Bir dava düşünün... Sınırları haritalarla çizilmemiş, sevdası coğrafyalara sığmamış.

Bir yürek düşünün... Sadece kendi lisanını konuşanları değil, dünyanın öbür ucunda feryat eden her mazlumu duymuş.

Bir ömür düşünün...Kendi ikbaline değil, insanlığın selamet ve saadetine adanmış.

O, vidanı kurumuş bir çağın tam ortasında; "önce ahlak ve maneviyat" sancağını kaldıran bir şefkat abidesiydi.

Derdi sadece kendi milleti değildi, yeryüzünün tamamını kuşatan mutlak bir adaletti hayali..

Bakışları hiçbir zaman kendi topraklarına hapsolmadı.

Ankara'nın ara sokağında yalın ayak koşan yetim çocuk için döktüğü gözyaşını; Afrika'da bir lokma ekmeğe muhtaç bırakılan bebekler, Gazze'de direnen gençler ve Doğu Türkistan'da hürriyet bekleyen canlar için de döktü.

O Necmettin Erbakan'dı...

Varlığı zulüm düzeninin korkusu mahzun gönüllerin bitmeyen umudu...

Gücü üstün tutan müstekbirlere karşı; Hakk'ı üstün tutan bir iradeyi kuşanarak sömürü düzeninin dişlileri arasına bir hançer gibi girdi.

Siyonizm mikrobunu dünyaya ilk o tanıttı; komplo diyenlere inat, hakikati bir kalkan gibi taşıdı.

Mahmut Arıkan ve Fatih Erbakan, Necmettin Erbakan’ı mezarı başında andı
Mahmut Arıkan ve Fatih Erbakan, Necmettin Erbakan’ı mezarı başında andı
İçeriği Görüntüle

Mazluma kimlik sormadı, zalimin elini asla sıkmadı!

Onun "Yeni Bir Dünya" ideali sadece İslam Dünyası için değil New York'un arka sokaklarında ezilen sokaklarında ezilenler için de kurtuluş reçetesiydi.

Şahitlik ederiz ki Hocam; sen bütün insanlık için çalıştın. Çileyle yoğrulmuş bu kutlu yolda, bizler için, insanlık için yürüdün. Yolun yolumuzdur. Rahmet, minnet ve bitmeyen bir özlemle...