Saadet Partisi Gençlik Kolları Başkanı Haldun Pekdemir ve Genç Saadet temsilcileri, Heybeliada Ruhban Okulu’nun özel bir statü ve özerk bir yapıyla yeniden açılması yönündeki tartışmalara ve çalışmalara tepki göstermek amacıyla Heybeliada’da basın açıklaması yaptı.
Heybeliada Ruhban Okulu önünde yapılan açıklamada Pekdemir, gayrimüslim vatandaşların din ve vicdan hürriyetinin devletin teminatı altında olduğunu vurgularken, getirilmek istenen özerk statünün milli egemenliği hedef aldığını belirtti.
📢 @gencsaadet'ten Heybeliada’da Ruhban Okulu tepkisi:
— TV5 (@tv5televizyonu) July 23, 2026
"Tüm eğitim kurumları MEB’e, dini müesseseler Diyanet’e bağlıyken; devlet denetimini reddeden bu "özel statü" kabul edilemez."
🔗 https://t.co/neQB6YpGG2 pic.twitter.com/ajBswTPQuU
"Mesele eğitim hürriyeti değil, egemenlik haklarıdır"
Pekdemir açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Gayrimüslim vatandaşlarımızın ve Rum Ortodoks komşularımızın din, vicdan ve ibadet hürriyetleri tıpkı kendi inanç hürriyetimiz gibi mukaddestir. Kimsenin inancını yaşamasından ya da din adamı yetiştirmesinden rahatsızlık duymayız. Ancak Heybeliada Ruhban Okulu meselesi basit bir 'eğitim hürriyeti' meselesi olmanın çok ötesinde, doğrudan anayasamızı, yasalarımızı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal egemenlik haklarını hedef alan bir dayatmadır."
"Tevhid-i Tedrisat ve Anayasa ihlal edilemez"
Türkiye'deki tüm eğitim kurumlarının Milli Eğitim Bakanlığı’na, dini kurumların ise Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı olduğunu hatırlatan Pekdemir, devlet denetimini reddeden bir yapının kabul edilemeyeceğini belirterek şunları söyledi:
"Bu iki anayasal kuruma da bağlanmak istemeyen, devletin denetimini reddeden bu ruhban okulu, kimin ve neyin eğitim sistemini yürütecektir? Devlet içinde devlet, hukuk içinde ayrı bir hukuk peşinde koşan 'özel statü' dayatması, anayasal eşitlik ilkesini yok etmektedir. Kanunlara tabi olmayı reddeden bir yapının yarın bu topraklara düşman yeni figürler yetiştirmeyeceğini kim garanti edebilir?"
"Diplomatik pazarlık konusu yapılamaz"
Dış politika ve diplomatik kulislerde egemenlik haklarının pazarlık konusu yapılamayacağını ifade eden Genç Saadet heyeti, Batı Trakya’daki Türk okullarının kapatılmasına ve Lozan dengesinin bozulmasına dikkat çekerek çözümlere ilişkin şu vurguyu yaptı:
"Çözüm, dışarıdan dayatmalar değil; Patrikhane’nin Türkiye Cumhuriyeti’nin bir kurumu olduğunu kabullenmesi ve anayasamızın Tevhid-i Tedrisat ilkelerinin çizdiği yasal sınırlar içinde kalması ile mümkündür."




