedun Rasûlullah." İslam'ın temel inancını ifade eden bu zikir, Allah'ın birliğini ve Hz. Muhammed'in peygamberliğini ilan eder. “Allah'tan başka ilah yoktur, Muhammed Allah'ın elçisidir” anlamına gelmektedir.

Salavat-ı Şerife: "Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed." Sevgililer sevgilisi Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'e (S.A.V) salavat getirmek, sevap kazandırır ve manevi bağışlama sağlar.

Subhanallah, Elhamdülillah, Allahu Ekber: Allah'ı (c.c) yüceltmek, O'na şükretmek ve O'nun yüceliğini anmak için bu zikirleri tekrar etmek yaygındır.

Ayet-el Kürsi: "Allahu lâ ilâhe illâ hüve'l-Hayyü'l-Kayyûm..." Bu ayet, Allah'ın yüceliğini ve güçlülüğünü anlatır ve sık sık okunması önerilir.

"Allah, O Allah’tır. O, yegâne hak mâbuddur ki O’ndan başka İlâh yok, yalnız O; daima yaşayan, duran, tutan, her an bütün hilkat üzerinde hâkim, Hayy ü Kayyum ancak O’dur. Ne gaflet basar O’nu, ne uyku. Göklerde, yerde ne varsa hepsi O’nundur. Kimin haddine ki izni olmaksızın O’nun yanında şefaat edebilsin? Allah, yarattıklarının işlediklerini, işleyenlerini, geçmişlerini, geleceklerini bilir. Onlar ise O’nun bildiklerinden yalnız dilediği kadarını kavrayabilir; başka bir şey bilemezler. O’nun kürsüsü, ilmi bütün gökleri ve yeri kucaklamıştır ve bunların koruyuculuğu, bunları görüp gözetmek kendisine bir ağırlık da vermez. O, öyle ulu, öyle büyük ve yücedir."

Tesbihat: Subhanallah, Elhamdülillah, Allahu Ekber gibi kelimeleri belirli sayılarda tekrar ederek yapılan zikirlerdir.

Muharrem Ayı Duası: İlk Gece ve İlk Gün Duaları
“Bütün hamdler, âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir. Salât ve selâm, Efendimiz Muhammed’in ve âl-i ashabının tamamının üzerine olsun.

Ey Allah’ım! Sen Ebedî’sin, Kadîm’sin (başlangıcın ve sonun yoktur)! Hayy’sın, Kerîm’sin (hakikî hayat sahibi de, kerem sahibi de ancak Sensin)! Hannân’sın, Mennân'sın (son derece acıyan ve çokça lütuflarda bulunan Rabbimizsin)!

İşte bu yeni senedir! Ben bu sene Senden dilerim ki beni kovulmuş şeytandan ve onun dostlarından koruyasın, kötülüğü çokça emreden bu nefse karşı bana yardım edesin ve beni Sana yaklaştıran amellerle meşgul edesin.

Ey kerem sahibi! Ey celâl ve ikrâm sahibi! Ey acıyanların en merhametlisi! Rahmetinle kabul eyle!

Allah-u Teâlâ, Efendimiz ve peygamberimiz Muhammed (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)’e, âl-i ashabının ve Ehl-i Beyt’inin tamamına salât ve selâm eylesin.”

10 Muharrem ve Kerbela

Son peygamber Hazreti Muhammed'in torunu Hazreti Hüseyin ve ehlibeytten 72 kişinin şehit düştüğü "Kerbela olayı", İslam dünyasında asırlardır Müslümanların dinmeyen ortak acılarından biri olarak yer tutuyor

661

Uzun süren siyasi mücadeleler sonucu halifelik makamını ele geçiren Muaviye, Hazreti Hasan'ın şehadetinden sonra "halifelik" makamının saltanata dönüştürülmesi adına oğlu Yezid için halktan biat almaya başladı. Fakat Hazreti Hüseyin bu durumu kabullenmedi.

680

Muaviye'nin ölümünden sonra yerine geçen oğlu Yezid, ilk iş olarak Hazreti Hüseyin'in biatını almak istedi

Hazreti Hüseyin, biat ettirilmesine yönelik baskılar artırılınca durumun kötüye gideceğini anlayarak, aile fertleriyle Mayıs 680'de Mekke'ye doğru hareket etti
Mekke'ye gelen Kufeliler ise Hazreti Hüseyin'i şehirlerine davet ederek, Emevilere karşı birlik oluşturmayı teklif etti.

Hazreti Hüseyin daha önce hem babası Hazreti Ali'ye hem de ağabeyi Hazreti Hasan'a karşı ihanetlerine şahit olduğu Kufelilerin samimiyetlerini anlamak için amcasının oğlu Müslim bin Akil'i Kufe'ye gönderdi.

Kufe'de 18 bin kişi, Müslim'in Önünde Hazreti Hüseyin'e biat etti. Ancak daha sonra Kufeliler, Emevilerin Müslim'i öldürmesine göz yumdu Son gelişmelerden haberdar olamayan Hazreti Hüseyin, aile fertleriyle Kufe'ye doğru yola çıktı

Hazreti Hüseyin yolda Müslim'in başına gelenleri haber aldı. Fakat Müslim'in oğullarının, babalarının intikamını almak istemelerini söylemesi üzerine yoluna devam etti.

Kufe Valisi Ubeydullah bin Ziyad'ın bin askerle gönderdiği Hürr bin Yezid, kafilenin yola devam etmesine izin vermeyerek, Hazreti Hüseyin'e validen yeni bir emir gelinceye kadar Kufe ile Medine arasında bir yol takip etmesini söyledi.

Bunun üzerine Fırat Nehri kenarındaki Kerbela Çölü'ne önce Hazreti Hüseyin, sonra Ömer bin Sa'd ulaştı.

Kufe Valisi Ubeydullah, Ömer'e, Hazreti Hüseyin'den Yezid adına biat almasını, aksi halde suyla bağlantısının kesilmesini emretti Hazreti Hüseyin ve yanındakiler, biat teklifini kabul etmedi Hazreti Hüseyin ile beraberindeki 32 atlı ve 40 piyade, bölgede kurulan çadırda savaş hazırlıklarını tamamladı

Hazreti Hüseyin ve beraberindekiler ile Yezid taraftarları, Kerbela'da karşı karşıya geldi

Kerbela'da Hazreti Hüseyin, çocukları Ali el-Ekber, Cafer ve Abdullah ile beraberindekiler şehit edildi.

Kerbela, Muharrem ayının onuncu gününe denk gelmektedir.