Türkiye Denizciler Sendikası’nda şube delege seçimleri sürerken, Marmara Bölge Şubesi seçimleriyle ilgili tartışmalar gündeme geldi.
Karaer, Türkiye Denizciler Sendikası Marmara Bölge Şubesi’nde gerçekleştirilen delege seçimlerinde seçim takviminin ve oy kullanacak üyelerin yer aldığı hazirun listesinin yeterince ilan edilmediğini, başvuru ve itiraz süreçlerine ilişkin de açık bir takvim oluşturulmadığını iddia etti.
“Uzun süredir aynı koltukta oturan yöneticiler çalışanları temsil edemiyor”
Kaptan Ercan Karaer, Marmara Şubesi üyelerinin önemli bir bölümünün kamuya ait denizcilik kurumlarında kamu işçisi statüsünde görev yaptığını belirterek, farklı meslek gruplarının seçimlerde adil biçimde temsil edilmesi amacıyla bir liste oluşturduklarını söyledi.
Karaer, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bizler kılavuz kaptandan römorkör ve bot personeline, fener teknisyeninden büro memuruna kadar farklı kademelerde çalışan deniz emekçileriyiz. Yıllar önce emekli olan ve 20 senedir aynı koltukta oturan sendikacıların iş yaşamından koptuğunu ve bizleri temsil kabiliyetlerinin kalmadığını düşünüyoruz.”
Yeni Rota Hareketi olarak delege seçimleri için farklı çalışma kademelerinin adil şekilde temsil edildiği bir liste hazırladıklarını ifade eden Karaer, çalışanlar arasında seçimlere yönelik ilginin arttığını belirtti. Karaer, vaatlerin, projelerin ve çalışanların karşılaştığı sorunların ele alındığı bir program hazırladıklarını söyledi.
“Sendika Genel Merkezi seçimlerde taraf oldu”
Karaer, seçim sürecinin sendika genel merkezi tarafından yürütülmesini de eleştirdi. Sendika tüzüğüne göre şube delege seçimlerinin genel merkez tarafından yürütüldüğünü belirten Karaer, bunun genel merkezin aynı zamanda seçim sürecinde taraf konumuna gelmesine yol açtığını savundu.
Karaer, “Sendika tüzüğüne göre şube delege seçimleri sendika merkezince yürütülüyor. Bu da hem seçimde taraf olma hem de seçimi yürütme anlamına geliyor” dedi.
Seçim sürecinin başlangıcından itibaren çeşitli sorunlarla karşılaştıklarını ileri süren Karaer, ayrıntılı seçim takviminin ilan edilmediğini, oy kullanacak üyelerin yer aldığı hazirun listesinin paylaşılmadığını ve başvuru ile itiraz süreçlerine ilişkin bilgilerin açık şekilde duyurulmadığını öne sürdü.
“Yeni üyelerimizin olduğunu seçim günü öğrendik”
Karaer, seçim günü bazı üyelerin varlığından haberdar olduklarını da iddia ederek, üyelik ve seçmen listelerinin şeffaf biçimde açıklanması gerektiğini savundu.
Açıklamasında seçim sürecindeki belirsizlikleri eleştiren Karaer, “Hiç bilinmeyen yeni üyelerimizin olduğunu seçim yapıldığı gün öğrendik” ifadelerini kullandı.
Karaer ayrıca, seçimlerin yürütülme biçimine ilişkin eleştirisini ironik bir ifadeyle dile getirerek, “Bu keyfilik devam ederse arkadaşlarımız, ‘Somali’de üyelerimiz var, orada da bir sandık kurulabilir’ diyor” şeklinde konuştu.
“Sandıklarda muhalefet temsilcisi ve bağımsız gözlemci yok”
Yeni Rota Hareketi Temsilcisi Karaer’in en önemli itirazlarından biri de sandık güvenliği konusunda oldu.
Karaer, yapılan seçimlerde muhalefet temsilcilerinin ve bağımsız gözlemcilerin sandıklara alınmadığını öne sürdü. Bazı üyelerin, sandık güvenliği konusunda yaşanan endişeler nedeniyle oy pusulalarını işaretlediğini ve bu pusulaların sandıktan çıkmadığını iddia etti.
Karaer, önlerinde Çanakkale ve İstanbul sandıklarının bulunduğunu belirterek, bu sandıklarda da muhalefet adına gözlemci bulunmadığını ve bazı çalışanların baskı ve mobbing gördüğünü ileri sürdü.
“Önümüzde Çanakkale ve İstanbul sandıkları var. Hâlâ sandıklarda gözlemcimiz yok. Mobinge uğruyoruz. Oyumuzun geleceğinden endişe ediyoruz” diyen Karaer, seçim sürecinin şeffaf ve denetlenebilir olması çağrısında bulundu.
“Deniz emekçisinin iradesine darbe vurulamaz”
Sendika yönetimlerine ilişkin eleştirilerini de sürdüren Karaer, uzun süre görev yapan yöneticilerin çalışanların güncel sorunlarından uzaklaştığını savundu.
Karaer, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Deniz emekçilerinden kesilen paralarla o koltuklarda oturanlar, deniz emekçisinin iradesine darbe vuramaz.”
Türkiye Denizciler Sendikası’ndaki Marmara Bölge Şubesi delege seçimleri kapsamında Çanakkale ve İstanbul’daki seçim süreçlerinin nasıl yürütüleceği ve ileri sürülen iddialara sendika yönetiminin yanıt verip vermeyeceği merak konusu oldu.



