Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sinan Tekin basın açıklaması gerçekleştirdi.
Türkiye’nin son yirmi yılda yükseköğretim alanında önemli bir sayısal genişleme yaşadığını belirten Tekin, üniversite sayısının arttığını, kontenjanların genişlediğini ve üniversite eğitiminin genç nüfusun büyük bölümü için erişilebilir hale geldiğini ifade etti. Bugün gelinen noktada neredeyse her üç gençten birinin üniversite öğrencisi ya da mezunu olduğunu vurgulayan Tekin, bu tabloya eşlik eden başka bir gerçeğe dikkat çekti.
Tekin’in Basın Açıklaması;
“DİPLOMA GÜVENCE OLMAKTAN UZAKLAŞIYOR”
“Türkiye son yirmi yılda yükseköğretim alanında tarihinin en büyük sayısal genişleme sürecini yaşamıştır. Üniversite sayısı artmış, kontenjanlar genişlemiş, üniversite eğitimi genç nüfusun büyük bölümü için ulaşılabilir hale gelmiştir. Bugün gelinen noktada, neredeyse her üç gençten biri üniversite öğrencisi ya da mezunudur.
Ancak bu tabloya eşlik eden bir başka gerçek vardır: Üniversite mezunu genç işsizliği artmaktadır. Mezunların gelirleri düşmektedir. Diploma toplumsal ve ekonomik güvence sağlamaktan uzaklaşmaktadır. Bugün Türkiye’de üniversite eğitimi, gençler için bir umut kapısı olmaktan çıkıyor.”
“ULUSLARARASI AKADEMİK REKABETTE GERİDEYİZ”
“Uluslararası sıralamalara bakıldığında, üniversite sayısındaki artışın bilimsel üretim ve akademik etki açısından güçlü bir karşılığının olmadığı görülmektedir. Bilimsel yayınların etkisi sınırlı kalmakta, üniversiteler uluslararası akademik rekabette geride durmaktadır. Bu tablo, üniversitelerin asli işlevleri olan bilgi üretme, araştırma yapma ve topluma yön verme görevlerini yerine getirmekte zorlandığını göstermektedir.”
“ÜNİVERSİTELER DİPLOMA DAĞITAN KURUMLARA DÖNÜŞTÜ”
“Bilim, özgür bir ortam olmadan gelişebilir mi? Akademisyenler baskı altında üretken olabilir mi? Eleştirel düşüncenin sınırlandığı bir ortamda üniversiteler, toplumun geleceğine nasıl katkı sunabilir? Türkiye’de akademik özgürlükler özellikle belirli dönemlerde ciddi biçimde daralmıştır. Akademik özgürlüğün gerilediği bir sistemde üniversiteler, bilgi üreten mekânlar olmaktan çıkarak diplomaların dağıtıldığı bürokratik kurumlara dönüşmektedir.”
“ÜNİVERSİTE MEZUNLARI İÇİN İŞSİZLİK YENİ NORMAL”
“İşsizlik giderek üniversite mezunları arasında yoğunlaşıyor. Bu durum, yükseköğretim diplomasının istihdam açısından belirleyici bir avantaj olmaktan çıktığını göstermektedir. Şu soruyu sormak zorundayız: Bir ülkede üniversite mezunu olmak işsiz kalma riskini azaltmıyorsa, eğitim sistemi ne işe yaramaktadır? Üniversite mezunlarının önemli bir bölümü kendi alanları dışında çalışmakta, aldıkları eğitimin karşılığını iş hayatında bulamamaktadır. Özellikle sosyal bilimler ve beşeri bilimler mezunları için alan dışı çalışma neredeyse kalıcı bir hâl almıştır.”
“BEYİN GÖÇÜ GENÇ YAŞ GRUPLARINDA HIZ KAZANDI”
“Üniversite mezunlarının sahip olduğu gelir avantajı yıllar içinde belirgin biçimde azalmıştır. Mezunların ortalama gelirleri genel ortalamaya yaklaşmış, hatta bazı alanlarda bu ortalamanın altına gerilemiştir. Yurt dışına yönelim özellikle genç yaş gruplarında hız kazanmıştır. Eğitimli gençler, emeklerinin karşılığını alabilecekleri ülkeleri tercih etmektedir. Bugün Türkiye’nin ihtiyacı olan şey, sorunları halının altına süpürmek değil, onları açıkça konuşmaktır”
“SAADET İKTİDARINDA ÜNİVERSİTELER ASLİ GÖREVLERİNE DÖNECEK”
“Üniversiteleşme politikaları, istihdam stratejileri, gençlik ve sosyal politikalar birlikte ele alınmadıkça bu sorunlar artarak devam eder. Saadet iktidarında üniversiteler, asli görevleri olan eğitim, araştırma, uygulama, bilgi üretme ve yayma faaliyetlerini özgür bir ortamda yerine getirecektir. Üniversiteler siyasi baskıdan ve vesayetten arındırılacak; özerk, demokratik ve katılımcı bir idari yapıya kavuşturulacaktır. Akademik özgürlük güvence altına alınacak, üniversiteler bilimin merkezleri hâline getirilecektir. Üniversite yönetimleri şeffaflık ve hesap verebilirlik esasına göre yeniden yapılandırılacaktır.
Üniversiteler bulundukları ilin ve bölgenin doğal ve beşerî envanterini çıkaran, yerel potansiyeli harekete geçiren kurumlar hâline getirilecektir. Üniversiteler sadece diploma veren yapılar olmayacak; bölgesel kalkınmanın öncüsü olacaktır.
Gençlerin bilgisi, yaşadıkları şehirlerin üretim gücüne dönüştürülecektir. İş dünyası ile üniversiteler arasındaki bağ güçlendirilecektir. Üniversitelerde üretilen bilgi raflarda kalmayacak, istihdama ve üretime dönüşecektir. Teknoparklar etkinleştirilecek, bilgi bankaları kurulacak, bilimsel birikimin yaygınlaşması sağlanacaktır. Saadet iktidarında üniversiteler, yeniden Türkiye’nin geleceğini kuran kurumlar olacaktır.”





