Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı, yayımladığı Sosyal Gündem Analiz Raporu'nda Avrupa'dan Türkiye'ye yönelik plastik atık ithalatındaki ürkütücü artışa dikkat çekti.

ALMANYA VE İNGİLTERE'NİN BİR NUMARALI ADRESİ TÜRKİYE

Raporda yer alan verilere göre, AB ülkelerinin 2025 yılındaki yaklaşık 1,5 milyon tonluk plastik atık ihracatının üçte biri (503 bin ton) Türkiye'ye yapıldı. 2024 yılında 426 bin ton olan bu rakamın bir yıl içinde yüzde 18 artış gösterdiği kaydedildi. Almanya'nın ihraç ettiği 814 bin ton plastik atığın 154 bin tonu Türkiye'ye gönderilirken, bu ülkenin Türkiye'ye gönderdiği atık miktarının bir yıl içinde 72 bin tondan 154 bin tona çıkarak ikiye katlandığı ifade edildi. Ayrıca İngiltere'nin de ihraç ettiği 675 bin ton atığın 139 bin tonunu Türkiye'ye göndererek ülkemizi birinci sıraya yerleştirdiği vurgulandı.

HALK SAĞLIĞI VE ÇEVRE TEHDİT ALTINDA

Plastik atık meselesinin aynı zamanda bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekilen raporda, ithal edilen plastiklerin kontrolsüz biçimde depolanması, yakılması veya çevreye bırakılmasının toprak ve su kaynaklarını kirlettiği, mikroplastiklerin doğaya yayılarak tarımsal üretim alanlarına zarar verdiği belirtildi. Türkiye'nin ekonomik değeri sınırlı, kirli veya geri dönüştürülmesi güç plastik atıkların nihai adresi haline gelmesinin kabul edilemez olduğu vurgulanarak, ithal atıkların izlenebilirliğinin dijital sistemlerle sağlanması ve kamuoyuna şeffaf veri açıklanması talep edildi.

AV. SİNAN TEKİN: ÇEVRE BİZE ALLAH'IN EMANETİDİR

Raporun bulgularını değerlendiren Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanı Av. Sinan Tekin, çevre meselesine yalnızca ekonomik açıdan bakmadıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Trump New York'ta görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Trump New York'ta görüşecek
İçeriği Görüntüle

"Bizim medeniyet anlayışımızda çevre Allah'ın bize emanetidir. Toprak emanettir, su emanettir, hava emanettir. Geri dönüşüm adı altında Türkiye'nin Avrupa'nın plastik atık yükünü taşımasını doğru bulmuyoruz. Kendi şehirlerimizde oluşan atıkları yeterince ayrıştıramazken, başka ülkelerin yüz binlerce ton atığını ülkemize getirmek sürdürülebilir bir politika değildir. Türkiye'nin geri dönüşüm kapasitesi öncelikle kendi atığını ekonomiye kazandırmak için kullanılmalıdır. Bizim toprağımız başka ülkelerin çöp sahası değildir. Suyumuz, havamız ve toprağımız ticari hesaplara feda edilemez."