TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İsrail Meclisi'nin Filistinli esirleri hedef alacak skandal 'idam cezası yasası'nı onaylamasını sosyal medya hesabından değerlendirdi.

Kurtulmuş, yasaya tepkisini şu sözlerle dile getirdi:

"Knesset, Filistinli mahkûmlara idam cezası getiren düzenlemeyi savaş suçlusu Netanyahu’nun da desteğiyle yasalaştırdı. Düzenleme, Batı Şeria’da ölümle sonuçlandığı iddia edilen “terör” eylemlerinde Filistinliler için idam yolunu açarken, İsrail vatandaşları bakımından farklı bir ceza rejimi öngörüyor. İsrail’de son idam infazı 1962’de uygulanmıştı ve yasa muhtemeldir ki Yüksek Mahkeme denetimine götürülecek. Knesset’te kabul edilen bu düzenleme fiili işgali ceza hukuku kisvesi altında kalıcılaştırma girişimidir. Bu durum, kimlikleri esas alarak devlet gücünü ölüm yetkisine dönüştüren tehlikeli bir eşiktir. Etnik aidiyete göre işleyen ayrımcı ceza rejimi tahkim edilmektedir. Aynı fiil bakımından bir topluluğa idam, diğerine başka bir yaptırım öngören yaklaşım hukuki değildir; apaçık bir zulümdür."

Milli Savunma Bakanı Güler Katar heyetini kabul etti
Milli Savunma Bakanı Güler Katar heyetini kabul etti
İçeriği Görüntüle

"Tüm devletler safını belli etmelidir"

Kararı "barbarlık ve insanlık dışı" olarak değerlendiren Kurtulmuş şunları ifade etti:

"İsrail yönetimi, Gazze’de sürdürdüğü soykırımı şimdi de yargı düzeni üzerinden Batı Şeria’ya taşıma niyetini açıkça ortaya koymuştur. İşgal altında yaşayan Filistinlilere karşı ölüm cezasını uygulamaya teşebbüs etmek, adil yargılanma ilkesi başta olmak üzere tüm temel prensiplere açık saldırıdır. Netanyahu hükûmeti, bir kez daha meselenin Filistin halkını hukuk önünde de eşit insan saymayan bir tahakküm düzenini kalıcı hâle getirmek olduğunu göstermiştir. Bu yasa, uluslararası sistemin meşruiyet krizini daha da derinleştirecektir. Uluslararası toplum, İsrail parlamentosunun bu menfur kararını birkaç cılız açıklamayla geçiştirirse, İsrail hükümetini ve benzer ırkçı, ayrımcı, apartheid uygulamalarını da cesaretlendirmiş olacaktır. Mesele artık ahlâkî, siyasi ve medeni bir turnusol kâğıdıdır. Tüm devletler safını belli etmelidir. Ya insan hayatını evrensel bir değer olarak savunacaklar ya da kimliğe göre değişen bir hukuk sistemine sessiz kalacaklar. Biz, bu barbar, insanlık dışı kararın takipçisi olacağız. Parlamentolar, uluslararası kuruluşlar ve hukuk mercileri nezdinde gerekli tüm girişimlerin yürütülmesi için çağrımızı açık biçimde yineliyoruz. İsrail hükûmeti şunu bilmelidir ki işgali kalıcılaştıran her adım, insaf ve vicdan sahibi geniş kitlelerce lanetlenecek, İsrail’in meşruiyetini ortadan kaldıracaktır."