Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, İtalya'nın ulusal gazetelerinden Il Messaggero'ya röportaj verdi. Güler, Orta Doğu'daki gerilim ve bölgeye dair değerlendirmelerde bulundu.

Bakan Güler, "Trump ağır saldırılar olacağını duyuruyor: İhlilafın kısa sürede sona ermesi sadece bir yanılsama mıydı? Durum sizi ne kadar endişelendiriyor?" sorusuna şu yanıtı verdi:

"Bu durum, hemen hatırlamak gerekir, masum sivillerin hayatına, barışa ve bölgemizin istikrarına zarar vermenin yanı sıra küresel ekonomi üzerinde de derin etkiler bırakmaktadır. Bu nedenledir ki, kalıcı bir ateşkes tesis etmek ve tüm anlaşmazlıkları barışçıl yollardan çözüme kavuşturmak amacıyla diyaloğun önemini bir kez daha vurgulamak istiyoruz."

"Katkıda bulunmaya hazırız"

Bakan Güler, "ABD Başkanı Trump’ın son yaptığı açıklamalar ışığında, diplomasinin hala faydalı birtakım neticeler elde edebileceğine inanıyor musunuz?" sorusunu, "Bölgemizdeki gerginliklerin daha geniş bir çatışmaya dönüşmesine engel olmanın yolu diplomasi ve diyalogdan geçmektedir. Mevcut koşullardan bağımsız olarak, diplomasi için hala alan olduğuna ve taraflar arasındaki anlaşmazlıkları diyalog aracılığıyla çözüme kavuşturmanın mümkün olduğuna inanıyoruz. Biz, katkıda bulunmaya hazırız." diye yanıtladı.

"Ülkemiz, hem bölgesel aktörlerle hem de Batılı aktörlerle diyalog kurabilen az sayıda ülkeden birisi"

"Ankara bu yangını söndürmek için ne yapabilir?" sorusunu yanıtlayan Bakan Güler, "Türkiye, ilkeler üzerine kurulu ve çok boyutlu bir diplomasi aracılığıyla kendi eylemine devam etmektedir. Bizim yaklaşımımız net: Hiçbir bölgesel kriz askeri yöntemler aracılığıyla kalıcı şekilde çözüme kavuşturulamaz. İhtilafın daha fazla uzamasına engel olmak için derhal bir ateşkes ve diplomatik temasların başlatılması gereklidir. Ülkemiz, hem bölgesel aktörlerle hem de Batılı aktörlerle diyalog kurabilen az sayıda ülkeden birisidir" diye konuştu.

"Türkiye, komşu ülkelerin kendi içlerindeki siyasi süreçleri bu ülkelerin egemenliklerine saygı içinde göğüslemekte"

Bakan Güler, Donald Trump’ın İran’daki yönetim değişikliğine dair iddiaları ve bu durumun istikrar getirip getirmeyeceği yönündeki soruya şu yanıtı verdi:

"Türkiye, komşu ülkelerin kendi içlerindeki siyasi süreçleri bu ülkelerin egemenliklerine saygı içinde göğüslemektedir. Bizim için önemli olan, bölgenin daha fazla istikar, daha güçlü bir diyalog ve karşılıklı saygıya dayalı ilişkiler edinmesidir. Orta Doğu’da daha kalıcı bir güvenlik ve istikrara, sadece gerginlikleri azaltan ve uluslararası hukuka dayalı bir yaklaşım aracılığıyla ulaşılabilir."

Kurban Bayramı ne zaman? Bayram tatili kaç gün olacak? 2026 Kurban Bayramı
Kurban Bayramı ne zaman? Bayram tatili kaç gün olacak? 2026 Kurban Bayramı
İçeriği Görüntüle

"Türkiye, ulusal güvenliği garanti etmek için faaliyetlerine büyük gayretle devam etmekte"

Bakan Güler, "Bu ihtilafın başından beri İran’ın füzeleri birkaç kez Türkiye’nin hava sahasına ulaştı. Hükümet şu ana kadar tepki vermemeyi tercih etti fakat şayet bu saldırılar devam edecek olursa nasıl tepki verirsiniz? NATO’nun doğrudan müdahalesini ister misiniz?" sorusunu şu sözlerler yanıtladı:

"Türkiye, ulusal güvenliği garanti etmek ve bölgesel ve küresel barışa katkıda bulunmak için faaliyetlerine büyük gayretle devam etmektedir fakat şu hususun altının çizilmesinin önemli olduğu kanısındayım: (Türkiye) kendi topraklarına ya da vatandaşlarına yönelik hiçbir tehdidi cevapsız bırakmayacaktır. Her türlü tehdide hem ulusal hem de NATO ittifakı kapsamında sahip olunan araçlarla karşılık verme kapasitesine ve iradesine sahibiz. Bununla birlikte bizim yaklaşımımız gerilimi tırmandırmak değil, bilakis riskleri denge ve sorumlulukla yönetmek, daha geniş bir çatışmayı önlemektir."

"Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğini ve Kıbrıs Türk halkının haklarını korumak konusunda kararlıdır"

Bakan Güler, bazı Avrupa Birliği ülkelerinin, İran'ın füzelerinin ulaştığı Kıbrıs’ın etrafına savaşın ilk haftalarında savunma sistemleri konuşlandırdığın ve NATO tarafından destek talebi olması durumunda hükümetin tavrının ne olacağının sorulması üzerine ise "Kıbrıs’ın -kanımca bu ismin tırnak içerisinde yazılması gerekir- etrafına AB tarafından, ABD-İsrail-İran savaşının maskesi altında savunma sistemleri konuşlandırılmasının Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) ve Yunanistan’ın Ada’daki askeri varlığı artırma ve gerginliği yükseltme girişimi olduğu kanısındayız. Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğini ve Kıbrıs Türk halkının haklarını korumak konusunda kararlıdır." değerlendirmesinde bulundu.

"Sınırlarımız boyunca hiçbir terörist yapının oluşumuna ya da güçlenmesine asla müsamaha göstermeyeceğiz"

Bakan Güler, "Kürt milis güçlerinin İran’a doğrudan müdahil olmaları hakkında günlerce konuşuldu. Ankara sınırları boyunca yeni bir Kürt cephesinin açılmasından korkuyor mu?" sorusuna da şu yanıtı verdi:

"Sıcak bir ihtilaf ortamında, etnik ve dini fay hatlarını hedef alan girişimler bölgede çok daha büyük siyasi ve insani krizlere neden olabilir. Terör örgütlerinin, kendi nüfuzlarını genişletmek için olası otorite ve güvenlik boşluklarından istifade etmeye çalıştıklarının bilincindeyiz. Türkiye, komşu ülkelerin toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı duymakla birlikte Irak ve Suriye’de gözlemlenen senaryoların İran’da uygulanmasına karşı çıkmaktadır. Bu çerçevede, sınırlarımız boyunca hiçbir terörist yapının oluşumuna ya da güçlenmesine asla müsamaha göstermeyeceğiz."