Gazze'deki Filistin hükümetinin medya ofisinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in bölgede ateşkese rağmen yürüttüğü saldırılara ilişkin bilgi verildi.
Açıklamaya göre, İsrail ordusu, Gazze'de Ekim 2025'ten bu yana yürürlükte olan ateşkesi 5 bin 989 kez ihlal etti.
İsrail'in Ekim 2025'ten bu yana işlediği ihlaller sonucu 1593 Filistinli yaşamını yitirdi, 5 bin 748 kişi yaralandı ve 217 kişi gözaltına alındı.
Sadece geçen ay ateşkesi 753 kez ihlal eden İsrail ordusu, 346 kez Filistinlilere doğrudan ateş açtı, 310 hava saldırısı düzenledi, 64 evi havaya uçurdu, 21 defa askeri araçlarla baskın düzenledi ve 12 Filistinliyi alıkoydu.
Aynı dönemde İsrail saldırılarında 21'i çocuk, 14'ü kadın ve 2'si yaşlı olmak üzere 145 kişi hayatını kaybetti; 182'si çocuk, 129'u kadın ve 30'u yaşlı olmak üzere 672 kişi yaralandı.
Gazze'ye yardım girişleri engelleniyor
Hükümet ayrıca gıda ve insani yardım taşıyan tırların Gazze Şeridi'ne girişinin kısıtlandığına; tedavi başta olmak üzere bölgeden çıkması gereken Filistinlilerin seyahatine ağır engellemeler getirildiğine işaret etti.
Ateşkesten bu yana sınır kapılarından bölgeye 232 bin 800 yardım tırı girmesi gerekirken sadece 77 bin 657'sinin yani yaklaşık yüzde 33'ünün girişine izin verildi.
Geçen ay 18 bin 600 yardım tırından yalnızca yüzde 20'sine tekabül eden 3 bin 777'si Gazze'ye giriş yaptı.
Yakıt sıkıntısının had safhalara ulaştığı bölgede ekim ayında ateşkes anlaşmasıyla mutabık kalınan miktarın yalnızca yüzde 15,9'unun tedarik edildi.
Hastalar aleyhindeki seyahat kısıtlaması
Gazze'nin dünyaya açılan tek kapısı Refah Sınır Kapısı'ndan geçişlerde de ciddi kısıtlamalar uygulanmaya devam ediyor.
Ateşkes anlaşmasına göre, bu süreçte başta tedavi amacıyla bölgeden ayrılması gerekenler olmak üzere 40 bin kişiden yalnızca 14 bin 821'inin, yani yaklaşık yüzde 37'sinin seyahatine izin verildi.
Ekim ayında ise 4 bin 200 kişiden sadece 802 kişi geçiş yapabildi.
Filistin hükümeti, Gazze Şeridi'ndeki Filistinliler aleyhinde "sistematik şekilde nefessiz bırakma" olarak nitelendirdiği İsrail'in uygulamalarının, uluslararası insancıl hukuku açıkça ihlal ettiğini vurguladı.
Bölgedeki insani trajedinin devam etmesi, yaşam ve sağlık koşullarının kötüleşmesinden İsrail'i ve başta ABD yönetimi olmak üzere ona destek veren ülkeleri sorumlu tutan hükümet, uluslararası topluma ve arabuluculara, "soykırım ve saldırıların durdurulması, tüm sınır kapılarının herhangi bir kısıtlama veya şart olmaksızın açılması, sivillerin, hastaların ve yaralıların hayatını kurtarmak için insani yardım, tıbbi malzeme ve yakıt girişine izin verilmesi konusunda İsrail'e gerçek anlamda baskı yapılması" çağrısında bulundu.




