Spermiogram sonucunda yer alan değerler ilk bakışta karmaşık görünebilir. Ancak tek bir değerin referans aralığının altında veya üzerinde olması tek başına infertilite tanısı koymak için yeterli değildir. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) 2021 yılında yayımladığı laboratuvar kılavuzunda yer alan referans değerler de kesin “normal” ve “anormal” sınırları olarak değil, semen analizinin klinik değerlendirilmesine yardımcı olan veriler olarak ele alınmalıdır.
Spermiogram (Sperm Testi) Neden İstenir, Nasıl Hazırlanılır?
Spermiogram özellikle gebelik elde edilememesi durumunda erkek faktörünün araştırılması amacıyla istenebilir. Bunun yanı sıra bazı ürolojik durumların değerlendirilmesinde veya uygulanan tedavilerin takibinde de semen analizinden yararlanılabilir.
Test için semen örneği genellikle laboratuvarın belirlediği koşullarda mastürbasyon yoluyla steril bir kaba alınır. Örneğin tamamının kaba aktarılması önemlidir. Örneğin bir kısmının kaybedilmesi, özellikle ilk bölümün kaba alınamaması sperm konsantrasyonu ve toplam sperm sayısı gibi sonuçları etkileyebilir. Böyle bir durum yaşandığında laboratuvar bilgilendirilmelidir.
Test Öncesi Cinsel Perhiz Süresi ve Kurallar
WHO’nun semen analizi için belirttiği standart koşullarda örnek verilmeden önce genellikle 2-7 günlük cinsel perhiz önerilir. Bu süre içerisinde boşalma olmaması gerekir.
Cinsel perhiz süresinin çok kısa veya uzun olması semen parametrelerini etkileyebileceği için testin standart koşullarda yapılması önemlidir. Yakın zamanda geçirilen ateşli hastalıklar, kullanılan bazı ilaçlar ve örneğin alınması veya taşınması sırasında yaşanan sorunlar da sonuç üzerinde etkili olabilir.
Bu nedenle spermiogram sonucunun yorumlanmasında yalnızca rapordaki rakamlar değil, testin hangi koşullarda gerçekleştirildiği de dikkate alınır.
Sperm Sayısı, Hareketliliği ve Morfolojisi Nasıl Değerlendirilir?
Spermiogram raporunda sperm konsantrasyonu, bir mililitre semendeki sperm sayısını ifade ederken toplam sperm sayısı tüm ejakülattaki sperm miktarını gösterir. Bunun yanında spermlerin hareket özellikleri ve yapısal özellikleri de değerlendirilir.
Sperm hareketliliğinde spermlerin ileri doğru hareket edip edemediğine bakılır. Morfoloji değerlendirmesinde ise spermin baş, orta bölüm ve kuyruk yapısının belirlenen kriterlere uygunluğu incelenir.
Bu parametrelerden herhangi birinin düşük olması gebeliğin mümkün olmadığı anlamına gelmez. Benzer şekilde tüm değerlerin referans aralığında olması da tek başına fertilite garantisi vermez.
Kruger Kriterleri ve İleri Hareketlilik (Motilite)
Sperm morfolojisinin değerlendirilmesinde kullanılan yaklaşımlardan biri Kruger’in katı morfoloji kriterleridir. Bu değerlendirmede sperm hücrelerinin yapısal özellikleri ayrıntılı olarak incelenir ve normal forma sahip spermlerin oranı belirlenir.
Motilite değerlendirmesinde ise özellikle ileri hareketlilik önem taşır. İleri hareketli sperm, belirli bir yönde aktif olarak ilerleyebilen spermleri ifade eder. WHO 2021 kılavuzunda hareketlilik değerlendirmesinde toplam hareketlilik ile ileri hareketlilik gibi parametreler ayrı ayrı ele alınır.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 2021 Güncel Referans Değerleri
WHO’nun 2021 tarihli semen inceleme kılavuzunda fertil erkeklerden elde edilen verilere dayanan alt referans değerlerinden bazıları şöyledir:
• Semen hacmi: 1,4 mL
• Sperm konsantrasyonu: 16 milyon/mL
• Toplam sperm sayısı: 39 milyon/ejakülat
• Toplam hareketlilik: %42
• İleri hareketlilik: %30
• Normal morfoloji: %4
• Canlılık: %54
Bu değerlerin altında sonuç alınması tek başına infertilite tanısı anlamına gelmez. WHO da referans sınırlarının fertil ve infertil erkekleri kesin olarak birbirinden ayıran değerler şeklinde kullanılmaması gerektiğine dikkat çeker.
Alt Sınır Parametrelerinde Neler Değişti?
WHO’nun önceki kılavuzundaki referanslarla karşılaştırıldığında bazı parametrelerde küçük değişiklikler bulunmaktadır. Örneğin 2010 baskısında sperm konsantrasyonu için alt referans değeri 15 milyon/mL iken 2021 verilerinde 16 milyon/mL olarak bildirilmiştir. Toplam hareketlilik için önceki %40 değeri 2021 verilerinde %42, ileri hareketlilik ise %32’den %30’a değişmiştir.
Bu farklılıkları sperm kalitesinin zaman içinde “normal sınırlarının değişmesi” şeklinde yorumlamak doğru değildir. Referans değerleri kullanılan popülasyonlardan elde edilen istatistiksel dağılımlara dayanır ve semen analizinin klinik bağlam içerisinde yorumlanmasına yardımcı olur.
Değerler Düşük Çıktığında Hangi Yollar İzlenmeli?
Spermiogram sonucunda bir veya daha fazla parametrenin referans değerinin altında bulunması durumunda öncelikle sonucun neden düşük olduğunun değerlendirilmesi gerekir. Semen parametreleri aynı kişide farklı zamanlarda değişebildiğinden tek bir spermiogram sonucu üzerinden kesin karar verilmeyebilir.
Gerekli görülmesi halinde semen analizi uygun koşullarda tekrarlanabilir. Ardından erkeğin tıbbi öyküsü, fizik muayene bulguları ve gerektiğinde hormon testleri, ultrasonografi veya farklı incelemeler değerlendirmeye eklenebilir.
Sperm testi sonuçlarının yalnızca rapordaki referans aralıkları üzerinden yorumlanması yerine üroloji, androloji ve üreme sağlığı alanındaki klinik bulgularla birlikte değerlendirilmesi önemlidir. İnfertilitenin değerlendirilmesi ve yardımcı üreme yöntemlerine ilişkin Fertilist klinik hizmetleri hakkında detaylı bilgi alınabilir.
Ürolojik ve Androlojik Tedavi Yaklaşımları
Sperm değerlerindeki değişikliklerin altında varikosel, hormonal bozukluklar, enfeksiyonlar, genetik nedenler veya sperm üretimini etkileyen farklı durumlar bulunabilir. Bazı kişilerde ise belirgin bir neden tespit edilemeyebilir.
Tedavi yaklaşımı da saptanan nedene göre değişir. Bu nedenle yalnızca sperm sayısını artırmayı amaçlayan takviyeler veya kontrolsüz uygulamalar yerine altta yatan nedenin araştırılması gerekir. Gerekli durumlarda ürolojik veya androlojik tedaviler planlanabilir; çiftin genel değerlendirmesine göre aşılama, IVF veya ICSI gibi yardımcı üreme yöntemleri de gündeme gelebilir.
Spermiogram erkek fertilitesinin değerlendirilmesinde önemli bilgiler sağlasa da tek başına gebelik ihtimalini belirleyen bir test değildir. Sonuçların kişinin sağlık öyküsü, muayene bulguları ve çiftin diğer fertilite değerlendirmeleriyle birlikte yorumlanması en doğru yaklaşımı oluşturur.




