CHP’de mutlak butlan ve kurultay tartışmaları sürerken, sosyal medyada İstinaf Mahkemesi kararı üzerinden dolaşıma sokulan “Özgür Özel’in talebi reddedildi, kurultay yapılamaz kararı çıktı” iddialarına CHP’den yanıt geldi.
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, söz konusu iddiaların karar metninin çarpıtılmasıyla yayıldığını belirtti. Emir, mahkeme kararının kurultay yapılmasına yönelik bir yasak veya engel içermediğini, ayrıca başvurunun CHP Genel Başkanı Özgür Özel ya da seçilmiş CHP yönetimi tarafından yapılmadığını vurguladı.
“BAŞVURUYU YAPAN ÖZGÜR ÖZEL DEĞİL”
Murat Emir, sosyal medyada dolaşıma sokulan iddiaların aksine, başvuruyu yapan kişinin Özgür Özel ya da CHP yönetimi olmadığını söyledi.
Emir, başvurunun davaya taraf olmadığı belirtilen Tülin Apak isimli bir vatandaş tarafından yapıldığını belirterek, mahkemenin bu nedenle başvuruyu esastan değil, usulden reddettiğini ifade etti.
Emir’e göre kararın gerekçesi, “kurultay yapılamaz” anlamına gelmiyor. Mahkeme, davaya taraf olmayan bir kişinin dışarıdan gelerek kararın açıklanmasını, yani tavzihini isteyemeyeceğine hükmetti.
“MAHKEME KURULTAY YAPILAMAZ DEMİYOR”
CHP Grup Başkanvekili Emir, mahkeme kararında kurultayın yapılamayacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığını söyledi.
Emir, “Mahkeme ‘kurultay yapılamaz’ demiyor. Mahkeme, başvuruyu esastan değil, usulden reddediyor. Gerekçesinde ‘Sen bu davanın tarafı değilsin, dışarıdan gelip kararın açıklanmasını isteyemezsin’ diyor” değerlendirmesinde bulundu.
Bu nedenle kararın “Özgür Özel’e ret” ya da “kurultaya yargı engeli” şeklinde sunulmasının gerçeği yansıtmadığını savundu.
“HUKUKİ CEHALET DEĞİLSE BİLİNÇLİ MANİPÜLASYON”
Murat Emir, kararın sosyal medyada farklı bir anlam yüklenerek servis edilmesine sert tepki gösterdi.
Emir, “Davanın tarafı olmayan birinin usulden reddedilen dilekçesini, ‘kurultaya yargı engeli’ veya ‘Özgür Özel’e ret’ diye sunmak hukuki cehalet değilse bilinçli bir manipülasyondur” ifadelerini kullandı.
CHP’li Emir, karar metninin açık olduğunu ve karar üzerinden yaratılmak istenen algının hukuki gerçeklikle bağdaşmadığını belirtti.
Emir, konu ile ilgili olarak şu ifadeleri kullandı:
"Sosyal medyada İstinaf Mahkemesi kararı üzerinden dolaşıma sokulan "Özgür Özel’in talebi reddedildi, kurultay yapılamaz kararı çıktı" iddiaları belgenin açıkça çarpıtılmasından ibaret.
Karar metnindeki gerçekler iddiaların aksi şekilde. Başvuruyu yapan Genel Başkanımız Özgür Özel veya ekibi değil, davaya taraf olmadığı belirtilen Tülin Apak isimli bir vatandaş. Mahkeme "kurultay yapılamaz" demiyor. Mahkeme, başvuruyu esastan değil, usulden reddediyor. Gerekçesinde "Sen bu davanın tarafı değilsin, dışarıdan gelip kararın açıklanmasını (tavzih) isteyemezsin" diyor.
Davanın tarafı olmayan birinin usulden reddedilen dilekçesini, "kurultaya yargı engeli" veya "Özgür Özel'e ret" diye sunmak hukuki cehalet değilse bilinçli bir manipülasyondur."
CHP: KARAR ÖZEL YÖNETİMİNE KARŞI VERİLMİŞ DEĞİL
Emir’in açıklamasıyla birlikte CHP, sosyal medyada yayılan iddiaların parti yönetimine yönelik yeni bir algı operasyonu olduğunu savundu.
CHP kaynaklarına göre, davaya taraf olmayan bir kişinin yaptığı tavzih başvurusunun usulden reddedilmesi, seçilmiş CHP yönetiminin kurultay yapma hakkı veya kurultay süreci hakkında verilmiş bir karar anlamına gelmiyor.
Bu nedenle söz konusu kararın “Özgür Özel’in başvurusu reddedildi” veya “mahkeme kurultayı engelledi” şeklinde sunulması, CHP’ye göre kararın bilinçli biçimde çarpıtılması anlamına geliyor.
MUTLAK BUTLAN TARTIŞMASINDA YENİ POLEMİK
CHP’de mutlak butlan kararı sonrası başlayan yönetim, kurultay ve meşruiyet tartışmaları sürerken, İstinaf Mahkemesi kararı üzerinden yeni bir polemik doğdu.
Sosyal medyada kararın, seçilmiş CHP yönetiminin kurultay girişiminin reddedildiği şeklinde yorumlanması üzerine CHP Grup Başkanvekili Murat Emir devreye girerek iddiaların gerçek dışı olduğunu açıkladı.
Emir’in açıklaması, CHP’nin kurultay sürecine ilişkin “yargı engeli” iddialarını kabul etmediğini ve bu iddiaları siyasi manipülasyon olarak gördüğünü ortaya koydu.
“KURULTAYA ENGEL YOK” MESAJI
CHP cephesi, kararın yalnızca başvurucunun dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle verilmiş usuli bir ret kararı olduğunu vurguluyor.




