Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından açıklama yaptı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şu şekilde:
Tüm milletimizin geçmiş Kurban Bayramı'nı yürekten tebrik ediyorum. Bizi bölmeye çalışanlara verdiğimiz en net cevaplardan birisi kuşkusuz bayramlardır. Bayramlar bizi biz yapan değerlerin yeniden hatırlandığı müstesna zamanlardır. İdari izinle toplam 9 güne çıkardığımız bayram tatilinde aileleriyle birlikte vatandaşlarımız dolu dolu geçirdiler. Bayram vesilesiyle yaşadığımız bu güzelliklerin daim olmasını temenni ediyorum.
Trafik kazalarında 70 vatandaşımız hayatını kaybetti. Allah'tan rahmet diliyorum, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Vatandaşlarımızın acısı hepimizin yüreklerini dağlamıştır.
Vatandaşlarımızın güvenli seyahat edebilmeleri için görev yapan personellerimize teşekkür ediyorum.
Göreve geldiğimizde güçlü bir ulaşım ağımız yoktur. Bugün ise dev bir ulaşım altyapısına sahibiz. Son 23 yılda ulaşım altyapımıza devasa yatırımlar yaptık. Bugün 77 ilimiz duble yollarla birbirine bağlandı. 2002 yılında 8,5 milyon araç varken şehirlerarası hızımız sadece 40 kilometreydi. Bugün 33,6 milyon araç olmasına rağmen hızımız 90 kilometreye yükseldi.
Bölünmüş yollarla birlikte otoyol uzunluğumuz 2 kattan fazla arttı. Bin 714'ten aldık 3 bin 796 kilometreye çıkardık çıkardık.
Türkiye hızlı tren konforuyla ilk defa bizim dönemimizde tanıştı. Bayram boyunca 322 bin yolcu YHT'yi kullandı.
2002'de 26 havalimanımız varken şimdi 58 havalimanımız var. 13 sene önce gezici vandalların yapılmasın dediği İstanbul Havalimanı bugün dünyada en prestijli havalimanları arasında. Dün İstanbul Havalimanı rekor kırdı. bin 730 uçak trafiği görüldü. Sabiha Havalimanı'nı ise 1 milyon 402 bin yolcu kullandı.
Birileri sadece laf üretirken biz 23 yıl boyunca iş ürettik, vizyon projelerini ürettik.
2025 yılında 55 projemizi hizmete açmıştık. 2026'da ise 188 projeyi halkımızın istifadesine sunmaktır. Özellikle 42 şehri birbirine bağlayacak olan Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolu'nu hızlandırdık. 120 kilometre uzunluğundaki bu projeyi inşallah gelecek yıl hizmete alacağız.
Kurban Bayramı'nın 3. günü İstanbul'un Fethi'nin yıl dönümünü kutladık. Haliç Kongre Merkezi'nin bahçesini dolduran binlerce kardeşlerimizle fetih coşkusunu idrak ettik.
İstanbul'un Bizans işgalinden kurtulmasıyla kalpler fethedildi. Minarelerinden ezanların yükseldiği Ayasofya aynı zamanda fethinde sembolü olmuştur. Ancak bu sembol uzun yıllar boynu bükük bırakılmıştır. Ayasofya'nın kapısına vurulan zincirleri kırarak bu hasreti sonlandırdık. Ayasofya artık minarelerin süslendiği ezanlarla kutlu bir sancak olarak medeniyetimizin mümtaz makamları arasında yer alıyor. Bizans artık halen bunu kabul etmekte zorlansa da İstanbul Türk'türk, Müslümandır kıyamete kadar da böyle kalacaktır. İstanbul'un Fethi'nin Fatih'in kuruhundan koparılmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Bu güzel şehre yatırım yapmayı sürdüreceğiz.
Dünyada çok ciddi kırılmalar yaşanıyor. Sınırların tekrar kanla ve gözyaşıyla çizilmek istendiğini görüyoruz. Aynı oyunun farklı sahneleriyle karşılaşıyoruz. Bu oyunları bozmaya çalışırken aynı zamanda 23 yıllık kazanımlarımızı sürdürmeye çalışıyoruz. Savunma sanayiinde destan yazan bir Türkiye var. Bölgesel gerilimlerin ortasında istikrar adası bir Türkiye var. Bunların gerisinde milletimizin duasının yanı sıra vizyoner kadroların iş başında olması vardır. Her gün bir yenisi patlak veren krizlere baktığımız çok net görüyoruz. Birileri kafalarını kuma gömse de vatandaşlarımız Türkiye'nin hangi eşiklerden geçtiğini görüyor. Tarihi bir sorumluluk üstlendiğimizin farkındayız. Bizim öfkeye ve kavgaya vakit ayıracak vaktimiz yok. Bizim tek derdimiz Türkiye'dir, Türkiye Yüzyılı inşasıdır. Bizim amacımız aziz milletimize daha parlak bir gelecek inşa etmenin derdindeyiz. Ana muhalefet partisi içinde gerilimler bizi ilgilendirmiyor. Bu siyasi ve hukuki gerilimlerde yokuz, olmadık ve olmayacağız. Siyasi amaçları için hareket edenler unutmasın ki bu sokaklar hukuk tanımazlığa prim vermez. Sokaklarımızın karıştırılmasına, milletimizin kutuplaştırılmasına, halkla güvenlik görevlilerinin karşı karşıya getirilmesine izin vermeyiz. Böyle bir dönemde milletin gönül ahengini bozmaya kimsenin hakkı yoktur.
Terörsüz Türkiye sürecine samimiyetle katkıda bulunmak siyasilerin görevidir. Biz yapıcı olmaya, kucaklayıcı olmaya özen göstereceğiz. Bunu yaparken milletimizin çıkarlarını göz etmeyi her şeyin üstünde tutmaya çalışacağız.



