Bir toplum için en önemli unsur, ahlak ve maneviyattır. Nitekim Allah: “(Ey Muhammed) şüphesiz sen en büyük bir ahlak üzeresin” (Kalem/4) buyurmaktadır. Peygamberimiz de: “Yaratılışımı güzel yaptığın gibi ahlakımı da güzelleştir” (İbn Hanbel, Müsned, I/403) buyurmuştur. Çünkü İslam güzel ahlaktır. İnsanın en seçkini, ahlakı en güzel olanıdır. Ahlakın olmadığı yerde de kanunların tesiri olmaz.

Onun için denir ki;

Ahlakı güzel olana her taraf vatan

Ahlakı çirkin olana her taraf zindan

Ayrıca kelâm-ı kibarda da şöyle denir:

Ahlak iledir kemâl-i âdem

Ahlak iledir nizam-ı âlem

Hemen belirtelim ki, ahlak ve iman bakımından çökmüş bir milletin payidar olduğu görülmemiştir. Tarih bunun şahididir. Milletler parasızlıktan değil, ahlaksızlıktan çökerler. Ahlak ölçülerinin en büyük kaynağı da dindir. Dininden uzaklaşan insanlar her türlü ahlaksızlığı hak bilir hale gelir. Oysa hayat, İslam ahlakını yaşamakla güzelleşir. Ama devlet otoritesinin zayıf olduğu, iman ve ahlakın kayıp olduğu, şeref ve haysiyetin yok olduğu yerde güzellik yaşanmaz.

Bu konu ile ilgili en güzel değerlendirmeyi yapan Türkiye Aile Meclisi Yönetim Kurulu üyesi Sayın Eyüphan Kaya’nın makalesini aktarmak isabetli olacaktır. Eyüphan Kaya yazdığı makalede diyor ki: “Yaşarken bir yandan yüzüm kızardı, diğer yandan kahroldum! (dedikten sonra) Bu ülkede ladini sistem ve cıvık siyaset bizi perişan etti.

Bir ülke düşünün ki, sistemi de siyaseti de toplumun inanç ve kültürü ile barışık değil. Eğitim sistemini Amerika kontrol ediyor, toplum İslam toplumu, kanunlar gâvur kanunları, kendi yasalarını yapmaktan aciz ya da halk o fırsatı bir türlü yakalayamıyor. Öyle ki devlet erkânı belli günlerde gider mezara hesap veriyor.

Ülkeyi/Devleti Müslümanlar kurmuş, getirilen sistem Müslüman’ı cezalandırmış, İstiklal Marşı (bile) ‘Korkma’ diye başlıyor, kimin kimden korktuğu belli değil, bazı partiler de aleni bir şekilde (ahlakı tarumar eden) bu sapkın LGBT örgütüne destek veriyor, maalesef.

LGBT(+) sakladığı üç harfiyle birlikte insanın namusunu (ve ahlakını) yerle bir eden, neslinin tükenmesini hedef edinen bir örgüt: Hele şu ibrete bakın, amblemlerindeki yedi renklerinde neler var?

1- Erkek-erkek evliliği,

2- Kadın-kadın evliliği,

3- Hem kadın, hem erkek,

4- Trans hayat,

5- Hayvanla evlilik (zoofil),

6- Çocukla sevişme (pedofili), bazı devletlerde dernekleri bile var,

7- Ölü ile cinsel birleşme arzusu (nekrofil)

Kısacası kadın-erkek hetero (makul) evlilik dışında her türlü sapık ilişki istiyorlar ve buna yasal güvence talep ediyorlar.

Bir ev düşünün, orada iki erkek birbiriyle evlenmiş ya da iki kadın veya bir kadın ve bir erkek başka bir kadınla evlenmiş yahu bu insanlığın yüz karası değil mi? Kısacası normal kadın-erkek evliliği dışında her türlü sapkınlığı istiyorlar. Yahu insanlar nasıl bunların yüzüne tükürmüyor? Bu soytarılığa nasıl ulaşmışlar?

Üstelik doğuştan çift yaratılışlı olan ve fıkıh kitaplarında ona yer ayrılıp, hakları İslam’a göre dikkate alınan insan tipinden de bahsedilmiyor ama bazıları da sanki onların haklarını istiyorlarmış gibi bu örgütü savunuyorlar. Utanmadan Allah öyle yaratmış diyorlar.

Bu rezalete rağmen LGBT örgütünü ülkemizde hoş görenler var, neymiş efendim, özgürlük varmış diyorlar, yesinler senin özgürlük anlayışını. Çocukların doğmasını istemeyen bu örgüt, bir de bizim çocuklarımızı bir hile ile bizden alma çabaları var. Çocuklarımızı kendilerine benzetmeye çalışıyorlar.

Bu taleplerini iki gizemli kavram ile ifade ediyorlar: Toplumsal cinsiyet eşitliği ve cinsel eğilim, bu iki kavramı da bir daha iki kavram ile gizliyorlar: kadına yönelik şiddet önleme ve kadın-erkek eşitliği diyerek vatandaşı oyuna getiriyorlar.

Allah rızası için söylüyorum, şu toplumsal cinsiyet eşitliği kadar insanlığın başına bela olan bir düşünme yoktur. Dört milyar kadın ile dört milyar erkeği karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar.

Ayrıca kim ne halt işliyor diye bir derdimiz yok, kimsenin uçkurunun peşine de düşmüyoruz ama insanlık ile özdeşleşmiş bir kavram olan ‘onur’ vasfını bu edepsizliğinizle örselerseniz, ben buradayım, ben şuradayım derseniz, bu ilişki için yasal imkân talep ederseniz, birileri (sizin) yüzünüze tükürür…” diyerek makalesine devam etmiştir.

Önce kendilerine teşekkürlerimizi arz ediyoruz. Bahis konusu olan LGBT örgütünü anlayanlar, anlıyor. Tek cümle eklemek istiyoruz. Bunlara imkân verilirse, dünyanın dehşetle ve nefretle takip ettiği Epstein Adasında yaşanan şeytanlıklar meşru hale gelir. Bütün bunlara rağmen onların peşinde koşanlara da bir sözümüz var, Allah’tan korkmuyor musunuz, milletten utanmıyor musunuz?

Mehmet Akif merhumun dediği gibi:

Fakat bu maskaralıklar devâm edip gitmez

‘Adam, benim neme lâzım!’ demekle iş bitmez.

Gayrete gelmek lazım yoksa cehline kurban gideceksin, böylece aileyi çökerteceksin. Bu ayıp da herkese yeter.

Rahman ve Rahim,

Kadir ve Muktedir,

Gaffar ve Settar olan Allah’a emanet olunuz.

“Ya Rabbi bu haftayı bize hayırlı ve bereketli kıl. Hayırlara yakın, şerlere uzak eyle.”

Selam doğru yola uyanlara olsun. (Taha/47). 09.02.2026