Azerbaycan Bakanlar Kurulu, 21 Eylül'de aldığı kararla devlet okullarında öğrencilerin kıyafetlerine ilişkin kurallar değiştirildi.

Düzenlemeye göre, okul üniformasının bütünlüğünü bozan ve eğitimin laik niteliğine uygun olmayan ek kıyafetlerin kullanılması yasaklandı.

Saadet Partisi'nden "çıraklık ve staj" raporu
Saadet Partisi'nden "çıraklık ve staj" raporu
İçeriği Görüntüle

Karar metninde "başörtüsü" veya "hicab" ifadelerine yer verilmemesine rağmen Azerbeycan'da başörtülü öğrenciler okullara alınmadı.

Başörtülü öğrencilerin okullara alınmamasına karşı düzenlenen protestoların ardından 37 kişi gözaltına alındı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM'de gerçekleştirdiği Grup Toplantısı'nda Azerbaycan'da yaşananlara ilişkin şunları dile getirdi:

"Başörtüsü olayları oluyor. İzliyoruz, gazetelere yansıyor. Sevgili Azerbaycanlı kardeşlerim bu acıyı biz yaşadık, bu acının bitmesi lazım. Kadınların 'başı açık, başı kapalı' diye ayrılması doğru değil. İsteyen başını açar, isteyen başını kapatır, Türkiye burada çok ağır bir sınavdan geçti. Bizim de burada sorumluluğumuz oldu. Bu sorumluluğu üstlenen bir kişi olarak Azerbaycan'a sesleniyorum: Kadınları özgür bırakın, istediği kıyafetini seçsin. Başörtülü bir kızın üniversiteye alınmaması ne demektir? Üniversiteye gitmeli, dünyayı görmeli, öğrenmeli, çevreye bakmalı. O belki bir sanatçı, bir yazar, bir mühendis olacak.

Biz artık kadınların kılık kıyafeti üzerinden siyaset yapmayalım. Bunu, bu acıları yaşamış ve bu konuda sorumluluğu olan bir partinin genel başkanı olarak söylüyorum, lütfen ayrışma yapmayın. Kadınların başımızın üstünde yeri vardır. Bırakın onlar üniversiteye gitsin, öğretmenleri olsun başı açık, başı kapalı, hiç önemli değil. Laikliğin güvencesi kadının başörtüsü değildir. Laikliğin güvencesi demokrasidir, demokrasi. Laikliğin güvencesi insan haklarıdır. Laikliğin güvencesi herkesin inancına, herkesin yaşam tarzına saygı duymaktır. Hiç kimseyi inancından ötürü yargılayamayız."