Arıkan paylaşımında, “Katili ‘barış elçisi’, işgalciyi ‘güvenlik mağduru’ gösteren hiçbir kurulun, hiçbir planın meşruiyeti yoktur” ifadelerini kullandı.

Toplantıda alınan “ekonomik paket” ve “güvenlik koridoru” kararlarını eleştiren Arıkan, Gazze’nin bir ticaret sahası gibi ele alınamayacağını belirterek, “Gazze bir ticaret sahası değil, İslam dünyasının onurudur” dedi.

ABD eski Başkanı Donald Trump’ın “hızlı çözüm” söylemine de değinen Arıkan, bunun Filistin halkını topraksız ve Kudüs’ü statüsüz bırakma planı olduğunu ileri sürdü. Aynı gün İsrail’in Batı Şeria’ya ilişkin ilhak ve arazi tesciline dair adımlar attığı yönündeki açıklamaların da dikkat çekici olduğunu ifade etti.

Saadet Partisi de Arıkan’ın paylaşımını alıntılayarak yaptığı açıklamada, “Saadet Partisi olarak bu açık gerçeklere rağmen Gazze Barış Kurulu’nda yer alan iktidara sesleniyoruz: Adalet, güçlünün kılıcı altında değil, haklının yanında durarak tesis edilir. Türkiye, Washington’ın ‘çözüm’ adı altındaki dayatmalarına boyun eğmemelidir. Türkiye bu kuruldaki varlığıyla Filistin’in toptan ilhakına meşruiyet sağlayan bir ülke konumuna düşürülmemelidir. Gerçek barış ancak nehirden denize özgür bir Filistin’le mümkün olacaktır” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, Türkiye’nin Filistin meselesinde haklının yanında durması gerektiği vurgulanırken, söz konusu kurulun bölgedeki işgali kalıcı hale getirecek adımlara zemin hazırlamaması gerektiği belirtildi.