Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’ın ramazan mesajı

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, 2 Nisan Cumartesi günü başlayacak olan ramazan ayı münasebetiyle açıklamada bulundu.

Ramazan ayının her şeyden önce bir Kur’an ayı olduğunu belirten Erbaş, “İnsanlık için bir hidayet, rahmet ve şifa kaynağı olarak gönderilen Kur’an-ı Kerim bu ayda indirilmiştir.” dedi.

Erbaş, bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’nde nazil olmaya başlayan Kur’an-ı Kerim’in, günah ve isyan ateşinin kavurucu etkisiyle çoraklaşmış yüreklere ab-ı hayat olduğunu; cehaletin karanlığında kaybolan, varoluşun anlamını unutan, kendine ve Rabbine yabancılaşan insanlığı yeniden fıtratıyla buluşturduğunu kaydetti.

Kur’an’la mübarek kılınan ve bünyesinde birçok ibadeti barındıran ramazan ayının, bir ibadet ve tefekkür zamanı olduğunu ifade eden Erbaş, bu aya mahsus ibadetlerin başında oruç ibadetinin geldiğini kaydetti.

Erbaş, Allah’ın lütuf ve rahmetinin müminler üzerine sağanak misali yağdığı ramazan ayının, tam anlamıyla af ve mağfiret mevsimi olduğunu ifade ederek, sözlerine şöyle devam etti:

“Cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır”

“Sevgili Peygamberimiz, bu ayda cennet kapılarının açıldığını, cehennem kapılarının kapatıldığını ve şeytanların zincire vurulduğunu haber vermiştir. Dolayısıyla hayra yönelmenin her zamankinden daha faziletli olduğu bir zaman dilimi olarak ramazan, kendimizle yüzleşmemiz, kitabımızla buluşmamız, hayatımızı muhasebe etmemiz, hata ve günahlarımızdan arınarak bütün benliğimizle Rabbimize yönelmemiz için eşsiz bir fırsattır. Dolayısıyla bu ayda oruç tutmanın yanı sıra bol bol Kur’an okumalı, tefekkür ve tezekkür ederek, dua, tövbe ve istiğfarda bulunmalıyız.”

Ramazan ayının, aynı zamanda bir paylaşma, yardımlaşma ve dayanışma mevsimi olduğuna işaret eden Erbaş, “Bu ayda vereceğimiz fitrelerimiz, zekâtlarımız, sadakalarımız ve yapacağımız tüm iyiliklerimiz, Yüce Rabbimizin bizlere bahşettiği sayısız nimetlere karşılık bir şükür borcudur.” dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, şunları kaydetti:

“İyiliği ve bereketi çoğaltmanın gayreti içerisinde olalım”

“İyiliklerin kat kat karşılık bulacağı bu günlerde ihtiyaç sahibi kardeşlerimize, yoksullara, kimsesizlere, yetimlere el uzatmak, onların ihtiyaçlarını gidermek, öncelikli görevimiz olmalıdır. Bize umut bağlayan, bizden bir yardım eli bekleyen kardeşlerimizin sıkıntılarını bir nebze de olsa giderebilmek, bizim için en büyük kazanım olacaktır. Dolayısıyla zekât, fitre, sadaka ve iftar sofralarımızla iyiliği ve bereketi çoğaltmanın gayreti içerisinde olalım. Unutmayalım ki zekâtlarımız, fitrelerimiz, sadakalarımız ve tüm iyiliklerimiz, bizi değerli kılan inancımıza ve Rabbimize karşı samimiyetimizin, sadakatimizin ve dürüstlüğümüzün bir göstergesidir. Hiç şüphesiz Yüce Rabbimiz, verdiklerimizden daha hayırlısını ramazanın bereketiyle bizlere ihsan edecektir. Bu bilinçle ihya edeceğimiz Ramazan ayı, hiç şüphesiz bizlere, dünyanın sıkıntı ve olumsuzluklarına karşı güçlü bir duruş kazandıracaktır. İbadetlerimizdeki ihlâs, samimiyet, sebat ve devamlılık ise bizleri Allah’ın sonsuz rahmetine, mağfiretine ve rızasına ulaştıracaktır.”