İran, son dönemde maruz kaldığı saldırıların ardından altyapı çalışmalarına hız verirken, sağlık alanında da devrim niteliğinde adımlar atmaya başladı. 12 günlük ve 40 günlük Ramazan savaşı süreçlerinde hedef alınan yol ve köprü gibi stratejik noktalar hızla onarılırken, hastaneler ve sağlık merkezlerinde ise eskisinden daha güçlü ve etkili projeler hayata geçiriliyor.

Bu kapsamda, İran’ın başkenti Tahran’ın merkezinde bulunan Peygamberan Hastanesi’nde “Savaş ve Sağlık” konulu önemli bir etkinlik düzenlendi. Savaş dönemlerinde sağlık merkezlerinin hedef alınmasının bir insanlık suçu olduğuna dikkat çekilen programda, ülkenin kriz yönetimindeki başarısı gözler önüne serildi.

ABD Başkanı Trump'tan, Gazze'de ateşkes öncesi Netanyahu'ya "Yahudiler senden bıktı" tepkisi
ABD Başkanı Trump'tan, Gazze'de ateşkes öncesi Netanyahu'ya "Yahudiler senden bıktı" tepkisi
İçeriği Görüntüle

"Kriz masası kurduk, personelimiz fedakârca çalıştı"

Programda konuşan Peygamberan Hastanesi Başkanı Dr. Vahid Merdani, konuşmasına dünyada barış temennisiyle başladı. İran’ın gerek yakın dönemdeki savaş süreçlerinde gerekse koronavirüs pandemisinde çok ciddi tecrübeler kazandığını belirten Dr. Merdani, günün şartlarına uyum sağlayarak dünya genelinde önemli başarılara imza attıklarını ifade etti.

Saldırıların ilk saatlerinden itibaren hastane bünyesinde bir kriz masası oluşturduklarını aktaran Dr. Merdani, şu ifadeleri kullandı:

“Bütün personelimiz tam kadro günün her saatinde görevinin başındaydı ve büyük bir özveriyle çalıştı. Hastanemizin bulunduğu bölgede hedef alınan birçok yer oldu. Bu bölgelerde yaralanan vatandaşlarımızın hem fiziksel hem de psikolojik sağlık sorunlarıyla birebir ilgilendik. Savaşın insanlar üzerinde bıraktığı psikolojik yıkımı hafifletmek için sağlık çalışanlarımız halkın sağlığına her yönüyle yoğunlaştı.”

"Sağlık merkezlerinin hedef alınması savaş suçudur"

Günümüz savaşlarının klasik yöntemlerin ötesinde, daha yıkıcı ve kalıcı izler bırakan nitelikte olduğunu belirten Dr. Merdani, uluslararası hukuka göre hastanelerin hedef alınmasının açık bir savaş suçu olduğunu hatırlattı. Dr. Merdani, "Savaşa rağmen saldırıya maruz kalan sağlık merkezlerinin durumu çok daha vahimdir. Biz insan yetiştiren, insan yaşatan bir anlayışın mirasını taşıyoruz. Bizim medeniyetimiz, savaşta insanları öldürmek değil, yaşatmak üzerine kurulmuştur" diyerek tepkisini dile getirdi.

Modern yöntemler ve geleneksel tıp bir arada

Gelecek döneme dair projelerinden de bahseden Dr. Vahid Merdani, tarihi ve kültürel mirasın bir parçası olan geleneksel tıp alanında sertifikalı kurslara ağırlık vereceklerini müjdeledi. Tıp tarihine yön veren İslam alimlerinin kaynak kitaplarının hala geçerliliğini koruduğunu belirten Merdani, bu köklü mirası modern tıp teknolojisiyle harmanladıklarını ifade etti.

Ambargolara rağmen sağlık turizminin merkezi oldu

İran Sağlık Bakanlığı ve ilgili kurumların destekleriyle hem eğitim hem de klinik hizmetlerinde büyük başarılar yakaladıklarını vurgulayan Dr. Merdani, tüm ambargo ve yaptırımlara rağmen bölgede söz sahibi uzmanlar yetiştirdiklerini söyledi.

Hastanelerine sadece yerli vatandaşların değil; Irak, Azerbaycan ve Afganistan gibi komşu ülkelerden de çok sayıda hastanın müracaat ettiğini belirten Dr. Merdani; başta kalp-damar cerrahisi ve kanser tedavisi olmak üzere, en gelişmiş modern cihazlarla ve yenilikçi yöntemlerle hizmet vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.