Tüketiciler Birliği Genel Başkan Vekili Nesih Tanrıverdi, mevcut Tüketici Yasası’nın firmalara karşı caydırıcı olmadığını belirterek hak arama süreçlerinde köklü bir değişim yaratacak "tam tazmin" modelini önerdi. Dijital Karakol’un ulaştığı bilgilere göre, banka kesintilerinden kredi kartı aidatlarına kadar milyonlarca vatandaşı mağdur eden sisteme karşı Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin de denetimlerin hızlandırılması çağrısında bulundu.
50 Kuruş İçin Aylarca Bekleyen Vatandaş Var
Mevcut tüketici hukuku, vatandaşı kağıt üzerinde koruyor gibi görünse de sahada işler böyle yürümüyor. Nesih Tanrıverdi, sistemin kalıcı çözümler üretmek yerine sadece geçici ve sınırlı pansumanlar yaptığını savunuyor. Dijital Karakol'dan alınan habere göre, yıllar önce yaşanan bir "50 kuruşluk kesinti" örneği sistemin çarklarının nasıl boşa döndüğünü gözler önüne seriyor.
Bir vatandaş, hesabından haksız yere kesilen 50 kuruşluk ekstre ücreti için Tüketici Hakem Heyeti’ne başvuruyor. Aylarca süren incelemenin ardından haklı bulunuyor ve parası iade ediliyor.
Ancak banka, bir sonraki ekstre döneminde aynı kesintiyi hiç çekinmeden yeniden yapıyor.
Burada sorun 50 kuruş değil; vatandaşın her ay aynı haksızlığa karşı yeni bir mücadele vermek zorunda bırakılması.
"Risk Düşük, Kazanç Yüksek"
Kredi kartı aidatları konusunda da durum farksız değil. Ülkede milyonlarca kredi kartı kullanılmasına rağmen, haksız kesintilere karşı hakem heyetlerine başvuranların oranı oldukça düşük kalıyor.
Bankalar ve büyük firmalar, yaptıkları uygulamaların yasal olmadığını bilseler bile geri adım atmıyor. Çünkü sistemdeki cezai risk düşük, elde edilen haksız kazanç ise devasa boyutlarda.
Mevcut düzende tüketici aylar sonra hakkını alsa bile süreç içinde parası değer kaybediyor, kendisi psikolojik olarak yıpranıyor. Şirketler ise haksız yere tahsil ettikleri paraları aylarca repoda, faizde veya yatırımlarında kullanmaya devam ediyor. Yani sadece "ücret iadesi" yapmak, ihlali gerçekleştiren taraf için hiçbir caydırıcılık taşımıyor.
Tam Tazmin Sistemi Nedir, Ne Getirecek?
Tüketiciler Birliği’nin ortaya koyduğu ve sistemin temelini sarsacak yeni öneri, "Tüketicinin Tam Tazmini" olarak adlandırılıyor. Bu model hayata geçerse şu köklü değişiklikler yaşanabilir:
- Vatandaş sadece cebinden çıkan ana parayı geri almayacak.
- Süreç içindeki tüm maddi ve manevi mağduriyet tamamen giderilecek.
- Firmalara caydırıcı ek yaptırımlar ve finansal yükümlülükler yüklenecek.
- En önemlisi, usulsüzlük yapan şirketlere kesilen idari para cezaları kamunun kasasına değil, doğrudan mağdur olan kişinin cebine gidecek.
- Bu formül uygulandığı takdirde, firmaların aynı hatayı tekrar etmesi imkansız hale gelebilir ve vatandaşın hakkını arama motivasyonu zirveye çıkar.
Bilgi Kutusu: Mevcut Sistemde Ne Değişmeli?
Şu Anki Durum: Haklı çıktığınızda sadece ödediğiniz bedeli (aylar sonra) geri alırsınız. Bu süreçte zaman kaybeder ve yıpranırsınız. Firmaya ek bir yaptırım uygulanmaz.
Önerilen Sistem: Ücret iadesinin yanı sıra tüketiciye ek tazminat ödenir.
Kesilen idari cezalar devlete değil, mağdur vatandaşa aktarılır. Böylece şirketler usulsüzlük yapmaya cesaret edemez.
Mahmut Şahin: "Sistem Aynı Şekilde Devam Ediyor"
Öneriye tam destek veren Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, sahadaki acı gerçekleri doğruluyor. Vatandaşın haklı çıkmasına rağmen sömürü düzeninin değişmediğini vurgulayan Şahin, şu uyarıyı yapıyor:
"Vatandaş zaman kaybediyor, yıpranıyor ama aynı uygulamaları yapan sistem değişmiyor. Denetim mekanizmaları çok daha hızlı, daha görünür ve net şekilde caydırıcı işlemek zorunda. Aksi halde bizler hak arasak bile aynı mağduriyetler dönüp dolaşıp karşımıza çıkmaya devam edecek."
Önümüzdeki günlerde abonelik iptalleri, cayma bedelleri, banka kesintileri ve dijital hizmet ücretlerine gelen zamlar nedeniyle bu tartışmanın çok daha büyümesi bekleniyor. Görünen o ki, "tüketicinin sadece parasını geri alması" ile "tüketicinin gerçekten korunması" arasındaki o büyük çizgi, yakın zamanda yeni bir yasal düzenlemenin kapısını aralayabilir.





