Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Tunceli’de gerçekleştirdiği esnaf ziyareti, Cemevi ziyareti ile sivil toplum kuruluşları ve medya buluşmasının ardından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Mahmut Arıkan, saha çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, “Saadet Partisi olarak sahadayız. Sürekli etkinlikler yapıyoruz, esnaflarımızla bir araya geliyoruz. Bugün de Tunceli’de belki de esnaflarımızın yüzde 60-70’e yakınının elini sıkmışız, hâl hatır sormuşuzdur. Pazardaki esnaflarımızla bir araya geldik, hepsi sıkıntılı, hepsi şikâyetçi. İnancımız gereği şükrediyoruz, hamd ediyoruz ama yarınından kaygı duymayan esnafın kalmadığı bir tablo ile karşı karşıyayız. Bu sadece Tunceli’de değil, İstanbul’da da böyle, Hakkâri’de de böyle, Trabzon’da da böyle, Adana’da da böyle bir tabloyla karşı karşıyayız” dedi.
“Bu maaşı insanlara teklif eden hükümetin utanması gerekir”
Arıkan, asgari ücretin, Cumhuriyet tarihinde ilk kez açlık sınırının altında belirlendiğini belirterek, "Açlık sınırı açıklandığında 30 bin liralık bir rakam vardı, 28 bin lirayla asgari ücretle yaşamak zorunda kaldılar" diye konuştu.
Açlık sınırının bugün ise 32 bin liraya kadar çıktığını ifade eden Arıkan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Emeklilere bakıyorsunuz 20 bin lira. Yani bugün bu maaşı insanlara teklif eden hükümetin utanması gerekir ama böyle bir rahatsızlık duymadığını görüyoruz. Mecliste arkadaşlarımız defaatle ‘ya siz başka bir dünyada yaşıyorsunuz ya da biz başka bir dünyada yaşıyoruz’ sorusuna, iktidar partisinin sırasındaki arkadaşlar ‘biz sizinle aynı dünyada yaşamıyoruz’ diyor. Hakikaten 20 bin lira nedir Allah aşkına? Ve biz parti olarak bir öneri verdik, dedik ki ‘en düşük emekli maaşı bir asgari ücret olsun.’ 1 milyon 200 binden fazla imzayla vatandaşın desteğiyle bu kanun teklifini verdiğimizi söyledik ama duyarsız kaldılar. Bayram yaklaştı, ikinci bayram geliyor. ‘Şu bayram ikramiyelerini düzgün bir rakama ulaştırın, en azından bir maaş yapın’ dedik, 4.000 TL’de bıraktılar. En karamsar AK Partili bile bayram ikramiyesinin 5 bin lira olacağını söylüyordu, 5 bin liraya bile çıkartmadılar, 4 bin lirada bırakmak zorunda kaldılar.
“Savaş hâlindeki İran’dan daha pahalıya et yiyoruz”
Çiftçilere bakıyorsunuz, onların da durumu farklı değil. Her gün artan yem fiyatları, her gün artan gübre fiyatları… Sayın Cumhurbaşkanı geçtiğimiz hafta dünyanın en fazla büyükbaş hayvan üreticisi olduğumuzu söyledi. En fazla tavuk üreticisi olduğumuzu söyledi, en fazla yumurta üreten ülke olduk bu sene, gurur duyduk. Dünyada biz varsak bu bizim için kıymetli ama et fiyatına bakıyorsunuz; savaş hâlindeki İran’dan, savaş hâlindeki Ukrayna’dan, iç karışıklıkla boğuşan Irak’tan, Suriye’den daha fazla rakama et yemek zorundayız. Yunanistan’da bile 15 dolar, İran’da 9 dolar, Ukrayna’da 7 dolar, Irak’ta, Suriye’de 11-12 dolar olan eti biz 22 dolara tüketmek zorundayız. Bizim üreticimiz de sıkıntılı. Üretici sattığı etten değeri kadar rakam alamadığıyla alakalı şikâyetler ortaya koyuyor. Üreticiyi de tüketiciyi de memnun edemeyen bir sistem bugün yürüyor.
“TÜİK kurumunda ahlak problemi var”
“Bugün Türkiye’de adliyelere gittiğinizde davaları kazanabilmek için haklı olmanın yetmediği bir sürece girdik. Bir davaya gireceksiniz, yüzde 100 haklı olduğunuzu düşünüyorsunuz ama yine de bir tereddütle gidiyorsunuz. ‘Acaba birileri müdahale eder mi, hâkimlere, savcılara müdahale edilir mi, ben bu davayı kaybeder miyim’ tedirginliği ile yaşandığını görüyoruz. Değerler üzerinden siyasetin artık bırakılması gerekiyor. ‘Biz gidersek ezan susar, bayrak iner’ yok böyle bir şey. O günler artık geride kaldı. Bugün Türkiye’de de ne ezan susar ne bayrak iner, yeter ki adalet mekanizması doğru bir şekilde işletilebilsin. Esnafımızın, köylümüzün, çiftçimizin, emeklimizin sorunlarını konuştuk. Bu sabah TÜİK rakamları açıklandı. Bugün Türkiye’deki enflasyon problemi kadar TÜİK kurumunda da ahlak problemi var arkadaşlar. Nasıl olur da bu kadar fiyatların arttığı bir dönemde mart ayının enflasyonu şubat ayına göre düşer? Bu akıl alır bir şey değil. Şubat ayındaki akaryakıt zamları ortada, mart ayındaki akaryakıt rakamları ortada ama mart ayına göre şubat ayının enflasyonunun düştüğünü görüyoruz. Bu kabul edilebilir bir şey değil. İktidar ısrarla algıyla olgunun üzerini örtmeye çalışıyor, gerçeklerin üzerini örtmeye çalışıyor.”



