Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ve heyetini ağırlayan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, görüşme sonrası yaptığı açıklamada borsada yaşanan son operasyonlara dikkat çekerek bugünü “Türkiye'nin Kara Perşembesi” ilan etti. Borsanın üçte birine tekabül eden hisselere el konulmasının milyonlarca vatandaşı bir avuç simsarın kurbanı yaptığını belirten Arıkan, zararın vatandaşın cebinden çıkacağı uyarısında bulunarak TBMM'de derhal bir araştırma komisyonu kurulmasını talep etti.

Whatsapp Image 2026 09 17 At 17.33.48

Mahmut Arıkan’ın açıklamasında öne çıkan başlıklar şu şekilde;

Whatsapp Image 2026 09 17 At 17.33.47

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Trump New York'ta görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Trump New York'ta görüşecek
İçeriği Görüntüle

“TARİHİN EN BÜYÜK SAZAN SARMALIYLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

“‘Bugün Türkiye'nin Kara Perşembesidir.’ Tarihinin finans anlamında en badireli, en sıkıntılı günlerinden birini yaşıyoruz. Sayın Bakan Şimşek aylar önce bu konunun uyarısını yapmıştı. Borsada yaşanan tehlikelere işaret etmişti. Aylar sonra yine aynı isim tarafından operasyon yapılması, borsanın neredeyse üçte birine tekabül eden hisselere el konulması bizleri kaygılandırıyor.

Tarihin en büyük sazan sarmalıyla karşı karşıya kaldığımızı ifade etmek isterim. Her zaman olduğu gibi hükümet yetkilileri çözümle alakalı net cümleler kuruyor ya nihayetinde alt toplamda olan vatandaşımıza olacak, bütçe bu işin zararı vatandaşın cebinden çıkartılacak. Yıllardır ahbap çavuş mantığıyla yürütülen ekonominin en doğal sonucu anormal gidişatın normal bir sonucu olarak bugünü değerlendirebiliriz.

Milyonlarca insanımız maalesef bir avuç simsarın emellerine, kazancına kurban edilmiş vaziyette. Takip edeceğiz bu zararı kim ödeyecek devlet kendi üstlenip kendi bütçesinden mi karşılayacak yoksa yine vatandaşa mı serpiştirecek, her halükârda vatandaşa zaten serpiştireceği bir durum var. Türkiye'yi simsarların insafına bırakılmamalı. Bu operasyonların çok daha önce, aylar önce yapılması gerektiğini de ifade etmiş olalım. Milyonlarca vatandaşımızı mağdur eden fonlarla alakalı, hisse senetleriyle alakalı ciddi bir araştırma yapılmalı ve bu sadece basında ve bakanlığın birkaç yetkilisinin dışında Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne bu husus derhal getirilmeli, mecliste bir araştırma komisyonu kurulup bu hususun üzerine ciddi anlamda gidilmeli kanaatindeyim.”

“96 AYIN BAŞARISIZLIĞINI SON 6 AYDAKİ GELİŞMELERE BAĞLAMAK ACZİYETİN İFADESİDİR”

“Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçileli 96 ay olmuş. Mehmet Şimşek bakan olalı 40 ay olmuş. İran Amerika savaşı çıkalı sadece 6 ay olmuş, 96 ayın başarısızlığını son 6 aydaki gelişmelere bağlamak acziyetin ifadesi. Eğer her şey yolunda gitse, İskitlerdeki, pazardaki, esnaf Ahmet kardeşim de bu ekonomiyi yönetir, bu enflasyonu düşürür. İş böyle zor dönemlerde, savaş anlarında ekonomiyi kazasız belasız bir şekilde yönetebilmek. Bugün ekonominin başındaki insanlar maç spikeri değil, yani savaş oldu da şundan bundan dolayı bunlar oldu diyemeyiz. Dün Maliye Bakanı Şimşek'in yaptığı açıklama, Avrupa ülkelerinde 150 lira da bizde 100 lirayı başarı gibi anlatmaları Sayın Erdoğan'ın 30 yıl önce verdiği bir cevap var. Defaatle diyor ki, Avrupa'daki benzin fiyatıyla bizim buradaki benzin fiyatını kıyaslamak abesle iştigaldir diyor. Oradaki alım gücüyle buradaki alım gücünü kıyaslamamız lazım diyor Sayın Erdoğan, ekonomideki gerçek güç alım gücüyle kıyaslanır cümlesini kullanıyor. Buradan bakarak 96 ay boyunca özellikle son 24 çeyrektir ülkede açlık artmış, yoksulluk artmış, enflasyon artmış, faiz artmış. Menfi manada ne kadar istatistik varsa Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geldiğimizden buyana hep yukarı doğru gitmiş, aşağıya doğru giden müspet manada ifade edebileceğimiz tek bir sürecin olmadığını görüyoruz.

“KEŞKE SAYIN ŞİMŞEK’TE OPERASYONLARA BAŞLASA”

“Sayın Gürlek, Akın Gürlek bu ara çok popüler. Sürekli operasyonlar yapıyor. Keşke o popülerlikten biraz da Sayın Şimşek alsa, o da operasyonlara başlasa. Emeklilerle alakalı bir operasyon yapsa, emeklilerimiz torunlarından harçlık istenmek istemesinden korkmadığı bir ekonomik model geliştirebilse. Gençlerle alakalı bir operasyon yapılsa gençlerin gelecekle alakalı kaygısının olmadığı bir Türkiye inşa edilebilse. Yine okullarla alakalı bir operasyon yapılsa çocuklarımız güven içerisinde okula götürülebilseler, işte bugün okullar açıldı görüyoruz, okulların önünde neredeyse öğrenci kadar velilerin beklediğini görüyoruz. Evle okul arası 300 metre, 500 metre o 300, 500 metrede velilerin çocuklarını sokaklara güvenemediğini görüyoruz. Bir operasyon yapılacaksa buralara da yapılması gerekir.

“TÜRKİYE'DE ANA MUHALEFET PARTİSİ GEÇİM SIKINTISI PARTİSİ’DİR”

“Bugün Türkiye'de ana muhalefet partisinin adı GSP. Açılımı da Geçim Sıkıntısı Partisi. Ana muhalefet partisi. Bu kayıtsız şartsız, üyesi yok, genel başkanı yok, genel merkez binası yok, milletvekilleri yok, belediye başkanları yok ama binlerce, milyonlarca üyesi var ve hükümet her orta vadeli program açıkladıkça orasında üyesinin arttığını görüyoruz. Yine miting yapmıyorlar ama mitingleri mutfakta, kürsüleri mutfakta, pazarlarda toplanıyorlar. Hesapları alışveriş merkezlerinde marketlerde ödüyorlar. Partilerin ittifak yapacağı parti şu anda ittifak yapacağı parti GSP (Geçim sıkıntısı çekenlerin partisi) o noktada da Sayın Genel Başkanımızla da görüşmeler önümüzdeki dönemler istişareler devam edecek diğer partilerle devam edecektir.

“TÜRKİYE'NİN İHTİYACI ACİL BİR ANAYASA DEĞİL MEVCUT ANAYASAYA UYACAK BİR SİYASAL ZEMİN OLUŞTURABİLMEKTİR”

“Anayasa ile alakalı 2017'de köklü bir değişiklik yapıldı Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçildi. Ve cümle şuydu, verin yetkiyi, görün etkiyi cümlesinden sonra aklınıza ne geliyorsa kötüye gitti. İyiye giden hiçbir şey yok tabiri yerindeyse. Mevcut anayasadaki hangi maddeden dolayı iktidara soruyorum ben bunu, yapamadınız. Ekonomiyi hangi yasa sizin elinizi kolunuzu bağladı da düzeltemediniz? Ahlaki ve manevi tahribatı hangi yasalardan dolayı düzeltemediniz? Bağımlı sayısı ülkede bu kadar fırladı hangi yasa size engel oldu? Uyuşturucu baronları bu kadar cirit atıyor hangi yasa size engel oldu? Eğitim konusunda Pisa’daki böyle çok ufak tefek şeylerde mutlu olur hale geldik, 24 yıl koskoca 24 yıl. Defaatle Milli Eğitim Bakanı değiştirdiniz, hala uluslararası sıralamalarda aşağıdayız, hangi anayasadan dolayı eğitimde istediğimiz yere gelemedik? Sağlıktaki problemleri hangi anayasa maddesinden dolayı çözemedik? Haliyle, bugün Türkiye'nin ihtiyacı acil bir anayasa değil. Bugün ülkenin ihtiyacı mevcut anayasaya uyacak bir siyasal zemin oluşturabilmek. Mevcut anayasaya uymayan bir düzenin, sağlıklı bir anayasa yapma ihtimalini biz görmüyoruz. Birçok anayasanın yapılmasını öngördüğü, yasal olarak yapılmasını öngördüğü uygulamaların yapılmadığını görüyoruz. En basit bir milletvekili cezaevinde Anayasa Mahkemesi defaatle o milletvekilinin meclise gelmesi gerektiğini, yemin etmesi gerektiğini söylemesine rağmen iktidarın şahsi tasarrufuyla bu anayasa uygulamasının yapılmadığını görüyoruz. Mevcut anayasayı uygulamayan bir sistemin, iktidarın yeni bir anayasa yapmaya muvaffak olmayacağını ben düşünüyorum. Yine iktidarın yetkilileri de anayasanın dönem dönem 29. meclisin yapması gerektiğiyle alakalı açıklamalar var. Muhtemeldir ki bir seçimlere kadar anayasayı konuşacağız, bundan önceki birkaç seçimde olduğu gibi yeni seçim öncesinde de iktidarın propaganda araçlarından biri bu olacak, bize yetkiyi verin anayasayı yapacağız diyecekler. Ama halkımız bunu gördü. Sahada yoğun çalışıyoruz. Sayın Genel Başkan da bizler de yoğun bir saha çalışması yapıyoruz. Muhalefet için son 25 yılda hiçbir dönem bu kadar konforlu olmamıştı. Çok rahat çalışılıyor, çok rahat insanlarla iletişim kuruluyor. Geçmişte iktidarı sessiz bir şekilde eleştiren, duyarlarsa ayıp olur, üzülürler diye çekinen insanların çok daha üst perdeden eleştiriler yaptığını görüyoruz. İktidara verdiğimiz oylardan dolayı Allah'tan af dileyen insanların sayısının her geçen gün çoğaldığını görüyoruz. Ve maalesef anket firmalarının önemli bir kısmı insanlara harita çizmek için anket yapıyorlar, gerçek sonuçları paylaşmaktan ziyade kiminle çalışıyorlarsa o partinin önünü açacak sonuçlar açıklıyorlar. Gerçek sonuç sahada yapılan sonuçtur, Yargıtay'ın açıklamış olduğu üye kayıtlarıdır, orada her şey not son bir yıl içerisinde net bir şekilde gözüktü ki Saadet Partisi en fazla üye kaydına muvaffak olan ikinci parti olmuştur orada. Yeni dönemde anayasayı yapmak mevcut siyasi aktörlerle değil, yeni siyasi aktörlerle, yeni vizyon sahibi aktörlerle yapılmasını çok daha doğru buluyoruz. Ve iktidarın da ben anayasa yapma noktasında samimi olmadığını ifade etmek isterim.”