“ŞEHİRLER BÜYÜYOR, İNSANLAR BİRBİRİNE YABANCILAŞIYOR!”
Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı Haftalık Sosyal Gündem Analiz Raporu’nda, Türkiye genelinde hızla büyüyen şehirler, zayıflayan mahalle kültürü, komşuluk ilişkileri ve kentlilik bilinci ele aldı. Raporda, şehirlerin yalnızca beton yapılardan ibaret olmadığı, insan ve dayanışma odaklı yeni bir şehir anlayışının gerekliliği vurgulandı.
BÜYÜYEN ŞEHİRLERDE ZAYIFLAYAN KOMŞULUK VE YABANCILAŞMA
Gelişen ve büyüyen kentlerde insanların yaşadığı çevreye yabancılaştığına dikkat çekilen raporda; yüksek katlı yapılaşma, hızlı şehir hayatı ve plansız büyümenin toplumsal aidiyet duygusunu zayıflattığı belirtildi. Bugün aynı apartmanda yaşayan insanların birbirini tanımadığı, komşuluk bağlarının yok olmaya yüz tuttuğu ve mahallelerin dayanışma merkezi olmaktan çıktığı ifade edildi.
AV. SİNAN TEKİN: “RANTIN DEĞİL, İNSANIN MERKEZE ALINDIĞI ŞEHİRLER İSTİYORUZ”
Raporun sonuç ve öneriler bölümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Saadet Partisi Sosyal İşler Başkan Av. Sinan Tekin, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Şehirlerimiz her geçen gün büyüyor; yeni binalar yapılıyor, yollar genişliyor, konut projeleri yükseliyor. Ancak bütün bu fiziksel gelişmelerin arasında insanımızı ve toplumsal bağlarımızı gözden kaçırıyoruz. Şehir dediğimiz yapı yalnızca binalardan, yollardan ve altyapıdan ibaret değildir. Şehir; tarihiyle, kültürüyle, komşuluk ilişkileriyle ve en önemlisi insanıyla bir bütündür.
Bugün şehirlerimizin karşı karşıya olduğu en büyük tehlike kimliksizleşmektir. Birbirine benzeyen binalar yükselirken şehirlerimizi özel kılan tarihi doku, geleneksel mahalle kültürü ve ortak hafıza zarar görmektedir. Biz Saadet Partisi olarak şehir meselesini sadece imar, altyapı veya ekonomik rant üzerinden değerlendirmiyoruz. Şehir anlayışımızın merkezinde insan yer almaktadır.
Çocuklarımızın güvenle büyüyebileceği, gençlerimizin kendilerini ait hissedebileceği ve yaşlılarımızın yalnızlaşmayacağı sosyal yaşam alanları ve mahalle konakları oluşturmalıyız. Yerel yönetimler kararlarını alırken masa başında değil; vatandaşların, gençlerin ve sivil toplumun katılımıyla hareket etmelidir. Şunu unutmamalıyız: Bizim hedefimiz sadece binaları daha büyük şehirler inşa etmek değil, insanların kendilerini huzurlu, güvende ve ait hissettikleri şehirler oluşturmaktır.
MAHALLE KÜLTÜRÜNÜ VE DAYANIŞMAYI GÜÇLENDİRME ADIMLARI
Raporda, şehir kimliğinin korunması için öncelikli olarak insan odaklı politikaların geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. Mahalle konakları, parklar ve ortak sosyal alanlar aracılığıyla komşuluk ilişkilerinin canlandırılması öngörülüyor.
KENTSEL DÖNÜŞÜMDE SOSYAL DOKUNUN KORUNMASI
Yapıların yenilenmesi süreçlerinde yalnızca binaların dönüşümüne odaklanılmaması gerektiği, mahalle kültürünün, ortak yaşam alanlarının ve sakinlerin çevreleriyle kurdukları duygusal bağın muhafaza edilmesinin önemi belirtildi.
GENÇLERİN ŞEHRİ TANIMASI VE KATILIMIN ARTIRILMASI
Gençlerin yaşadıkları kentin tarihi ve kültürel mirasıyla bağ kurmalarını sağlayacak çalışmaların yapılması, karar mekanizmalarında ve şehir yönetimi süreçlerinde gençlere aktif rol verilmesi gerekliliği ifade edildi. Şehirle ilgili kritik kararlar alınırken mahalle toplantıları, kent konseyleri ve sivil toplum kuruluşları vasıtasıyla halkın görüşlerinin alınması; kente yeni taşınan sakinlerin uyumunu kolaylaştıracak sosyal dayanışma programlarının hayata geçirilmesi çağrısı yapıldı.



