Siyonist İsrail’de gerçekleştirilen genel seçimlerin ardından sonuçlara ilişkin tartışmalar ve bölgesel senaryolar konuşulmaya devam ederken, İranlı uzmanlar ve akademisyenler işgal rejimindeki siyasi tabloyu değerlendirdi. İran merkezli TV5 kanalında yayınlanan oturumda konuşan uzmanlar, İsrail’deki hükümet değişikliklerinin temel stratejileri değiştirmeyeceğini, yalnızca taktiksel farklılıklar yaratacağını vurguladı.
"İran ve Filistin konusundaki düşmanlık değişmez"
Nur Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Dr. Ahmed Zaraein, İsrail’de sandıktan çıkan sonuçların işgal rejimindeki derin iç krizi gözler önüne serdiğini belirtti. Sandık sonucunun İran açısından yalnızca bir "figür değişikliği" anlamı taşıdığını ifade eden Dr. Zaraein, şu değerlendirmelerde bulundu:
"İktidara gelecek hükümetlerin taktik, yöntem ve öncelikleri farklılık gösterebilir ancak siyasetlerinde temel bir değişiklik olmaz. İsrail’deki ana akım partilerin tamamında İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı varoluşsal bir düşmanlık mevcuttur. Aynı şekilde Filistin topraklarına yönelik işgal politikaları da kim gelirse gelsin değişmeyecektir."
Zaraein ayrıca, seçimlerde Arapların kilit konuma gelmesine rağmen işgal rejimindeki apartheid anlayışı nedeniyle hem iktidarın hem de muhalefetin Arapların yer aldığı bir koalisyona sıcak bakmadığını, bu durumun hükümet kurulumunu son derece zorlaştırdığını aktardı.
"Düşman hata yaparsa ağır bedel öder"
İran’a yönelik olası saldırı iddialarına ve askeri tehditlere de değinen Dr. Zaraein, İran’ın hem strateji hem de mühimmat kapasitesi bakımından yeni bir aşamaya geçtiğini vurguladı. Son savaş tecrübelerinin İran’ın operasyonel gücünü artırdığını belirten Zaraein, "Düşman bu yetenekleri göz ardı edip tekrar bir hata yaparsa, ağır bir bedel öder ve yaptıklarından pişman olur," dedi.
Zaraein, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun bölgedeki askeri hamleleri seçim başarısına dönüştüremediğine dikkat çekerek, ABD ve İsrail’in İran’a karşı stratejik hedeflerine ulaşamamasının zafer anlatısını çökerttiğini ifade etti.
"Zafer anlatısı ile siyasi gerçekler uyuşmuyor"
Oturumda söz alan akademisyen Dr. Hüseyin Acarlu ise İsrail’in Suriye, Lübnan ve İran’a yönelik hamleleriyle oluşturmaya çalıştığı medya anlatısı ile sandığa yansıyan gerçekler arasındaki uçuruma dikkat çekti. Medyada çizilen "stratejik zafer" tablosunun propaganda boyutunda kaldığını belirten Acarlu, şunları söyledi:
"Eğer İsrail medyasının ve Netanyahu’nun iddia ettiği 'büyük zafer' anlatısı gerçek olsaydı, Netanyahu’nun ulusal bir kahramana dönüşmesi ve kırılgan koalisyonlara ihtiyaç duymadan ezici bir zafer kazanması gerekirdi. Ancak seçim verileri, Netanyahu bloğunun mevcut koltuklarını dahi korumakta zorlandığını gösteriyor. Netanyahu, operasyonlarla kısa sürede İran’da temel değişiklikler yapabileceğini hesaplamıştı ancak savaşın uzaması ve hedeflere ulaşılamaması bu planları başarısızlığa uğrattı."
İsrail’in nispi temsil ve parti listesi sistemine dayalı seçim yapısının koalisyon kurmayı zorunlu kıldığını hatırlatan Acarlu, parçalanmış siyasi tablonun rejimi daha da kırılgan hale getirdiğini sözlerine ekledi.





