Tarımdan Haber Genel Yayın Yönetmeni Sadettin İnan, Tarımdan Haber'de "Hüseyin Aydın aylık gelirini neden açıklayamadı?" başlıklı bir yazı kaleme aldı.
İnan yazısında şunları dile getirdi:
Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Hüseyin Aydın’ın aylık geliri ile ilgili bir açıklama yapamaması ve gazeteci Fuat Uğur’un paylaşımını araya hatırı sayılır aracılar katarak kaldırtmasındaki en önemli neden İran Razipetrokimya’dan aldığı aylık 10 bin Euro huzur hakkı ücretidir.
Yoksa Genel Müdürlükten aldığı maaşı çıkar açıklardı. “Aldığım maaş budur, bordrom da budur” der konuyu kapatırdı. Sonuçta maaş, teşvik primi, ikramiye, harcırah ve huzur hakkı ücretleri Merkez Birliği ve iştiraklerin yönetim kurulu kararları ile belirlediği rakamlardır. Eleştirilse de savunulabilir bir yanı vardır.
Ancak mevzuatın arkasını dolanarak Razi Petrokimya’dan alınan 10 bin Euro’luk huzur hakkı ücretinin gündeme gelecek olması Hüseyin Aydın’ın kesinlikle istemeyeceği bir konudur. Çünkü bir bürokrat için, hele ki "çiftçi dostu" bir kurumun başındayken, her ay cebine giren 10 bin Euro’luk o huzur hakkını savunmak, izah etmek imkansızdır.
İşte bu yüzden Hüseyin Aydın için Razi Petrokimya, sadece ek bir gelir kapısı değil, aynı zamanda dokunulduğu an her şeyi yerle bir edecek en zayıf halkadır. Çünkü Euro bazlı gelirin hesabını ne kamuoyuna ne de temsil ettiği çiftçiye veremez. Sessiz kalmasının, tweet sildirmesinin asıl sebebi bu; o rakamın telaffuz edilmesi bile onun için oyunun sonu demektir.
Bu konu sadece Hüseyin Aydın için değil bundan önceki hukuksuz genel müdür Fahrettin Poyraz için de öyleydi. Fahrettin Poyraz da maaşı gündeme geldiğinde Razi Petrokimya’dan hiç söz etmezdi, hemen konunun üstünü kapatırdı.
Konunun daha iyi anlaşılması için şu detay bilgiyi verelim.
Tarım Kredi Merkez Birliği mevzuatına göre Genel Müdürler, kural olarak sadece bir iştirakten huzur hakkı ücreti alabilirler. Ancak bu kuralda kritik bir istisna bulunuyor. Mevzuattaki kısıtlama, yalnızca Merkez Birliği ortaklık payının %50’nin üzerinde olduğu iştirakler için geçerlidir.
Gübretaş’ın Razi Petrokimya’daki payı %50’nin altında olduğu için, Genel Müdürler bu teknik boşluğu kullanarak Razi’den de huzur hakkı ücreti almayı kendilerine bir hak olarak görüyorlar. Böylece Razi Petrokimya, fiilen Tarım Kredi iştiraki olmasına rağmen, ortaklık oranındaki bu ince çizgi sayesinde kuralın dışında tutulmaktadır.
Razi Petrokimya’nın yönetiminde bulunan Hüseyin Aydın, aynı zamanda hem Gübretaş’ın hem de Tarım Kredi Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapmaktadır. Mevzuattaki yüzde 50 şartı nedeniyle bu iki iştirakten sadece biri üzerinden huzur hakkı alabilirken, Razi Petrokimya’da Gübretaş ortaklığı yüzde 50’nin altında kaldığı için buradan ikinci bir huzur hakkı ücreti daha almaktadır.
Yine Razi Petrokimya’nın altında kurulan şirketler var, Hüseyin Aydın bu alt şirketlerin hangilerinin yönetiminde bulunuyor bunları bilmiyoruz. Bilmediğimiz için buralardan da Euro bazında başka bir geliri var mı yok mu bir şey diyemiyorum.
Ancak hiçbir genel müdür, teknik bir boşluktan kaynaklanan bu çift maaşlı yapının kamuoyu tarafından bilinmesini istemez. Bu yüzden Razi Petrokimya’dan alınan huzur hakkı ücreti, Tarım Kredi genel müdürleri için dokunulamaz bir "kırmızıçizgidir”.
Hatırlayacaksınız, Hüseyin Aydın, 2025 yılında Tarım Bakanlığına sunması gereken mal bildirimini de teslim etmemiş; Merkez Birliği bünyesinde kanuna aykırı şekilde çıkarılan bir iç genelgeyle bu yükümlülükten kaçınmıştır. Konuya dair TBMM’ye sunulan soru önergeleri ve CİMER üzerinden yapılan bilgi talepleri de yanıtsız bırakılmıştı.
İşte Hüseyin Aydın’ın servet beyanında bulunmamasının temelinde yatan nedenlerden birisi de yine Razi Petrokimya’dan alınan yüksek tutarlı huzur hakkı ücretiyle ilgili bilginin başkalarının eline geçme kaygısı yatıyordu.
Kısaca Hüseyin Aydın için Razi Petrokimya; 'mevzuatın gri alanında kalan bir altın madeni' gibidir, ama aynı zamanda her an patlamaya hazır bir saatli bombadır.
İşte tüm bu tabloyu yan yana getirirsek; Gazeteci Fuat Uğur’un paylaşımının neden alelacele ve araya 'hatırı sayılır' aracılar sokularak sildirilmeye çalışılmasının temelinde de tam olarak bu endişe yatmaktadır.



