Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yılmaz, Saadet Partisi Genel Merkezinde gerçekleştirdiği basın açıklamasında, “İktidara destek veren medya organları reklam yağmuruna tutulurken, hakikati söylemeye çalışan kanallara bu yağmurdan tek damla düşmüyor.” dedi.
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz, “Siz bakmayın Ekran ünlüsü sözde gazetecilerin saçından tırnağından kokain fışkırmasına gerçek gazeteciler, yüzlerce medya emekçisi proteine ulaşmakta zorlanıyor. Çünkü kamu kaynakları ehliyete, liyakate reytinge göre değil, maalesef iktidara olan sadakate göre ödüllendiriliyor.” şeklinde konuştu.

“Medya sektörü derin bir ekonomik adaletsizliğin pençesindedir”
“Bugün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü, bütün basın emekçilerinin kalemini haktan ve hakikatten yana kullanan bütün gazetecilerin çalışan gazeteciler gününü kutluyoruz.
10 Ocak’ta ülkemizdeki acı bir gerçeği de ifade etmek zorundayız. Maalesef bugün kutlama yapmak için değil bir mesleğin can çekişini, uğradığı haksızlıkları, maruz bırakıldığı kuşatmayı haykırmak için buradayız. Medya sektörü bugün derin bir ekonomik adaletsizliğin pençesindedir. Tıpkı emeklilerimizde, tıpkı asgari ücretle evine helal lokma taşımaya çalışan milyonlarca asgari ücretlimizde olduğu gibi, medya sektörünün gerçek emekçileri gerçek gazetecilerde tarihinin en zor en sıkıntılı dönemlerinden birini yaşıyor.
Siz bakmayın Ekran ünlüsü sözde gazetecilerin saçından tırnağından kokain fışkırmasına. Gerçek gazeteciler, yüzlerce medya emekçisi proteine ulaşmakta zorlanıyor.
Çünkü kamu kaynakları ehliyete, liyakate reytinge göre değil, maalesef iktidara olan sadakate göre ödüllendiriliyor.”
“İktidar, kendisine destek veren kanallara 1 yılda 19 milyon 712 bin 677 saniye reklam verdi”
“Şimdi size bir rakam göstermek istiyorum. Burada 19 milyon 712 bin 677 yazıyor. Neyin rakamı! Söyleyelim.
2025 yılında kamu şirketlerinden iktidara yakın televizyon kanallarına verilen reklamın süresi. Evet yanlış duymadınız, yanlış görmediniz. İktidar kendisine destek veren Televizyon kanallarına son 1 yılda tam 19 milyon 712 bin 677 saniye reklam vermiş. Dikkatinizi çekiyorum bu sadece saniye miktarı. Bunun parasal karşılığı milyarlarca liraya tekabül ediyor. Yani iktidara destek veren medya organları reklam yağmuruna tutulurken, hakikati söylemeye çalışan kanallara bu yağmurdan tek damla düşmüyor. Bu haksızlıktır, bu ayrımcılıktır bu zulümdür. Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa. Maalesef birçok televizyon kanalı, birçok medya kuruluşu bu nedenle kapanmak zorunda bırakılmış birçok basın emekçisi de işsiz kalmıştır.”
“10 Ocak’ım bayram gibi kutlayacağımız, sansürsüz bir Türkiye diliyoruz”
“Bugün maalesef çalışan gazeteciler gününde Türkiye’nin en büyük sorunu çalışamayan gazeteciler olmuştur. Bugün çalışamayan gazeteci sayısı çalışan gazeteci sayısından kat be kat fazla hale gelmiştir. Yüzlerce gazeteci sadece gerçekleri yazdıkları için kara listelere alınmış, sektör dışına itilmiştir. Buradan bir kez daha söylüyoruz; Kamu imkanları iktidara değil millete aittir. Bu imkanlar medyayı terbiye aracı olarak kullanılamaz. Çünkü gazeteciler sustuğunda hakikat susar. Baskıya boyun eğmeyen, kalemini hakikat için kullanan tüm basın emekçilerinin yanındayız.10 Ocak’ın gerçekten bayram gibi kutlanacağı sansürün baskının olmadığı yaşanabilir bir Türkiye temennisiyle bütün basın emekçilerinin çalışan gazeteciler gününü kutluyorum.”


